<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!--RSS generated by Flaimo.com RSS Builder [2009-11-30 07:19:38]-->
<rss version="2.0"><channel><docs>http://zazaema.mylivepage.com</docs><link>http://zazaema.mylivepage.com</link><description>CEM'E ÖZGÜR :: MyLivePage</description><title>CEM'E ÖZGÜR</title><image><title>CEM'E ÖZGÜR</title><url>http://avatar048.mylivepage.com/chunk48/1595501/17.jpg</url><link>http://zazaema.mylivepage.com</link><description>CEM'E ÖZGÜR :: MyLivePage</description></image><category>Other</category><ttl>60</ttl><item><title>Şiddetin nedeni 28 Şubat</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1091/56181/%C5%9Eiddetin%20nedeni%2028%20%C5%9Eubat</link><description>&lt;p&gt;Şiddetin nedeni 28 Şubat&#13;
Uzmanlar son dönemlerde okul çağındaki çocuklarda görülen şiddet eğiliminin; 28 Şubat süreciyle dayatılan kesintisiz eğitimden kaynaklandığı görüşünde birleşiyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Perşembe, 11 Haziran 2009 09:30&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Giderek toplumsal bir travma haline dönüşen ve en çok da aile ve okul çevresinde görülmeye başlayan çocuk suçları, 28 Şubat dayatması olan 8 yıllık kesintisiz eğitim sisteminden besleniyor. Üç yıl önce toplanan 17. Milli Eğitim Şurası’nda bin 300 eğitimcinin ortaklaşa hazırladığı raporda, “8 yıllık kesintisiz eğitim sonucu aralarında çok yaş farkı olan öğrencilerin bir arada bulunması, küçüklerin şiddet görmesine, büyüklerin ise şiddet eğilimlerini kontrol edememesine yol açıyor” denilmesine rağmen, kademeli sisteme geçilmemesi tepki topluyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BÜYÜK KÜÇÜĞÜ EZİYOR, ŞİDDET SIRADANLAŞIYOR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şura öncesi Milli Eğitim müdürlüklerinde çalışan bin 300 eğitimci ve akademisyenin şura hazırlık dokümanı şeklinde oluşturulan metinlerde, 8 yıllık kesintisiz eğitimin pek çok sakıncasının yanısıra, öğrenciler arasında şiddetin artması açısından da zararlı olduğu kaydedildi. Raporda 8 yıllık kesintisiz eğitim ile birlikte aralarında büyük yaş farkı bulunan öğrencilerin kantin, tuvalet, bahçe gibi mekânları ortak kullanmalarından kaynaklanan sorunlar ortaya çıktığı vurgulandı. Rapora temel teşkil eden gözlem notlarında sıklıkla, yaş farkı sebebiyle büyük öğrencilerin küçüklere baskı uyguladığı, bunun da yaşça büyük öğrencilerde şiddet eğilimini körüklediği, şiddeti içselleştirmeye yol açtığı, küçük öğrencilerin ise üst sınıfları örnek alarak rol modellerini şiddete karışanlardan benimsedikleri kaydedildi. Raporda, “İlköğretimlerde 1-5 ve 6-8. sınıfların aynı mekânı paylaşmaları psikososyal açıdan sakıncalıdır. Öğrenciler arasındaki yaş farkının büyük olması, ortak mekânı kullanan küçük çocuklar ile yetişkin öğrenciler arasında problemlere sebebiyet veriyor” ifadesi kullanıldı. Okullardaki güvenlik sorununun ekip ve teçhizat önlemleri ile aşılması da raporda dile getirildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KUR’AN SEÇMELİ DERS OLSUN&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hazırlık dokümanlarında, manevi eğitimin şiddeti önlemede etkili olacağı da vurgulanarak, Kur’an-ı Kerim’in ortaöğretim kurumlarında seçmeli ders olarak okutulması, Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi ders saatlerinin de artırılması önerildi. Üç yıl önce toplanan 17. Milli Eğitim Şurası raporlarında, sorunun çözümü için ortaöğretimde 5+3 veya 4+4 sisteminin uygulanması istendi. Raporda, “Zorunlu eğitim kesintisiz değil, kademeli olarak 12 yıla çıkarılmalı, 5+3+4 ya da diğer alternatiflerdeki gibi ama mutlaka kademeli şekilde olmalıdır. Buna bağlı olarak kademeler arası geçişler kolaylaştırılmalı ve öğrencilere seçenek tanınarak hatadan dönme fırsatı verilmelidir” görüşüne yer verildi. İlköğretimlerde zorunlu eğitimin kesintisiz olmasının yönlendirmede sorunlara sebep olduğu da belirtilen raporda, bu durumun meslekî eğitimi olumsuz etkilediği de kaydedildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 75’İ ŞİDDET UYGULUYOR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Öte yandan Türk Eğitim-Sen tarafından bir süre önce yapılan araştırmada okullardaki şiddet yaygınlığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, öğrencilerin yüzde 74.9’u şiddet uygularken, öğretmenlerin yüzde 23’ü de öğrencilerinden şiddet görüyor. Yine öğretmenlerin yüzde 3.6’sı öğrencisi tarafından “cinsel şiddete” maruz kalıyor. Öğrencilerin yüzde 83.8’i atari salonlarına ya da internet kafelere gidiyor. Ankete katılan öğretmenler, öğrenciler arasında en fazla fiziksel şiddetin yaygın olduğunu belirtiyor. Ankete göre, öğrencilerin yüzde 47.8’i fiziksel, yüzde 44.1’i sözlü, yüzde 5.8’i psikolojik, yüzde 2.3’ü de cinsel şiddet uyguluyor. Öğrencilerin yüzde 84’ü şiddeti arkadaşlarına, yüzde 13.6’sı herkese, yüzde 2.1’i ise öğretmenlerine uyguluyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tarikat dediler, satanist çıktı!&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ADANA- Adana'da SBS'ye girmesini engellediği iddiasıyla annesini tabancayla vurarak öldürdüğü iddia edilen ve SHÇEK'e bağlı yurtta koruma altına alınan R.A.'nın (12), pedagog ve psikolog gözlemlerine göre, “satanist yaklaşım”ları bulunduğu öğrenildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Alınan bilgiye göre, dün Çukurova Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesi'nin “13997” karantina numaralı “Tıbbi Muayene ve Müşahede Formu”na göre 7 Ağustos 1997 doğumlu R.A.'nın, Nöbetçi 2. Çocuk Mahkemesi kararıyla 1 ay süreyle devlet korumasına alındığı bilgisine yer verildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu karara esas olan psikolog ve pedagog raporunda, R.A.'nın 2 yaşından 9 yaşına kadar teyzesi ve babaannesi tarafından büyütülmesini kabullenemediği ifade edilirken, raporda “satanist yaklaşımlar” içinde olduğu kaydedildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Baba Ali A.'nın da gazetecilere kızı R.A.’nın, olaydan bir gün önce evinin duvarına satanistlikle ilgili yazı yazıp, işaretler çizdiğini söylediği öğrenildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;“Yasakçı eğitim sistemine hayır!” eylemi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Özgür Eğitim-Sen Genel Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkiye’deki eğitim sisteminin sorunlarının her geçen gün büyüdüğü ve halkın inanç ve değerlerinin yok sayıldığı eğitim anlayışının değiştirilmesi gerektiği ifade ediliyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Açıklamaya göre TOKAD ile Özgür Eğitim-Sen, Cumartesi günü saat 13.00’de, Tokat şehir merkezindeki Yeraltı Çarşısı’nın üstünde bir basın açıklaması yapacak. Ortak yapılan çağrıda, “Eğitim sisteminde tek tip bir ulus kimliğin ve kültürün dayatılmasını kabul etmiyoruz. Etrafı dikenli tellerle, yüksek duvarlarla çevrili kışla tipi okullarda, resmi hurafelerin gerçekmiş gibi sunulmasına, ideolojik yalanlara yöneltilen itiraz ve eleştirilerin suçmuş gibi gösterilmesine itirazımız var. Başörtülü öğrencilerin okul kapılarından, kampuslardan, kürsülerden, ödül törenlerinden, SBS ve ÖSS kapısından kovulmasına boyun eğmeyeceğiz. Öğrencilerimizi yarış atına çeviren; onların en güzel zamanlarını kâbusa çeviren; onlara yaşamak için zaman bırakmayan; yoksul veya başka anadillerde büyüyen çocukları yok sayan; her yönüyle adaletsiz bu sınavların kaldırılması gerektiğine inanıyoruz” denildi. Basın açıklamasında, ÖSS’deki başörtüsü yasağı ve başta İHL’ler olmak üzere tüm meslek liselerine haksızlık eden katsayı uygulaması da protesto edilecek. TOKAD ve Özgür Eğitim-Sen, “Herkes için adalet ve özgürlük isteyen tüm duyarlı kardeşlerimizi, haksızlıklara karşı tavır almaya çağırıyoruz” diyerek davette bulundular.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Vakit
&lt;/p&gt;</description><category>Şiddet, 28 şubat, din düşmanlığı, islam düşmanliği, tepki, eğitim, siyaset</category><pubDate>11 Jun 09 13:47:07 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1091/56181/%C5%9Eiddetin%20nedeni%2028%20%C5%9Eubat</guid></item><item><title>3. İDDİANAMENİN EN ÖNEMLİ KONUSU   SİVAS OLAYLARI</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1674/2802/3.%20%C4%B0DD%C4%B0ANAMEN%C4%B0N%20EN%20%C3%96NEML%C4%B0%20KONUSU%20%20%20S%C4%B0VAS%20OLAYLARI%20</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;3. İDDİANAMENİN EN ÖNEMLİ KONUSU&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Ezber bozacak görüntüler - Video&#13;
Ergenekon'da üçüncü iddianame yazılmaya başlandı. Savcılar Levent'teki ticaret mahkemesinde gece gündüz çalışıyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İddianamenin, Ergenekon'un silahlı gücünü, hücre yapılanmalarını, gerçekleştirdiği eylemleri ve finans kaynaklarını deşifre edeceği tahmin ediliyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;SİVAS OLAYLARI İDDİANAMEYE GİRDİ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kanal D'de çıkan bir habere göre, üçüncü iddianamenin en önemli konusu Sivas olayları. İddia edilen Ergenekon Terör Örgütü'nün iddianamesine giren bu provokasyonun Alevi Sünni Çatışması çıkarmayı hedefleyen olayların başında geldiği ileri sürülüyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;MADIMAK'TA "DERİN" BAĞLANTILAR &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sivas'ta Madımak Oteli'nin yakılması olayında 37 vatandaşımız hayatını kaybetmiş 51 kişi de yaralanmıştı. İddialara göre Ergenekon savcıları kanlı olayla ilgili bugüne kadar kamuoyuna yansıyan görüntülerin dışında şok görüntüler ele geçirdi. Ve Sivas olaylarının Ergenekon tarafından hazırlandığı iddiası bu görüntülerle ortaya konuluyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İddialara göre bu görüntülerde, olayların nasıl başladığı, nasıl yayıldığı ve provokatörlerin neler yaptıkları açıkça görülüyor. Öyle ki iddianamenin ortaya çıkmasıyla birlikte Sivas olaylarında ezber bozulacak.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;EZBER BOZACAK BİLGİ VE GÖRÜNTÜLER&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Üçüncü iddianamenin Başbağlar katliamına da ışık tutacağı ileri sürülüyor. 33 vatandaşımızın hayatını kaybettiği o olayın derin bağlantıları iddianamede yer alacak. Yıllardır PKK yaptı diye bilinen olayın derin bağlantıları deşifre edilecek. Başbağlar katliamı ile Sivas olayları arasındaki sıkı bağlantı ortaya konulacak.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ERGENEKON'UN FİNANS KAYNAKLARI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Üçüncü iddianamenin en önemli başlıklardan biri de Ergenekon'un finans kaynakları. Bu başlıkta karşımıza 11. dalgada gözaltına alınan Türk Metal Sendikası eski Başkanı Mustafa Özbek çıkıyor. Kıbrıs ve Türkiye'deki para transferleri mercek altın alınan Özbek'in Ergenekon'u finanse ettiği iddiaları da, önemli bir yer tutuyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon Soruşturmasını yürüten savcıların Temmuz ortasına kadar bu iddianameyi de bitireceği ve mahkemeye sunacağı tahmin ediliyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
09.Haziran.2009 19:13:19
&lt;/p&gt;</description><category>ergenekon, alevi, sunni, alevi sünni çatışması, derin çete, derin hesap, katil çete, madımak, madımak müzesi, kin, intikam, oyunu, irtica paranoyası, ergenekon savcıları, siyaset</category><pubDate>09 Jun 09 18:04:12 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1674/2802/3.%20%C4%B0DD%C4%B0ANAMEN%C4%B0N%20EN%20%C3%96NEML%C4%B0%20KONUSU%20%20%20S%C4%B0VAS%20OLAYLARI%20</guid></item><item><title>Türkiye'nin en ırkçı partisi</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1091/56024/T%C3%BCrkiye%27nin%20en%20%C4%B1rk%C3%A7%C4%B1%20partisi</link><description>&lt;p&gt;Türkiye'nin en ırkçı partisi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Başlığa bakınca pek çok insanın aklına MHP gelmiş olabilir. Son dönemdeki çıkışlarından dolayı ırkçılığın tahtına CHP’yi oturtanlar da yanılmış sayılmazlar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye’de bir ırk üzerine organize olmuş, başkalarını bünyesinde barındırmayan, politikanın ve propagandanın bütün araçlarını o ırkın politize edilmesi için kullanan bir parti var. Bu partinin hedefinde, perspektifinde sadece bir bölge ve o bölge kökenli insanlar var. “Halkların kardeşliği”nden bahseden bu silahlı-siyasi hareket, kardeş kavgasını körüklemekte, ülkede gerilimli bir ortam oluşturacak beyanatlar vermekte; “başkaldırı”dan, “isyan”dan bahsetmektedir. Bu parti “silahlar sussun, savaş dursun” derken, dağdaki teröristlerin arkasına saklanarak ülkenin geri kalanını tehdit etmekten utanmayan bir partidir. Demokrasi, özgürlükler konusunda mangalda kül bırakmayan, ancak demokratik açılımlar, anayasa değişikliği gündeme geldiğinde meydandan savuşan; çözüm ortamları oluştuğunda dağdaki terörü devreye sokarak çözüm ve barış ortamlarını sabote eden bir parti. Bir taraftan Kürtlere yapılan zulüm ve eziyetleri siyasi malzeme olarak kullanırken, diğer yandan ülkenin demokratikleşmesinin önündeki en büyük engel militer zihniyetle ve tek parti kalıntılarıyla problemi olmadığını deklere eden, ama demokratik siyasal partilere kin kusan bir parti. Seçim bölgelerine, başbakan bakanlar geldiğinde ortalığı savaş alanına çevirirken, Genel Kurmay Başkanı’nın bölgeye yaptığı seyahatlerde kılını kıpırdatmayan bir zihniyet.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye’nin en ırkçı partisi DTP’dir. DTP tam bir Kürtçü partidir. DTP’nin söylemleri ve politikaları Kürtleri keskinleştirmeye, “şoven”, “militan”, “ötekine hasım” bir Kürt nesli oluşturmaya yöneliktir. PKK ve onun siyasi uzantısı DTP Güneydoğuyu ırkçılığın ve Kürt şovenizminin mektebi haline getirmiştir. Özellikle Kürtlerin yoğun, homojen yasadığı yerleşimlerde kapalı devre propagandalarla, ajitasyonlarla, provokasyonlarla gençlerin heyecanlarını tahrik ederek bir “sosyal dönüştürme projesi” uygulamaktadır. DTP sosyal tabanını genişletmek için sürekli devleti, devletin güvenlik güçlerini, TBMM’yi, Yargıyı ve diğer etnik gurupları tahrik etmekte, propaganda malzemeleri çıkarmaya çalışmaktadır. Bu gerilimlerden elde ettiği malzemeleri sorumsuzca ve köpürte köpürte kullanmaktadır.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;DTP’nin gerilim siyasetiyle Güneydoğu'da Türk ve devlet düşmanlığı, batıda Kürt düşmanlığı yayılıyor, pekişiyor. Bölgede, giderek büyüyen bir kesim Türkiye’den ve Türk toplumundan koparılıyor. PKK-DTP propagandalarına maruz önemli miktarda Kürt, vandal bir ırkçılığa itiliyor. Güneydoğu’nun mahrumiyet şartlarında, varoşlarında güvenlik güçlerine taş atan, PKK propagandalarıyla büyüyen bir nesil yetişiyor. PKK dağdaki misyonunu tamamlamış, ülkede çatışma ve gerilim ortamı oluşturarak etnik kimliği kemikleştirmiş, Kürtçü hareket adına bir gençlik inşa etmiştir. Bu gün dağdaki teröristler sadece Kürtçü dönüşümün sigortası konumundadır. Asıl misyon şehir yapılanmalarına devredilmiştir. Bu nedenle dağdaki PKK’nın bitirilmesinden öte, DTP’yi ve gençliği toplum ve devlet aleyhine örgütleyen şehir yapılanmasının çökertilmesi önemlidir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;DTP karşısında MHP’yi savunma durumunda değilim, ancak siyasal partiler arasında karşılaştırmaya en yakın iki parti DTP ve MHP’dir. Eğer bir tanımlama yapacak olursak MHP milliyetçi, DTP ise ırkçı bir parti olarak kabul edilebilir. Zaman zaman gerilimlerin tarafı olmasına, 1980 öncesinde çatışmaların bir cephesini teşkil etmesine rağmen, MHP kafatasına dayanan bir politika izlemekten öte, tarihe, kültüre, değerlere dayalı bir milliyetçilik takip etmektedir. Dün ve bu gün MHP içinde ve ülkücüler arasında pek çok Türk dışı unsur bulmak mümkündür. MHP uğruna canını vermiş, en önde mücadele eden yığınla, Kürt, Arap, Boşnak, Çerkez, Gürcü vd. bulmak mümkündür. Türk milliyetçiliği birazda kaybedilmiş toprakların özlemi, yitirilmiş imparatorluğun hasreti üzerine bina edilmiştir. Ötekini dışlayan, imha etmeye çalışan, varlığını tehdit eden bir ırk ve ırkçılık anlayışı yoktur bizim topraklarımızda. Türk milliyetçiliği İslam’ı ve İslam’ın kutsal değerlerini yaşamasa bile referans alır, bu değerlere saygı duyar. MHP’lilerden dini vecibelerine itina gösteren yığınla kimse vardır. PKK’nın çıkışına kadar MHP’lilerin “öteki”, “düşman” listesinde hiçbir şekilde Kürtler yoktu. Ancak DTP ve PKK Kürtleri odak alarak “ırk esaslı” örgütlenmiştir. Bu örgütlerde teröre bulaşmış marjinal sol guruplar (DHKP-C, TİKKO vs) dışında Kürt olmayan (Kürt zarfındaki Ermenileri kastetmiyorum) bulmak mümkün değildir. PKK ve DTP son dönemde dini propaganda malzemesi olarak kullanmasına rağmen, Marksist ve ateisttir. Referansları arasında İslam, Kur’an veya İslam tarihi yoktur. Bu örgütlerin misyonu ırka dayalı, İslam kültüründen ve tarihinden arındırılmış, ötekine düşman, şiddete taraftar bir Kürt toplumu inşa etmektir. Kısacası DTP, MHP’ye göre daha kafatasçıdır ve dinden, geleneksel kültürden tarihten kopuktur.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Son 25–30 yılda Güneydoğu’da yaşananlar; zulümler, eziyetler, devletin dışlamaları, örgütün propagandaları dindar, insaflı makul vatandaşlar olan Kürtlerin dengesini bozmuş, değerler sistemini altüst etmiştir. Bu gün PKK ve DTP tarafından iğfal edilmiş Kürtler arasında hak, hukuk, insaf, helal, haram, namus kavramlarının içi boşaltılmıştır. Güneydoğu'nun varoşlarında, ensest ilişkilere kadar her türlü ahlaksızlığı, zulmü, baskıyı (kendi aralarında) görmek mümkündür. DTP ve devlet birbirinin rağmına ama beraberce feodal yapıyı ve onun değer yargılarını yıktılar, onun yerine hınç, intikam, sınır tanımazlık, hak hukuk bilmezlik ve kuralsızlık (anomi) koydular. Bu gün hem devlet, hem de örgüt insanların dine yönelmesini tehlike kabul etmektedir. Son yıllarda yaşananlar Kürtlerde bir akıl tutulmasına ve savrulmaya neden olmuştur. PKK Kürtler arasında saygınlığı olan din adamlarını, akil toplum önderlerini sindirdiği veya susturduğu için, Kürtler toplumsal bir basiretsizliğe duçar olmuşlardır. Batının hastalıklarına daha çok maruz kalan, gelenekten daha önce kopmuş olan, İslam’la bağı daha zayıf, daha dünyevi görünen diğer coğrafyalar; DTP’den çok daha makul, maneviyata açık bir partiye (MHP) en fazla %20, %30’larda destek verirken; Kürtler Marksist, ateist, Kürtlerin genel özelliklerini taşımayan liderlerce yönetilen ırkçı bir partiye (DTP) %70, %80’lerde destek verebilmektedirler. Bence bu durum üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir sapma ve değişimdir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;DTP ve PKK Kürtleri militanlaştırmakta, Türkleri ise kışkırtmaktadır. Bütün tahriklere rağmen “ırkçı” denilen MHP, aklıselimle hareket etmeyi, gençlerine mukayyet olmayı başarmıştır. Ancak güya sosyalist; özgürlük, barış diyen, her fırsatta silahların susmasından bahseden DTP ve PKK, Kürt gençlerini, hatta çocuklarını ısrarla şiddete, öfkeye sürmektedir. Propagandalarla Kürtleri devlete ve toplumun diğer kesimlerine düşman etmektedir. DTP ve PKK’nın tehdit ve şantajla karışık propagandaları, Kürtler arasında adeta bir paranoya oluşturmuştur. Artık Kürtler devlet eliyle gelen her şeye şüphe ile bakmaktadırlar. Bir arkadaşım ENVER (enerji verimliliği) çerçevesinde dağıtılan tasarruflu ampullerin, “içinde kamera var!” söylentisiyle tek tek kırıldığını anlattı. Bir doktor arkadaşım yapılan aşıların zararlı olmadığına ikna etmek için, ilaçları ve aşıları kendilerinde denemek zorunda kaldıklarını söyledi. Bu gün Kürtler arasında devletin bütün nimetlerinden yararlanmak haktır, ama külfetlerine ortak olmak haramdır, ihanettir. Kaçak elektrik kullanmak, devleti zarara sokmak bir vazife gibi görülmektedir. Oysa bunlar biraz İslam’ı bilenler açısından kul hakkına tecavüzdür, kamu hukukunu ihlaldir ve haramdır.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Afganistan’dan Irak’a kadar bu coğrafyada ırk, milliyet vurgusu çatışma ve güvensizlik doğurmaktadır. Çünkü bu coğrafyada ırklar, milletler, diller, mezhepler, kültürler iç içe geçmiş ve ahenkli bir bütünlük oluşturmuştur. Ayrıca, İslam dininin her insanı “Allahın mükerrem bir kulu" kabul eden anlayışı, batılı anlamda ırkçılığa, milliyetçiliğe geçit vermemektedir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;PKK’nın oluşturduğu zemin üzerinden siyaset yapan DTP, Kürtlerde bir kimlik bilinci oluşturmak ve ülkeye entegrasyonunu engellemek için gerilim politikası uygulamaktadır. Hiçbir ülkede hiçbir siyasetçinin cesaret edemeyeceği aymazlıklar yapmakta, tehditler savurmakta, ülkedeki elektriklenmeyi artırmaya çalışmaktadır. DTP-PKK problemi çözmek yerine, Kürtlerin mağduriyetini ve mazlumiyetini siyasi ranta çevirmekte, ajitasyon aracı olarak kullanmaktadır. DTP “halkların eşitliği” vs. gibi sosyalizmden kalma replikleri tekrar etmesine rağmen, “ırkçı”, “Kürtçü”, “şoven” bir partidir. DTP’nin Türkiye’nin bütünü kapsayan projeleri, çözüm önerileri yoktur. Kürtlerin dışında birilerinden oy alma gibi bir kaygısı da yoktur. Siyaset yaptığını söylerken bile aba altından PKK sopasını göstermekte, şiddet ve silahla hükümeti ve devleti isteklerine zorlamakta, sık sık tehdit etmektedir. İnsan hakları, özgürlükler diyen DTP ve onun arkasındaki örgüt en ağır insan hakkı ihlallerine müracaat etmektedir. Örgüt içinde binlerce muhalif infaz edilmiştir, bölgede kendi aleyhine olanlar sindirilmekte ve tehdit edilmektedir. Seçimlerde faşist partilerin yöntemleriyle insanlar kendilerine oy vermeye zorlanmaktadır. Demokratik yönetim talep eden DTP’nin yasal organları naylon bir görünümden öteye gidememektedir. Partinin adayları, liderleri, politikaları, söylemleri İmralı’dan ve dağdan belirlenmektedir. Devletin kontrolünde, bir adada mahkûm Öcalan’ın örgüte dağlarda olduğundan daha fazla hâkim olup yönlendirebilmesi de Türkiye’ye mahsus bir acayipliktir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;DTP’nin perde arkası, PKK’nın şehir yapılanması KCK denilen yasadışı örgütün, despotik bir örgütlenmeye gittiği, şehirlerdeki eylemleri planladığı ve devlete alternatif yapılar oluşturduğu (sözde yargılama, atama, cezalandırma, vergi toplama faaliyetleri), aileleri-aşiretleri tehditle sindirdiği geçen hafta yayımlanan iddianamede yer aldı. DTP-KCK-PKK gibi iç içe geçmiş bu örgütlerin faaliyetleri, söylemleri hiçbir bağımsız egemen devletin hazmedebileceği bir şey değildir. DTP’li siyasetçilerin tehdit ve şantaj dolu konuşmaları hiçbir haysiyetli devletin yutabileceği şeyler değildir. Ancak demokratik yapıyı sabote etmek, militer egemenliği devam ettirmek isteyenlere prim vermemek için hükumet ve demokratik kesimler bunları kriz haline getirmemeye çalışmaktadır.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;DTP silahlı ve ırkçı bir partidir, zira bütünüyle örgütün kontrolündedir. DTP ve PKK Kürtlerin sözcülüğünü yaptığı, Kürtler temsil hakkını bu iki(z) örgüte verdiği sürece Kürt sorununun çözümü ihtimal dâhilinde değildir. Kürt sorunu, ne DTP ve onun silahlı gücü PKK’nın, ne de silahlı kuvvetlerin ve derin yapıların çözeceği bir problem değildir. Bilakis problemi çıkaran, büyüten ve besleyen bu yapılardır. Çözümü problemi doğuranlardan beklemek abesle iştigaldir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Ülkedeki pek çok sorun gibi, Güneydoğu-Kürt sorunu da bir demokrasi ve özgürlükler sorunudur.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;DTP en az ulusalcılar kadar ırkçı bir partidir ve Türkiye’nin normalleşmesine demokratikleşmesine ciddi zarar vermektedir. Silahlı, ırkçı, şoven, çeteleşmiş bir parti ile ne Kürtlerin ne Türkiye’nin hiçbir problemi çözülemez. PKK-DTP Kürtlerin başındaki en büyük beladır. Kürtler PKK-DTP belasından, memleket Ergenekon belasından kurtulmadıkça, ne Kürtlerin, ne de ülkenin huzur yüzü görmesi mümkün değildir… &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;YUSUF GEZGİN-AKTİFHABER&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
08.Haziran.2009 11:55:34&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>dtp, mhp, faşist partiler, ırkçı partiler, en ırkçı parti, kürt ırkçısı parti, kürt ırkçıları, kürdo faşistler, faşizme karşı omuz omuza, ırkçılığa dur de, demokrasi, baris, Özgürlük, dağlar, zazalar, kürtler, türkler, kürtçüler, isyan, başkaldiri, terorist, siyaset, gerilim, hareket, anayasa değişikliği, gündem, politika, silahlı-siyasi hareket</category><pubDate>08 Jun 09 16:14:37 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1091/56024/T%C3%BCrkiye%27nin%20en%20%C4%B1rk%C3%A7%C4%B1%20partisi</guid></item><item><title>BAŞBAĞLAR KATLİAMI</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/wiki/1153/731/BA%C5%9EBA%C4%9ELAR%20KATL%C4%B0AMI</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;Hedef seçilmiş, ekipler hazırlanmış ve hain plan uygulanmaya başlanmıştı.Köyün etrafı kuşatılmış, telefonları kesilmişti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Köyün in­sanlarının az sonra başlarına geleceklerden haberleri yok.Namaz vaktidir.Hoca güzel sesiyle ezan okumakta, köyün erkeklerinin bir bö­lümü cami avlusunda abdest alırken, bir bölümü de abdestlerini evlerinde almış, camiye doğru hareket etmekte.Köy sessiz; Hergünkinden daha sessiz.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbağlar köyünde bugün bir farklılık var.Hava diğer günler­den daha güzel.Dağlar bu şirin köye tebessüm ediyor adeta.Hocanın okuduğu ezanla, bir hüzün doluyor köyün insanlarına.Farkında olma­dan hoca ezanı bir hoş ve hüzünlü okuyor. Az sonra olacakları hissetmişçesine hoca ağlıyor adeta......&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbağlar'ın insanları bugün suskun, konuşmuyor .Olacak bir-şeyler belli ki... Ancak korku yok kimsede.Gökyüzü tebessüm ediyor Başbağlar köyüne.Hocanın okuduğu ezan sesi bir anda kesili-yor.Köyde bir panik yaşanıyor ve hocanın sesi duyulmuyor artık.Az önceki duygusallık, bir anda, acıya ve çocukların ve kadınların bağı-rışmalarına bırakıyor yerini.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;5 Temmuz 1993. Saat 20.30. Köyün etrafında ve içinde yüz ci­varında gözü dönmüş cani.Suçsuz, günahsız insanları öldürmeye ni­yet etmiş bir grup dağ eşkıyası.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;HOCANIN SESİ DUYULMUYOR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Saat 20.30 sıralarında hoca elinde mikrofon, yüzü duvara dö­nük ezan okuyor.Hoca, arkasından gelenleri görmüyor.Ezan daha bitmeden hocanın ensesine bir tokat iniyor.Hoca arkasını dönünce, eli silahlı militanları görüyor.Ezan yarım kalmasın diye "Bırakın eza­nı tamamlayayım" dese de, dinletemiyor.Yaka paça sürükleniyor.Ay-nı anda camide mevcut bulunan cemaat de dışarı çıkarılıyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CAMİDE BULUNMAYAN ERKEKLER TESPİT EDİLİYOR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Caminin içinde olmayan köyün erkekleri tespit ediliyor.Falan fi­lanı getirin diye emirler yağıyor.Baskın yapanlar aradıkları insanları ismen biliyorlar.Sıradan bir baskın değil bu.M Hitanlar, evlere dağılıyor, kadın, erkek, çocuk hepsini dışarı çıkarıyorlar.Zaten Adil Hocanın okuduğu akşam ezanının birden bire yarıda kesilmesine köy hal­kı bir anlam verememişti.Köyün içinde bulunan militanlar, kısa süre­de köyde bulunan tüm insanları bir araya topluyorlar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;OLAYI YAŞAYANLAR ANLATIYOR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Katliamı yaşayanlardan E.A gördüklerini şöyle anlatıyor;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Akşam namazına duracaktık ki torunum geldi.Anarşistlerin kö­yü bastığını söyledi.Ben de hemen kapıyı kapattım.Kapıyı kapatır­ken, beni gördüler.Gelip kapıyı açmamı istediler.Ama ben kapıyı aç­madım.Döndü gittiler.Biz namazımızı kılıp dua etmeye başladık.Pencereden baktım ki komşunun kapısını kırıp evdeki erkeği dı­şarı çıkardılar.Bir adamı başına diktiler.Tüfeği dayadılar ve bekleme­ye başladılar.Birkaç kişi geldi, bizim kapıyı kırıp içeri girdiler ve evde erkek olup olmadığını sordular.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Erkeklerin evde olmadığını söyleyin­ce, evin içine girdiler.O sırada yanımda bulunan parayı onlara doğru uzattım, belki parayı alır da bir şey yapmadan çekip giderler diye.Pa­rayı aldılar, tüfeğin ucuyla beni, gelinimi, torunumu iterek dışarı çık­mamızı istediler.Çıkarken geri döndüm ki odaya bomba koyuyorlar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dışarı çıktıktan sonra evi ateşe verdiler.Beni götürürlerken itti ve kaktılar.Hasta ve yaşlı olduğumu söyledimse de beni sürüklediler.Kadınların toplandığı yere götürdüler.Etrafımıza bomba koydular.Bir taraftan evleri ve arabaları yaktılar.İçlerinde bayan olan terö­rist ziynet eşyalarımı istedi.Olmadığını söyleyince "Siz İstanbul Karagümrük’ten geliyorsunuz, sizin altınınız olmaz mı ? " dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KATLİAMI GERÇEKLEŞTİRENLER KÖYÜ İYİ BİLİYORLARDI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Baskın sıradan bir baskın değil.Sanki katliamı gerçekleştiren­ler daha önce köye birkaç defa gelmişler. Öyle ki köyün tüm mahalle­lerini ve köyde yaşayanları biliyor, ne tesadüf ki İstanbul’dan köye ta­til için gelen misafirlerin bile bulundukları evler tespit edilebiliyor.Ve siz İstanbul Karagümrükten geldiniz ifadesini kullanabiliyorlar.Köyde bulunan kadınlardan F.P. yaşadıklarını ağlayarak şöyle anlatıyor;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;"Militanlar, kapının önünden ismen çağırıyorlardı köyün insan­larını.Selim Pato, sen gel dediler.Görümcemin oğluna, Recep sen de gel, dediler. Doğru camiye dediler.Ben içeride pencerenin önünde oturmuş dinliyordum. Birkaç militan sokaklara dizildi. A.C'yi çağırdı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu adam yanımızdaki ilçenin köyünde oturuyordu.Bizde tırpan yapı­yordu. Onu görünce hayrete düştüm.Daha sonradan biz kadın ve ço­cukları da topladılar. Derenin yanında toplandık.Başımıza bir kız, bir erkek militan koydular.Erkekleri de öbür tarafa topladılar."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kanlı bir katliama Başbağlar köyü sahne oluyordu artık.Bu dağ köyünde yaşayan insanlar, üstelik çoğu da yaşlı, suçsuz, günahsız olmalarına rağmen, hain kurşunlara hedef oluyorlardı.Artık köyde ya­nan evlerin alevi ve kurşun sesleri duyuluyordu.Köy sakinlerinden G.D. "Biz kadınları topladıkları yerde havaya uçuracaklarmış, Allah kurtardı bizi, dereye topladıklarında yanımıza bir şey koydular.Biz tel­siz var sanıyoruz.Ne konuştuğumuzu dinlemek için telsiz koydular sanıyoruz. Aramızda sessiz sessiz konuşuyoruz. Meğer bombaymış.Dereden çıkmışız, bomba patlamış." Köyün erkekleri öte tarafta kurşuna dizilirken, kadınlar ve çocuklar dere kenarında, yanlarına konan bombadan habersiz, militanlar köyü terk ettikten sonra dere­den ayrılıyorlar.Ayrılmasalar, köydeki erkeklerin akıbetine kadın ve çocuklar da uğrayacaktı.Militanlar, sloganlar atarak kanlı eylemlerini gerçekleştirdiler.Kadınların ve çocukların ağlaşmaları ve köyün ta­mamen yanması onlara adeta büyük bir zevk veriyordu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BİR DAHA OKULA GİTMEYECEKSİNİZ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kanlı katliamın gözü yaşlı tanıklarından N.L. " Köye geldiler silahlı silahlı adamlar.Sırtlarında bombalar vardı.Gözümün önünde silahlarını ateşlediler.33 kişiyi kurşuna dizdiler.Ben onların yanında duruyordum.Hepsi sizin gibi bizim gibi konuşuyorlardı.Benim yanım­da bir tane çocuk vardı.Çocukları tutuyorlardı "Bir daha okula gitme­yeceksiniz." diyorlardı.Ben dedim ki: Oğlum niye okula gitmesinler ki? Birisi elini benim omuzuma dayadı." Konuşma sen ne anlarsın?" dedi.Köyü üç dört defa dolaştılar kim var kim yok topladılar.Allah kimseye göstermesin, göz önünde insanların öldürülmesi çok acılı bir durum."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Katliamı gerçekleştirenler köydeki insanları toplarken: "Size bir şey yapmayacağız, sadece konuşacağız." diyorlardı.Ancak mili­tanların hareketleri ve gözlerindeki ifade durumun hiçte öyle olmaya­cağını gösteriyordu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Militanlar, köyde gerçekleştirdikleri katliamda kinlerini yenememiş olacaklar ki, köydeki evleri, araçları ateşe verdiler.Evlerin yanında bulunan ahırlardaki hayvanlar da çıkan yangınlarda diri diri yandılar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KONUŞMA YAPACAĞIZ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbağlar köyünün muhtarı: "Militanlar camiye girdiklerinde sanki beni tanıyorlarmış gibi yanıma geldiler.Daha önce teröristle karşılaşmadığım için çok korktum.Benim yanıma geldiler.Tehditler yağdırıp bütün köyü yakacaklarını; ancak kimseyi öldürmeyecekleri­ni söyleyerek bu eylemin amacının T.C. "ye bir uyarı niteliğinde oldu­ğunu belirttiler.Daha sonra erkekleri köyün dışına çıkardılar ateşe başladılar.Ben arka sıralarda olduğum için biri göğsümden ikiside bacağımdan üç kurşun yedim.Ölmüş gibi yaptım canımı kurtardım." diye anlattı olayı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yine köyün erkeklerinden yaralı olarak kurtulan S.A. :" Cami­de namaz kılıyorduk/İkisi kadın çok sayıda militan namaz ortasında ellerinde silahlarla camiye girip namazı bozdular.Daha sonra bizi si­lah zoruyla dışarı çıkardılar.Bize : "Korkmayın sizi öldürmeyeceğiz" dediler. Daha sonra bizi köyün yüz metre dışındaki kavaklık bir yere topladılar.Burda yaklaşık bir saat propaganda yaptılar."Hükümet ku­racağız, T.C. sizi ve bizi Türk-Kürt-Alevi-Sünni demeden katlediyor. Hesap sormaya geldik.Birbirinize sarılın" dediler.Daha sonra militan­ların lideri olan kişi telsiz görüşmesi yaptı ve ateş serbest diye bağır­dı.Otomatik silahlarla üzerimize ateş açtılar.Aramızda sağ kalanları ayrıca yakından ateş ederek öldürdüler.Ben kenarda kalmıştım.Ölü numarası yaptım.Sırtımdan iki kurşun yedim."&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Silah sesleri dağlarda yankılanıyor.Köyün tüm erkeklerini bir araya toplayan teröristler bir buçuk saat propagandadan sonra elin­deki makineli tüfeklerle ölüm kustular.Şehit olan masum insanların feryatları ve atılan kurşunların çıkardığı gürültü Munzur Dağlarında yankılanıyordu.Ne çareki Başbağlar'dan çıkan feryat seslerini kimse duyamıyordu. Katliam sonrasında şehitlerin üzerinde ve etrafında tam beş yüz elli mermi kovanı bulundu.Kanlı baskının bilançosu: Yirmi dokuz kişi kurşunlanarak şehit edilmiş, biri çocuk biri kadın, dört ki­şi de evlerinin içinde diri diri yakılarak şehid edilmiştir.Köyde bulunan tüm evler ve araçlar yakılmış. Başbağlar köyü büyük bir ızdırapla sabahı beklemektedir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;GELDİKLERİ GİBİ GİTTİLER&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Militanlar topluca geldikleri köyden istediklerini elde ettikten sonra gittiler.Başbağlar köyü karanlıktır artık.Gökyüzü Başbağlar'a ağlıyor.Birkaç saat önce ne ezanı okuyan hoca, ne ezanın okunduğu cami, ne de camideki cemaatten eser kalmamıştır.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şimdi Başbağlar'da yaşlı ninelerin ve çocukların feryat ve fi­ganları duyuluyor.Militanlar köyü terk ederken Şehitlerin yanlarına bir bildiri bıraktılar.Bu bildiriyle ülkemizdeki Alevi-Sünni çatışmasını çıkarmaya çalıştılar.Söz konusu bildiride bu katliamın Sivas olaylarına misilleme olduğu belirtiliyordu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;VAHŞET&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;30 erkeğin 27' si hain kurşunlara hedef olup can verirken 5 ki­şi de evlerinde diri diri yakıldı. Ölenlerin yüzleri tanınmaz haldeydi. Kiminin kafatası parçalanmış , kimisinin de bağırsakları vücudundan dışarı çıkmıştı. Diğer tarafta tutulan kadınlar sabahın olmasıyla er­keklerini aramaya çıktılar. Köyün yüz metre ilerisinde, köyün tüm er­keklerinin parçalanmış vücutlarıyla karşılaştılar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbağlar katliamından 14 saat sonra güvenlik kuvvetleri Başbağlılar köyüne ulaşabildiler. Başbağlar katliamında şehit olan 32 kişi Kemaliye' nin Başpınar nahiyesinde toprağa verildi . Yine aynı gün köyün imamı Adil Torun, Erzincan merkezinde toprağa verildi. Köyde bulunan kadınlar ve çocuklar İstanbul 'daki akrabalarının ya­nına gönderildi.
&lt;/p&gt;</description><category>başbağlar, katliamı, başbağlar katliami, müslüman katliamı, alevi-sünni çatişmasi, islam, iman, müslüman zaza, zazalar müslümandır, müslümanız zazayız, siyaset, pkk katliamlari, katil pkk, katil ergenekon, ergenekonun çocuğu pkk</category><pubDate>07 Jun 09 09:59:58 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/wiki/1153/731/BA%C5%9EBA%C4%9ELAR%20KATL%C4%B0AMI</guid></item><item><title>AK PARTİ'Yİ KAPATIR CUMHURBAŞKANI'NI DA İNDİRİRLER!</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1091/55834/AK%20PART%C4%B0%27Y%C4%B0%20KAPATIR%20CUMHURBA%C5%9EKANI%27NI%20DA%20%C4%B0ND%C4%B0R%C4%B0RLER%21</link><description>&lt;p&gt;AK PARTİ'Yİ KAPATIR CUMHURBAŞKANI'NI DA İNDİRİRLER!&lt;/p&gt;&#13;
&lt;blockquote&gt;&#13;
&lt;p&gt;&#13;
&#13;
&#13;
&lt;a name="http://www.samanyoluhaber.com/images/yazar/blok/30073.jpg"&gt;&lt;/a&gt;22 Temmuz se&amp;ccedil;imlerinden sonra AK Parti'nin &amp;uuml;zerine adeta &amp;ouml;l&amp;uuml; toprağı serpilmiş gibi.&#13;
&#13;
22 Temmuz'dan bu yana ne yaptı AK Parti H&amp;uuml;k&amp;uuml;meti?&#13;
&#13;
İkinci kapatma davası da geliyor deniliyor ama AK Parti kılını kıpırdatmıyor.&#13;
&#13;
İlk davada kıl payı kurtuldu ama bu defa skorun 11-0 olacağına dair sızıntılar haberlere yansıyor.&#13;
&#13;
Ne yaptı AK Parti ciddi ciddi soralım.&#13;
&#13;
Bir tek Cumhurbaşkanı se&amp;ccedil;ti. Onda da Abdullah G&amp;uuml;l ismi son dakikada kesinleşti. Tabandan gelen yoğun baskı olmasaydı o da olmayacaktı. Hatırlayın bazı gazeteler Vecdi G&amp;ouml;n&amp;uuml;l, Nimet &amp;Ccedil;ubuk&amp;ccedil;u Cumhurbaşkanı manşetleri ile &amp;ccedil;ıkmıştı.&#13;
&#13;
Ergenekon meselesi mi?&#13;
&#13;
Bu mesele ile AK Parti'nin ilgisi yok. Ergenekon davası kendi bağımsız mecraında s&amp;uuml;r&amp;uuml;yor.&#13;
&#13;
Siyaseti iyi koklayanlar son zamanlarda meydana gelen birka&amp;ccedil; olaya dikkat &amp;ccedil;ekiyorlar.&#13;
&#13;
Bunlardan birisi Başbakan'ın 1. Ordu Komutanı ile karşılıklı ziyaretleşmesi.&#13;
&#13;
Anayasa değişikliği konusunun rafa kaldırılması...&#13;
&#13;
Ve tabii ki Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi meselesi...&#13;
&#13;
Bir Başbakan protokolde bir bakandan daha d&amp;uuml;ş&amp;uuml;k yeri olan bir Ordu Komutanı'nı niye ziyaret eder ki?&#13;
&#13;
Karşılıklı iki g&amp;ouml;r&amp;uuml;şme oldu. Acaba bu g&amp;ouml;r&amp;uuml;şmelerde neler oldu? Kim kime ne dedi, ne g&amp;ouml;sterdi?&#13;
&#13;
Neden h&amp;uuml;k&amp;uuml;mete karşı bunca hazırlığın olduğu g&amp;ouml;rmezden geliniyor?&#13;
&#13;
AK Parti'yi kapatma davasının eli kulağında olduğuna dair ciddi işaretler alınıyor.&#13;
&#13;
Anayasa değişmedik&amp;ccedil;e, parti kapatma konusu zorlaştırılmadık&amp;ccedil;a bunların elinde b&amp;uuml;y&amp;uuml;k kozlar olduğunu g&amp;ouml;rmezden gelmek kime ne kazandırır?&#13;
&#13;
AK Parti'yi kapattıktan sonra Cumhurbaşkanı'nı K&amp;ouml;şk'ten indirmek artık &amp;ccedil;ocuk oyuncağı haline gelir.&#13;
&#13;
AK Parti h&amp;uuml;k&amp;uuml;meti anayasayı değiştirmemekle sadece kendisini değil, Cumhurbaşkanlığını da tehlikeye atıyor.&#13;
&#13;
AK Parti gerileme d&amp;ouml;nemine mi giriyor acaba?&#13;
&#13;
Galiba plan şu:&#13;
&#13;
&amp;Ouml;ncelikle AK Parti haricinde etkin olabilecek b&amp;uuml;t&amp;uuml;n siyasi partiler devşirilecek. DSP-DP zaten belli. MHP'de dikkat ederseniz Koray Aydın'ın harekete ge&amp;ccedil;tiğini g&amp;ouml;r&amp;uuml;rs&amp;uuml;n&amp;uuml;z. CHP zaten Ergenekon'un avukatı.&#13;
&#13;
B&amp;uuml;t&amp;uuml;n partiler devşirildikten sonra AK Parti'yi kapatacaklar.&#13;
&#13;
AK Parti kapatılırken de halkın onayını almak i&amp;ccedil;in AK Parti yanlış politikalara y&amp;ouml;nlendirilecek. Tıpkı "Suriye sınırındaki mayınlı arazi" meselesinde olduğu gibi.&#13;
&#13;
Yani bir nevi Amerikan kovboy filmlerindeki o meşhur sekanslar gibi... Kurbana doğrulttuğu silahla kendi mezarını kazdıran kovboylar gibi...&#13;
&#13;
AK Parti'ye 'mezarını kendin kaz' diyorlar.&#13;
&#13;
Milleti "madem &amp;ouml;yle kapansın" noktasına getirecekler.&#13;
&#13;
AK Parti'siz bir ortamda da ondan artakalanların bir kısmı birleşmiş DP'ye, bir kısmı Abd&amp;uuml;llatif'e gider. B&amp;ouml;ylece b&amp;uuml;t&amp;uuml;n partiler Ergenekoncu olur.&#13;
&#13;
Bu aşamadan sonra sıra Abdullah G&amp;uuml;l'&amp;uuml;n indirilmesine gelir.&#13;
&#13;
Bu anlamda Deniz Baykal'ın hamleleri doğru. G&amp;uuml;neydoğu hamlesi gibi, mayın meselesindeki tutumu gibi...&#13;
&#13;
Ne diyor Baykal dikkat etmek lazım: Sen milletin toprağını nasıl satarsın? Sen bunun kararını nasıl alıyorsun? Senin ka&amp;ccedil; g&amp;uuml;nl&amp;uuml;k &amp;ouml;mr&amp;uuml;n var daha belli değil."&#13;
&#13;
&#13;
04.Haziran.2009 08:33:13&lt;/p&gt;&#13;
&lt;p&gt;NUH &amp;nbsp;G&amp;Ouml;N&amp;Uuml;LTAŞ&lt;/p&gt;&#13;
&lt;/blockquote&gt;</description><category>akp, recep tayyip erdoğan, başbakan, adalet ve kalkınma partisi, chp, mhp, dsp, dp, mayin, siyaset, hak yol, kapatma, cumhurbaşkanı, abdullah gül</category><pubDate>04 Jun 09 19:29:14 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1091/55834/AK%20PART%C4%B0%27Y%C4%B0%20KAPATIR%20CUMHURBA%C5%9EKANI%27NI%20DA%20%C4%B0ND%C4%B0R%C4%B0RLER%21</guid></item><item><title>Türkiye'yi hangi gizli servis karıştırıyor</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/wiki/1610/663/T%C3%BCrkiye%27yi%20hangi%20gizli%20servis%20kar%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1yor</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;Türkiye'yi hangi gizli servis karıştırıyor&#13;
15 Mayıs 2009 07:50&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;    &#13;
&lt;img src="http://fotogaleri.haber7.com/cat/20080608070631.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
 Küresel oyuncu olmak isteyen hiçbir ülke bu coğrafyada Türkiye’yi gözardı edemez.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dünya siyasetinde ben de varım diyen hiçbir devlet, Türkiye’deki gelişmelere ve bu ülkedeki iç dinamiklere karşı kayıtsız kalamaz.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dahası da var...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hiçbir yasadışı örgüt, faaliyette bulunduğu ülkede devlet birimleri içinden en az bir kanat tarafından kollanmadığı sürece varlığını sürdüremez. Aynı şekilde hiçbir örgüt, en az bir yabancı devlet tarafından desteklenmediği sürece hareket alanı bulamaz.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bunlar üst tanımlar... Diğer tüm ayrıntılar bunun alt başlıklarını oluşturur.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nasıl ki küresel şirketlerin Avrasya bölgesindeki temsilcilikleri büyük ölçüde Türkiye’de bulunuyorsa, bu coğrafyada faaliyet gösteren istihbarat birimlerinin ağırlıklı merkezi de Türkiye’dir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hakeza büyükelçilikler de aynı şekilde... Her ülkenin bölgemizdeki diplomatik temsilciliklerinin ağırlıklı merkezi Türkiye’dir. Ankara’dan ayrılan diplomatlar ülkelerine döndüklerinde devlet içinde çok daha önemli görevlere atanırlar. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gelelim sadede...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yakın tarihte Yenişafak gazetesinde önemli bir haber yayınlandı... Haberin içeriği, ülkemizde son yıllarda gündem oluşturan birçok konuyu anlamamıza yardımcı olacak türdendi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gazete haberin başlığını, “Her taşın altından Almanlar çıkıyor” şeklinde atmış.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şimdi önce bahsi geçen haberden birkaç alıntı yapalım, ardından söylemek istediğimizi kısaca ifade edelim. Şu satırlar oradan...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;“...Deniz Feneri dosyasını AK Parti hükümetini zorda bırakmak için muhalefete servis eden Almanya, CHP'nin kapatılmasına neden olacak yardım belgelerini Ankara'ya vermiyor. Türkiye'yi istikrarsızlaştırmak için siyasete müdahale etmekten çekinmeyen Merkel Almanya'sı ekonomik krizden, 'yandaş medya'nın yayınlarına her taşın altından çıkıyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Almanya, özellikle sağ iktidarları döneminde, Türkiye'yi derinden etkileyecek müdahalelerde bulunuyor. Özellikle Hırıstiyan Demokrat iktidarlar Türkiye’yi sıkıştırıyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel gibi 1994'teki krizi bankalar aracılığı ile tetikleyen Helmut Kohl de Hıristiyan Demokrat Parti lideriydi. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP ile kol kola...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Deniz Feneri dosyasını AK Parti hükümetini zorda bırakmak için muhalefete servis eden Merkel Almanya'sının CHP'nin kapatılmasına neden olacak yardım belgelerini vermemesi samimiyetinin sorgulanmasına neden olurken, istihbarat servisi ve vakıflarla Türkiye'yi istikrarsızlaştıracak müdahalerde bulunması dikkatlerden kaçmıyor. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kısa adı BND olan Alman İstihbarat örgütünün desteklediği, AK Parti'nin zayıflatılması için çalışan Friedrich Ebert Vakfı, CHP'ye 2005 yılında 85 bin euro yardımda bulundu. Cezası parti kapatma olan sözkonusu yardım iddialarıyla ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya inceleme başlattı. Ancak Deniz Feneri dava dosyasını, AK Parti hükümetini köşeye sıkıştırmak için CHP ve Aydın Doğan'a ait gazetelere servis eden Alman adli makamları, usulsüz yardımın belgelerini isteyen Türkiye'yi geri çevirdi.” &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gazetenin haberi böyle...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nitekim Haber7 Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık da son yazısında, “Bakan'a gitmeden Vatan'a giden belge...” başlıklı önemli bir yazı kaleme aldı... Almanya ile &amp; Doğan Grubu’nun yakın ilişkisine temas etti. Deniz Feneri e.V. davasının, Almanya’da Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerini dinamitlemek amacıyla nasıl kullanıldığını anlattı. Eski Başbakan Gerhard Schröder döneminde, Türkiye’nin AB’ye üyeliğinde lokomotiflik görevini üstlenen Almanya’nın, Merkel’in yönetimi devralması ile birlikte nasıl takoz görevi yapmaya başladığının altını çizdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nitekim Başbakan Erdoğan dün Polonya’da, Polonya Başbakanı Donald Tusk ile birlikte düzenlediği basın toplantısında bir gazetecinin, &lt;i&gt;Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ile Almanya Başkanı Merkel, bir kez daha Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olduklarını açık bir şekilde dile getirdiler. Sizce bu açıklamaları konjonktürel mi, yoksa yapısal bir düşünce mi?&lt;/i&gt; sorusuna sert cevap verdi. Türkiye’nin AB üyeliğinin bu iki ülke tarafından sabote edilmek istendiğini anlattı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kontrol edemediklerini yıpratıyorlar...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şunun altını çizmek lazım. Almanya kendi ülkesindeki Türk teşekküllerini (din ve siyasi eksenli grupları) büyük ölçüde kendi istihbarat birimleri aracılığıyla eskiden beri kontrol etmeyi başardı. Bir siyasi partimizin orada bulunan teşkilatı da büyük ölçüde o bağlamdaydı... Nitekim Almanya ile o parti arasında hiçbir zaman gerginlik olmadı...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Fakat Deniz Feneri’ne yeterince nüfuz edemeyen Almanya bundan rahatsız oldu. Deniz Feneri olayını bir siyasi koz olarak kullanmaya girişti. Konuyu AK Parti ile ilişkilendirerek bir taşla iki kuş vurma çabasında oldu. Bu yolla Türkiye’nin iç siyasetine müdahil oldu. Başbakan Erdoğan’ı Deniz Feneri ile ilişkilendirdi. CHP &amp; Doğan Grubu irtibatı da bu eksende organize oldu. Doğan Grubu ile Almanya arasındaki yakın irtibat devlet sırrı değildi. Sağdaki  bir siyasi partinin son zamanlarda CHP ile aynı çizgiye gelmesinin nedenlerinden biri de budur. Almanya ayağı olanlar, Almanya’ya temanna duruyorlar. Ünal Tanık’ın, “Bakan'a gitmeden Vatan'a giden belge...” başlıklı yazısı bu açıdan önemli önemli...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti'ye karşı CHP'yi destekleyerek Türk siyasetini yönlendirmeye çalışan Almanya'nın son icraatı ise 1 Mayıs kutlamalarına müdahale girişimi oldu. Birçoğu Alman istihbaratının desteklediği sivil toplum kuruluşları ile sendika ve partilerin 70 temsilcisinin, 1 Mayıs'ta Taksim'in sendikalara açılması için hükümete baskı yaptığı anlaşıldı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Basında yer alan haberlere göre Alman gizli servislerinin Türkiye'ye ilgisi cinayetler ve Ergenekon örgütüne kadar uzanıyor. Türkiye'de faaliyet gösteren Alman istihbaratının desteklediği vakıfları deşifre eden Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu'nun öldürülmesindeki sır perdesi hala çözülemedi. Ancak cinayette Alman gizli istihbaratının parmağı olduğu iddiası hala en büyük şüphe olarak ortada duruyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Almanya'nın Türkiye operasyonları sadece siyasi alanla sınırlı değil. Türkiye'deki her ekonomik krizde Almanya'nın parmağı dikkat çekiyor. 1994 ve 2001 ekonomik krizinde 'felaket tellallığı' yapan Almanya'nın en büyük ve yarı milli bankası Deutsche Bank, son olarak IMF ve Dünya Bankası'nın 'güvenli liman' dediği Türkiye'nin en az 90 milyar dolara ihtiyacı olacağını duyurarak uluslararası yatırımcıyı ürkütmeye çalıştı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Almanya'nın Türk ekonomisine yönelik müdahalelerini değerlendiren Prof. Dr. Mahir Kaynak, 'Almanya, ekonomik kriz dışında AK Parti hükümetini yerinden edemeyeceğini biliyor. Kriz çıkararak iktidarı devirmek istiyor. Fakat böyle bir operasyona girişilirse, ABD bu operasyonu bozar. Çünkü bu iktidar iflas ederse alternatifi yok. ABD buna müsade etmeyecektir ve gerek Körfezdeki fonlarla gerek IMF ile bu duruma müdahale edecektir' diyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gizli servislerin Türkiye üzerinde oynadığı oyunlar bitmez. Kim bilir diğerleri ne tür girişimlerde bulunuyorlar. Biz bu yazıda konunun sadece Almanya ayağını yazdık. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bilinen birşey varsa, bu ülkeden yaşanan bir çok olayın kurgu olduğu... Kurşunu sıktığı iddia edilene de, cenaze başında timsah göz yaşı dökene de temkinli yaklaşmak gerekiyor bu ülkede. Katilin tabuta ilk omuz veren olması çok olası...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Son Ergenekon davası gösterdi ki, bazı sosyal ve siyasi projelere ülkenin hayrına gördükleri için işin aslını bilmeden samimi düşüncelerle destek veren kimi insanlar meğerse kullanılmışlar. Gerçeği şimdi fark ediyorlar. Danıştay davasının Ergenekon ile birleştirilmesi bu açıdan bir milattır.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ortaya çıkan onca cephaneye rağmen hala hiçbir şey olmamış gibi  işi yüzsüzlüğe vuranlar herkese ders olmalı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tarih göstermiştir ki, tüm illegal oluşumlar ellerine güç geçtiğinde ve sistemi kontrol eder hale geldiklerinde kimseye diyet ödememek için önce kullandıkları taşeronları yiyorlar... Bugün illegaliteye destek verenler ve yarın ellerini onlardan kurtaramayabilirler.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bakalım filmin gerisinde neler izleyeceğiz. Oyunları bozacak olan, yine milletin sağduyusu olacaktır. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Prof. Dr. Osman ÖZSOY -  Haber7.com
&lt;/p&gt;</description><category>türkiye yi hangi gizli servis karıştırıyor, almanya, gizli servisler, bnd, türkiye, devlet, Örgüt, yabancı devlet, siyaset, dünya siyaset</category><pubDate>15 May 09 17:34:31 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/wiki/1610/663/T%C3%BCrkiye%27yi%20hangi%20gizli%20servis%20kar%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1yor</guid></item><item><title>Emine Ayna'dan Katiam Sömürüsü</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1678/2697/Emine%20Ayna%27dan%20Katiam%20S%C3%B6m%C3%BCr%C3%BCs%C3%BC</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;Emine Ayna'dan Katiam Sömürüsü&lt;br /&gt;&#13;
Demokratik Toplum Partisi (DTP) Eş Başkanı Emine Ayna, Mardin'de yaşanan katliamın sebebi olarak koruculuk zihniyetinin bir sonucu olduğunu iddia etti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
DTP Eşbaşkanı Emine Ayna, partisinin haftalık grup konuşmasında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Emine Ayna, Mardin'de 45 kişinin hayatını yitirdiği katliama değinen değinirken, son günlerin en büyük olayına şahit olduk söyledi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ölenler için başsağlığı dileğinde bulunan Emine Ayna, olayın Koruculuk sisteminin bir sonucu olduğunu iddia etti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ayna, şöyle konuştu: "Öncelikli olarak baş sağlığı dilemek istiyoruz. Dün Mardin'de yaşanan olaylar vahim bir aile çatışması gibi görünse de DTP'nin uzun zamandır lağvedilsin dediği Koruculuk zihniyetinin bir sonucudur. Devlet olayla ilgili olarak 8 kişi gözaltına aldı. Devlet bunu da açıklasın. O silahlar ve kurşunlar devlete mi ait." &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
  Görüldüğü gibi PKK terör örgütünün kendisine en büyük engel olarak gördüğü korucuların kaldırılması yönündeki  faaliyetleri için bu acı kelimesinin ifade etmekte aciz kaldığı hüzünlü günü onulmaz acıyı dahi kendi siyasi emellerine ulaşmak için kullanmakta bir mahzur görmüyorlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>dtp, emine ayna, katliam, pkk, koruculuk, kürt faşizmi, kürt faşistleri, mardin katliamı, siyaset</category><pubDate>05 May 09 16:01:29 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1678/2697/Emine%20Ayna%27dan%20Katiam%20S%C3%B6m%C3%BCr%C3%BCs%C3%BC</guid></item><item><title>DTP'den 9 şehit açıklaması</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1678/2691/DTP%27den%209%20%C5%9Fehit%20a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;DTP'den 9 şehit açıklaması &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/4/7/9/2/147927.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, 9 askerin Diyarbakır Lice'de şehit düşmesiyle ilgili taziye mesajı yayınladı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Türk mesajında şunları kaydetti: &lt;i&gt;Diyarbakır'ın Lice İlçesi kırsalında meydana gelen mayın patlaması sonucunda 9 asker yaşamını yitirmiştir. Öncelikle olaydan derin üzüntü duyuyor, daha hayatlarının baharında iken yaşamlarını yitiren gencecik kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine de başsağlığı diliyoruz. &lt;br /&gt;&#13;&lt;/i&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
İnsan hayatını hedef alan hiçbir şiddet eylemini bu güne kadar tasvip etmedik, tasvip etmeyeceğiz. Partimiz, ülkenin sorunlarının diyalog yöntemi ile barışçıl bir şekilde çözülmesi için elinden gelen bütün gayreti göstermeye devam edecektir. Bu ülkenin sorunlarının bedeli gençlerimize ve çocuklarımıza ödetilmemelidir. Her zamankinden daha fazla demokratik siyaseti öne çıkarma ve siyasete fırsat tanıma sorumluluğu ile karşı karşıyayız. Bu sorumluluk bütün siyasilerin ortak sorumluluğudur. Artık hiçbir vatandaşımızın çatışmalarda yaşamını yitirmediği, barış içinde bir Türkiye özlemi ile bir kez daha bu acı olaydan duyduğumuz üzüntüyü ifade ederken bu ölümlerin artık son olmasını diliyoruz.&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&#13;&lt;/i&gt;
Hem demokrasi insan hakları deyip hem terör örgütünü destekliyorlar. Hangi yüzle gerçek,barış kelimelerini  kullanabiliyorlar. insan hakları derler insanların en kutsal hakkı olan yaşam hakkına kastederler.İşçi bayramı kadınlar günü gibi önemli günleri PKK nın propagandasını yapmak için fütursuzca kullanmaktan geri durmazlar. &lt;br /&gt;&#13;
Bu kürt ırkçıları ( faşistleri ) böyledir işte.Gencecik fidanlar öldürülür ,üzüntü  bildirirler .Fakat, yapanı bir türlü kınamazlar  kınayamazlar.
&lt;/p&gt;</description><category>dtp, pkk, teror, terorist, siyaset</category><pubDate>29 Apr 09 16:19:41 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1678/2691/DTP%27den%209%20%C5%9Fehit%20a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1</guid></item><item><title>ÇYDD'DEN ÇIKAN ŞOK MEKTUP</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1674/2675/%C3%87YDD%27DEN%20%C3%87IKAN%20%C5%9EOK%20MEKTUP</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;ÇYDD'DEN ÇIKAN ŞOK MEKTUP&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon operasyonu çerçevesinde ÇYDD'nin Kadıköy Şubesi'nde bulunan mektupta çarpıcı bilgiler yer alıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon soruşturmasıyla ortaya çıkarılan Hava Kuvvetleri'ndeki Karargah Evleri yapılanmasının bir benzerinin de Deniz Kuvvetleri'nde olduğu ortaya çıktı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon'un 12'nci dalgası kapsamında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin İstanbul Kadıköy Şubesi'ndeki aramalarda bilgisayarın hard diskinde bir mektup ele geçirildi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Saygıdeğer Hanım Efendim&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda planlamaya ilişkin stratejik bir görevde bulunan muvazzaf askerin kaleme aldığı iddia edilen mektup, "Saygıdeğer Hanım Efendim" ibaresiyle başlıyor. Altındaki imza ise Tuğamiral O.S.K'ya ait. Cumhuriyetin geleceği ve korunması için Deniz Eğitim Öğretim Komutanlığı'na bağlı okullarda okuyan öğrencilerin ne kadar önemli olduğunun vurgulandığı mektupta, Deniz Eğitim Öğretim Komutanlığı ile ÇYDD'nin ortaklaşa yürüttüğü 'Deniz Yıldızı' projesinin başarısı vurgulanıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ATA EVLERİ VE CTP&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mektupta, 12'nci dalgada gündeme gelen Ata Evleri yapılanması ve 'CTP' rumuzlu yapının canlandırılması için taleplerde bulunuluyor: “Denizyıldızı projesi, çok başarılı bu projeye atanan bahriyeli danışmanlarla beraber daha aktif çalışmalar bekliyoruz. Ata evleri ve CTP'nin canlandırılması gibi alternatiflerin oluşturulması gerekmektedir.”&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ASKERİ OKULLARA LİSTE&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Aksaklıklar başlığı altında "Askeri Okullara Giriş Aşaması" ve "Askeri Okullarda Okuyan Öğrenciler" in durumu ele alınıyor. Askeri okullara giriş aşamasının ele alındığı bölümde, askeri okullara giriş için hazırlanan listelere sızmaların olduğu, ‘hanımefendi'nin aracılığı ile bu listelere giren öğrencilerin sağlık problemlerinin bulunduğu ve mülakatlara iyi hazırlanılmadığı, bu nedenle de mülakatlarda elenmelerin yaşandığı iddia edililiyor. Metinde şu görüşler yer alıyor: "Bu listelere alınacak olan öğrencilerin sizlere yardımcı olacak personel yardımıyla mülakattan geçirilmesi ve eksiklerin mülakat aşamasından önce tespit edilerek tarafımıza bildirilmesi gerekmektedir."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
"Dava" sözcüğü ile Ergenekon'a atıfta bulunduğu anlaşılan mektupta, Deniz Lisesi öğrencileri ile ilgili olarak "Listemizdeki öğrencilerin dava başladıktan sonra konferans ve toplantılara katılımlarında aksamalar olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin psikolojisinin düzeltilmesi için toplantıların artırılması ve grupların 3 kişiye geçmemesine dikkat edilmesi gerekmektedir."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
KONTROL ALTINDA TUTMANIN YOLU "TANIDIK KIZLAR"&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Şok mektubun Deniz Harp Okulu, Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulu ve Genç Teğmenler başlıklı bölümlerinde şu yorumlar yapılıyor:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
DENİZ HARP OKULU:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Harp okulu öğrencilerin gruplar halindeki faaliyetlerinin devamı için sorumlu öğrencilere yapılan yardımların aksatılmaması,&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Öğrencilerle tanıştırılan kızların, öğrencilerle olan irtibatlarını aksatmamaları,&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Öğrencilerin ders ve İngilizce başarılarının artırılması adına verilen destekte aksama olmaması,&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Harp okulu öğrencilere verilen konferansların artırılması,&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Öğrencilerin morallerinin düzetilmesi için tanıdık gazeteci, bürokrat ve akademisyenlerle gruplar halinde görüştürülmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
DZ. ASTSB. MES. YÜK. OKULU:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Ast. Subay olacak olan bu öğrencilerden liste dışında tespit edilen isimlere verilen parasal desteğin aksatılmaması,&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Bu öğrencilere yönelik yapılan partilerin arttırılması,&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
GENÇ TEĞMENLER:&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Yeni mezun olmuş ve kurs aşamasındaki teğmenlere bürokrat, gazeteci ve öğretim görevlisi tanıdıklarla görüştürülmesinin aksadığı,&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt; Okudukları süreçte tanıştıkları kızların teğmenlerin evlerine sıksık giderek veya Kocaeli üniversitesinde tanıdık kızlarla tanıştırılarak kontrol altında tutulması gerekmektedir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
DOSYALARIN GİZLİLİĞİNE DİKKAT&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Mektubun son kısmında ise aksaklıkların giderilmesi ve isimlerin gözden geçirilmesi için halen eğitim gören kız ve erkek öğrenciler ile mezunların adlarının yer aldığı çeşitli renklerle tanımlanan 7 adet liste de yer alıyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu listelerin başlarına çeşitli notların düşüldüğü de aktarılıyor. Bu notlarda öğrencilere referans askeri personel ve ortak çalışma yapabilecekleri öğrencilerin de isimlerine yer veriliyor. Mektupta ayrıca Personel Listesi adı altında Kurmay Kıdemli Albay L.G., sorumlu subay Yarbay A.T'nin ve O.Ç. isimli bir kişinin cep telefonları ile email adresleri verilerek bu yolla öğrencilere ulaşılabileceği vurgulanıyor. Tuğamiral S.O.K. muhatabından özür dileyerek şu hatırlatmada bulunuyor ve mektubuna son veriyor: Söz konusu dosyaların her zamanki gibi ne kadar gizli ve özel olduğunu biliyorsunuz. Özeninize teşekkür ederim."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ERGENEKON'DAKİ MUVAZZAF ASKERLER&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yeni Aktüel dergisi önceki sayılarında, Savcı Zekeriya Öz'ün Ergenekon ile ilişkisini saptayarak Genelkurmay Askeri Savcılığı'na isimlerini ilettiği ve iddianamesinde yer verdiği 5 muvazzaf askerin kimliğini yazmıştı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
HİYERARŞİK SORUMLU&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Derginin haberine göre Savcı Öz'ün, Genelkurmay Askeri Savcılığı'ndan haklarında işlem yapılmasını talep ettiği muvazzaf askerler Korgeneral Bekir Kalyoncu, Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü, Tümamiral Ali Deniz Kutluk, Tuğamiral Cem Gürdeniz ve Albay O.S.K. Haberde, Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki organizasyonun yöneticisi olarak tanımlanıyor ve bu yapının hiyerarşik sorumluluğunu üstlenen kişi olarak gösteriliyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
RAPORLARI HAZIRLAMAK&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Tümamiral Ali Deniz Kutluk ise örgüt adına yargı ve siyasi erkleri arasında manipülasyon yaparak gündem yaratma ve Ergenekon yapılanması kapsamında gözaltına alınan bir kısım isimlerle diyaloğa geçme suçlamasıyla karşı karşıya. Tuğamiral Cem Gürdeniz ve Albay O.S.K hakkında ise Yeni Aktüel'de şu ifadeler kullanıldı: "Ergenekon örgütünün yapılanması içinde aktif rol oymamak ve Ergenekon örgütünün hedefleri doğrultusunda bir cuntaya zemin hazırlamak için icra edilmesi gereken faaliyetleri içeren ve raporları bizzat hazırlamak."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
GÜNGÖR ERGÜN-BUGÜN
&lt;/p&gt;</description><category>çydd, ergenekon, engerek yilani, siyaset, siyasi haberler, gerçekler, türkan saylan, çağdaş yaşamı destekleme derneği</category><pubDate>18 Apr 09 09:33:46 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1674/2675/%C3%87YDD%27DEN%20%C3%87IKAN%20%C5%9EOK%20MEKTUP</guid></item><item><title>60. yılında, -başkomutanı ve başfedaîsiyle- materyalist emperyalizmin sivri mızrağı- NATO-</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/wiki/1610/618/60.%20y%C4%B1l%C4%B1nda%2C%20-ba%C5%9Fkomutan%C4%B1%20ve%20ba%C5%9Ffeda%C3%AEsiyle-%20materyalist%20emperyalizmin%20sivri%20m%C4%B1zra%C4%9F%C4%B1-%20NATO-</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;60. yılında, -başkomutanı ve başfedaîsiyle- materyalist emperyalizmin sivri mızrağı: NATO&#13;
07 Nisan 2009 Salı	&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;secakirgil@yahoo.com&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Amerikan Başkanı Barack Hussein Obama, Türkiye’ye geldi.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Obama’dan önce de, Amerikan başkanları geldi ülkemize.. Ama, sayıları sınırlı.. Gen. Grant, Gen. Eisenhower, (baba) G. Bush, Bill Clinton ve (oğul) G.W. Bush.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Osmanlı ülkesine ilk gelen Amerikan Başkanı Grant imiş.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Amerikan siyasetinin en ünlü özgürlükçü liderlerinden Abraham Lincoln’ün başkanlığı zamanında köleliğin kaldırılması konusunda bu ülkede, köleliğin kaldırılmasını isteyen Kuzeyli eyaletlerle, köleliğin devamını isteyen Güneyli eyaletler arasında meydana gelen derin ihtilaflar, 1860-63 arasında  üç yıl süren  bir iç savaşa dönüşmüştü.. Bu savaştaki Kuzeyli güçlerin muzaffer komutanı General Grant, daha sonra, Amerikan Başkanı olmuş ve 1878’de, tam da, Osmanlı’nın Rusya karşısında (Hicrî-Rumî 1293’de)  aldığı o meş’ûm ‘93 Harbi’ yenilgisinin ortasında, İstanbul’a gelip, Sultan II. Abdulhamid’le görüşmüş.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ama, o zamanlar devlet olarak kuruluşunun  henüz 100. yılını yeni tamamlamakta olan Amerika’nın dünya siyasetindeki etkinliği sınırlı olduğundan, bu ziyaretin zihinlerde kalır bir tesiri görülmemiş..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TC döneminde ise, ülkemize gelen ikinci Amerikan Başkanı,  (2. Dünya Savaşı’nın Müttefik Orduları Başkomutanı olan ve 1952’de Cumhuriyetçi Parti’den Amerikan Başkanlığına seçilen) Gen. Dwight  Eisenhower olmuştu ve o, Aralık-1959’da, soğuk bir kış gününün öğle sonrasında, üstü açık bir arabayla geçmişti;  iki tarafında Celâl Bayar ve Adnan Menderes’le birlikte Dışkapı - Ulus- Kızılay üzerinden Çankaya’ya.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kızılay’da bütün okulların öğrencileri gibi bizleri de anacaddenin iki tarafında ön plana dizmişler, ellerimize Amerikan bayrakları tutuşturulup, o kavurucu soğukta, hançerelerimizin var gücüyle, ‘I love you IKE’ (Seni seviyoruz IKE / Ayk!) diye bağırttırılmıştık.. (IKE /Ayk, Eisenhower’in Amerikan halkı arasındaki lâkabı idi..) &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;30 yıl aradan sonra sonra gelen bir diğer Amerikan Başkanı ise,  (baba) George Bush idi; 1990’da gelmişti, Turgut Özal zamanında.. O zaman, Mes’ud Yılmaz Başbakan, Erdal İnönü Ana Muhalefet lideri ve  Süleyman Demirel ise, üçüncü parti durumunda olan DYP’nin genel başkanı idi.. Buna rağmen, Bush, E. İnönü ile, sadece 20 dakika görüşmüşken, küçük partinin lideri olan S. Demirel’le 65 dakika görüşmüş ve bu nicelerince, Amerika’nın gözünde ‘Türkiye’nin gelecekteki liderinin Demirel olarak görüldüğü’  şeklinde yorumlanmış ve ilginçtir, gelişmeler de o çizgide gelişmişti..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Daha sonraki ziyaret ise, Bill Clinton’un ziyareti idi ve Büyük Marmara Depremi sonrasına rastlamıştı.. Daha sonra da, 2004’de İstanbul’da yapılan  NATO Zirvesi dolayısiyle G. W. Bush’un ziyareti..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Obama’nın mazlumiyet kökleri, Amerika’ya antipatiyi azaltacak mı?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Özellikle G. W. Bush döneminde daha bir saldırganlaşan Amerikan emperyalizmi yüzünden, dünyadaki Amerikan karşıtlığının zirve yaptığı ve bu konuda Türkiye kamuoyunun da en yüksek noktayı oluşturduğu ve dünyayı zorbalıklarla, saldırılarla, bombalarla düzeltebileceğinin sanıldığı bir dönemin, Obama’nın başkanlığı döneminde devam etmemesi temenni olunur..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Henüz 40 yıl öncelerde, beyazların bindiği otobüslere, beyazların gittiği restoranlara bile alınmayan bir siyah insanı, geçmiş asırlardaki kölelerinin günümüzdeki bir temsilcisini başkan olarak seçebilen Amerikan halkının sergilediği zihniyet değişimi, devrim çapındadır.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Obama ‘siyahî’liğinin ötesinde, Kenya’lı müslüman bir babanın oğlu olmak gibi bir özellik de taşıyor.. O, çocukluk yıllarında, üveybabası’nın ülkesi olan Endonezya’da, hattâ müslüman okullarında/ medreselerinde bile okumuş birisi olmasına rağmen,  bir Amerikan vatandaşı olan annesi tarafından hristiyan olarak büyütülmüş; Amerikan’nın en seçkin üniversitelerinde okutulmuş, yani derisinin rengi siyah olmakla birlikte, duygu ve düşünceleriyle iyice amerikanize edilmiş.. Ama,  o bütün bu şekillendirmelere rağmen, babasının kendisine verdiği Hussein adını taşımaya da özen gösterecek dikkatte.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;O, muhakkak ki, kendisini Amerikan emperyalizminin kaptan köşküne taşıyan mekanizmanın yol haritasından uzak bir çizgi de izleyecek değildir.. Buna rağmen, emperyalizm lokomotifini, selefi G. W. Bush gibi, önüne gelen heryere ve her topluma toslayacak şekilde davranmıyacağının, en azından lafzen çatışmacı bir zihniyet taşımadığının işaretlerini de vermekte.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir güçperest-emperyalist mantığı taşıyan selefi Bush’un 8 yıllık Başkanlığı döneminde bütün dünyayı daha bir kan banyosuna dönüştürerek netice almayı hedefleyen o mütekebbir ve müstekbir uygulamalarından ders alıp almadığını önümüzdeki dönem gösterecek.. Ama, Bush’un o fir’avnî tavırlarından geriye, çöküntüye yüztutmuş bir sosyo-ekonomik yapı kaldığını, hattâ, kapitalizmin bayrakdarı olan Amerikan emperyalizminin bugün,  kapitalizmin iflasını bayrağını çeken bir duruma düştüğünü sadece Obama değil, bütün dünya da gördü, görüyor.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Obama işe başlarken, ilk resmî dış gezisini niye Türkiye’ye yaptı?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Obama’nın, ilk gezilerinden birini Türkiye’ye yapmış olması çok sıradan bir olarak görülmemelidir.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu, onun, Türkiye’nin bölgede ve dünyadaki gücünü ve oynayabileceği rolü anlamış olmasına hamledilebilir..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Özellikle, daha Ocak-2009 sonunda Davos’ta Türkiye Başbakanı Tayyîb Erdoğan’ın, siyonist İsrail rejimi C. Başkanı Şimon Peres’i, Gazze’deki son barbarlıkları dolayısiyle, her türlü diplomatik teamülün dışına çıkarak, ‘Siz ancak öldürmeyi çok iyi bilirsiniz..’ diye azarlamasının hemen ardından, önce Amerikan Dışbakanı Hillary Clinton’ın ve şimdi de Amerikan Başkanı Obama’nın Türkiye’ye gelmesi, genelde beklenenin dışında bir tavırdı..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çünkü, Osmanlı’nın son yüzyılıyla TC’nin dış siyasetine yön veren ve Duvel-i Muazzama veya Super Güç sayılan / sanılanlar karşısında hep aşağıdan almayı gerekli gören bir ‘monşerler diplomasisi’nin beklentisine göre, Türkiye’nin dışpolitika geleneği, Başbakan Erdoğan’ın Davos’taki davranışı ile temelden tahrib edilmişti ve  bundan sonra, artık,  Türkiye’nin, hele de yahudi lobisinin oldukça güçlü- etkili ve yönlendirici olduğu bilinen Amerika’da kendisine muhatab bulamıyacağına dair yaygın yorumlar yapılmaktaydı..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Halbuki, bu beklenenin tersine bir durum ortaya çıkmıştı.. Belki de, bir gerginliği mukabil bir gerginlikle değil, bir tebessümle, mülayemetle, övgüyle geçiştirmek ve  etkisizleştirmek taktiğine başvurulmuştu...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Evet, Amerika NATO dünyasının başkomutanıydı, ama, Türkiye de, NATO ittifakı içinde, Amerika’dan sonraki en büyük orduyu besleyen bir ülke olarak, 60 yıla yakın bir zamandır başfedaî konumundaydı.. Bir Başkomutanın, ne kadar güçlü olursa olsun,  komuta edeceği ve komutlarını emirlerini, planlarını sadakatle yerine getireceğinden asla şüphe etmediği bir güce ihtiyaç duyacağı ve öyle bir gücün gerekliliği de açıktı.. O halde, Türkiye ve hattâ Ortadoğu halklarının kamuoyunda, son 5-6 yıldır etkili bir siyaset adamı olarak sahnede yerini koruyan ve daha bir süre de koruyacağı tahmin olunan bir Tayyîb Erdoğan’ın bu konumunu, tahrik edici hamlelerle değil, okşamalarla geçiştirmek yolu denenebilirdi.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu ilgi ve ziyaretin bu anlayışla planlandığını düşünmemek için hiçbir delil de olmasa gerek.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bunun ziyaretin neler getireceğini şimdiden kestirmek zor.. Ama, Türkiye’nin yöneten kadronun, geçmiştekiler kadar teslimiyetçi olmadığı ve çetin bir yönetim kadrosu olduğu da hissediliyor, emperyalist dünya tarafından.. Yani, bu açıdan bakıldığında, Tayyîb Erdoğan’ı yakından tanıyanlar, onun geldiği iktidar makamlarındaki tavırlarında, kendi fikrî ve kalbî dayanaklarını ve hedeflerini asla unutmadığına ve belki taktik olarak bazı ertelemeler yaptığını düşünerek, bu gibi uluslararası ilgilerden de etkilenmiyeceğini belirtmektedirler.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İnşaallah, bu beklentiler hayal kırıklığına dönüşmez.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Dayatma barış’, ‘dayatma savaş’ın sürdürülmesinden daha zor..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Onmilyonlarca insanın can vermesine vesile olan Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, bir daha böyle ‘global savaş’lar olmasın diye ve o bu gibi savaş ihtimallerini bertaraf etmek için, (Cemiyet-i Aqvâm /Kavimler Cemiyeti) diye bir beynelmilel teşkilat oluşturulmuştu.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ama, bu uluslararası kuruluş, fazla etkili olmadı.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çünkü, Birinci Dünya Savaşı’nı uluslararası hukuk açısından bitiren Versailles Andlaşması, bir barış getirmekten çok, ünlü tabirle, ‘Barışı Yok Eden Barış’ mahiyetindeydi.. Hukuka, adâlete dayanan çözümler yerine, güce dayalı dayatmalar sözkonusu idi ve bu dayatmaları kabul edenlerin, ele geçirdikleri ilk fırsatta buna karşı çıkmayı deneyecekleri açıktı..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çünkü, ‘dayatma barış’ın sürdürülmesi, ‘dayatma savaş’ın sürdürülmesinden daha zordur.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nitekim, o ilk dünya savaşını takib eden dayatma barış, gerçek barışı getiremiyecekti. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;20 sene geçmekteyken,  İkinci Dünya Savaşı’nda patlak verdi.. Ve 50 milyondan fazla insan daha can verdi.. Ve savaşın galiblerince, yeni bir savaş olmasın, ama, kendi kazanımlarını korumayı da öne çıkaracak şekilde yeni bir beynelmilel teşkilat geliştirilmek istendiğinden,  ‘Birleşmiş Milletler /United Nations (UN)’ teşkilatı  kuruldu.. Ama, bu BM teşkilatının asıl karar organı olan Güvenlik Konseyi’nde ise, İkinci Dünya Savaşı’nın galibi olan 5 ülke (B. Amerika, İngiltere, Sovyetler Birliği, Rusya, Fransa ve Çin)  kendilerine geri alınamaz bir şekilde verdikleri ‘daimî  üyelik’ statüleriyle, dünyayı halkları ve ülkelerinin iradesini esir aldılar.. Çünkü, BM’nin veya Güvenlik Konseyi’nin aldığı her bir kararı, 5 ülkeden birisi veya herbirisi, kendi menfaatlerine aykırı gördükleri anda, ‘veto’ edebiliyor ve etkisiz hale getirebiliyor.. 60 yıllık uygulamada, bunun yığınla örnekleri vardır.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ama, bu arada, Stalin Sovyetleri, bir anda Doğu Avrupa’yı da yutuvermiş ve yerli komünistler eliyle kukla hükûmetler kurmuş; kapitalist Batı, zafer sarhoşluğu içindeyken,  komünist Doğu emperyalizmi bir adım öne geçmişti..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;60. kuruluş yıldönümü kutlanan işbu NATO nedir?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İşte o zaman, kapitalist dünya kendisini Hür Dünya diye isimlendirdi ve birlikte kazandıkları savaştaki müttefiklik durumlarını kısa zamanda unutup, Sovyetler’i komünist diktatörlük ve onun kontrolüne giren ülkeleri komünizmin pençesine düşen, esir halklar ve ülkeler diye isimlendirerek, iki taraf arasında aşılmaz bir perde, -ilk kullanan Churchill’in deyimiyle- bir ‘Demir Perde’ oluştuğunu ilan etti.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Böyle olunca da, o ‘barbar/ vahşî ve ateist-komünist saldırganlığa karşı, cici kapitalizmin ‘Hür Dünya’sı nasıl korunabilir?’in arayışı, ortaya 1949’da, bir askerî savunma paktını çıkardı:  Kuzey Atlantik Andlaşması Teşkilatı (North Atlantic Treaty Organisation- NATO) &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;NATO üyeleri, jandarma güçleri hariç, bütün askerî güçlerini merkezi Bruksel’de bulunan NATO Başkomutanlığı emrine veriyorlardı. Buna göre, hiçbir üye ülke NATO Başkomutanlığı’nın bilgisi olmaksızın, silahlı güçlerini dış ve iç ihtilaflarda asla kullanamıyacaklarını taahhüd ediyorlardı.. Böylece Türkiye de, ordusunun yüzde 5 kadarını teşkil eden jandarma gücü hariç, ordusunun yüzde 95’ini NATO’nun emrine veriyordu.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Silahları da, Amerikan silah sistematiği oluyordu, tabiatiyle.. Ve üye orduların subaylarının askerî ve teknik eğitimi de Amerikalılarca veriliyordu.. Keza, ordunun üst kademelerindeki tayin ve terfilerde bile NATO Başkomutanlığı (yani B. Amerika) etkili oluyordu.. (Böylece de, bütün askerî darbelerin Amerika’nın bilgisi ve ‘okey’i dahilinde olduğunu söylemek bir kuru idida olmayacaktır.. Keza, Çevik Bir’in Somali’deki NATO kumandanlığına getirilmesinin, Çevik Bir’i bizzat Amerikalıların ismen taleb etmesiyle gerçekleştirilmesi ve onun sivrilmesinin bu bu şekilde sağlandığının hatırlanması gerekir.. Aynı şekilde, hattâ, TSK Genelkurmay Başkanlığı’na kimlerin geleceği konusunda da,  NATO Başkomutanlığı’nın etkili olduğu unutulmamalıdır..) &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Halkı müslüman olan Türkiye’nin bu hrıstiyan oluşumunda işi neydi?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu savunma paktı, gerçekte, Kuzey Atlantik bölgesinin savunulması için oluşturulduğunu ismiyle ortaya koyduğu gibi,  ‘hristiyanî bir birlik’ olduğunu da bayrağına, yıldız şeklinde bir Haç işareti yerleştirerek ortaya koymuştu.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yani, bugün Türkiye’nin müslüman halkından ve o inanç kaynağından beslenen bir sosyo-kültürel bünyeye sahib oluşundan rahatsız olduklarını dile getiren AB ülkeleri, kendilerinin nasıl bir dinî tarafgirlik içinde olduklarını görmüyorlardı.. Halbuki, aynı AB ülkeleri, 50-60 yıl öncelerde, Sovyet komünist saldırganlığına karşı, dünlerde, kendi menfaatlerini koruttukları sürece, Türkiye’ye yakın ve sıcak bakan Avrupa ülkeleri, kapitalizm-komünizm sistemleri arasındaki Soğuk Savaş sona erdikten sonra, bugün, niçin Türkiye’den uzakta durmaya çalışıyorlar? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Evet, bu sorulabilir..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ama, daha da önemlisi.. Müslüman bir halkı ve  ve inançtan kaynaklanan derin bir sosyo-kültürel yapısı olan Türkiye’nin NATO’da işi neydi? Ve, Türkiye dışlanacağını bildiği- bilmesi gereken bir NATO’ya niçin ve nasıl girmişti? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TC rejimi, henüz  İkinci Dünya Savaşı sona erip, NATO’nun kurulmasını gerektiren şartlar ortaya çıktığında, henüz 25 yıllık bir rejimdi ve 25 yıllık ömrünün tamamı, dârağaçlarıyla, zindanlarla, işkencelerle, en katı ve kanlı jakoben/ tepeden inmeci devrimler içinde geçmişti.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Halk, ‘Birinci Dünya Savaşı’nda, maddeten zâten, parçalanmış yıkılmış ve yorgun, tâkatsiz iken, bu devrimlerle kemalist devrimlerle rûhen de bütünüyle esir alınmıştı.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Rejimin kendine ülkeyi korumak için maddî gücü olmadığı gibi, halkına da güveni yoktu.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;O güçsüzlüğü bilen-hisseden Stalin, Türkiye’den taleblerini, tehdid havasında dile getirmeye başlamıştı.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu taleb ve tehdidlere karşı, TC rejimi, kendisini Amerika’nın kucağına atıyordu.. Ve B. Amerika da, o sırada Washington’da ölen Türkiye büyükelçisinin cenazesini göndermek bahanesiyle, Missouri Zırhlısı’nı İstanbul’a gönderiyor ve bu zırhlı İstanbul Limanı’na girdiği gün, Hükûmet resmî tatil ilan ediyor ve halk kitleleri, Stalin’in tehdidine karşı, kendisine bir Amerikan şemsiyesi bulmuş olmanın sevincini yaşıyordu.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ama, Türkiye’nin bu şemsiyenin bedelini ödemesi gerekiyordu.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ve o sırada, Kore’nin kuzey ve güneyinde, komünist Kuzey ile kapitalist Güney arasında, dünyanın bütün ideolojik güçlerinin yerini aldığı için artık iç-savaş denilemiyecek bir uluslararası savaş patlak veriyordu.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye de bu savaşta, komünist emperyalizme karşı kapitalist emperyalizmin bir yanında yerini almış ve büyük bedeller ödemiş ve hele de Amerikan ordularını güç durumlardan kurtarmak için Kunuri’deki çetin savaşlarda ağır kayıplar vererek girdiği çetin savaşlardan sonra, yani, Türkiye’nin NATO için bir ‘başfedaî’  olabileceği kabiliyeti görülünce, NATO’ya girmek isteği, 1954 yılında kabul edilmişti.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;NATO giderek güçlenip yayılırken, komünist Doğu Bloku da, Varşova Paktı adıyla mukabil bir askerî savunma paktı kuruyor ve Soğuk Savaş şartlarının dünyasını bu yolla dengede tutmaya çalışıyordu.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye NATO’ya girdikten sonra, zamanın C. Başkanı Celal Bayar ile İsmet İnönü görüşürken, Bayar, ‘Paşam, NATO’ya girmekte geç kaldık..’ der..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İsmet İnönü, ‘Celal Bey, aldılar da mı girmedik?’ diye karşılık verir..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TC rejimi, kendisinin öncesindeki yaklaşık 100 yıllık bir tarihî arka-planın da sevkıyle, Türkiye’nin her ne pahasına olursa olsun, Avrupa’ya, Batı’ya bağlanması gerektiğini planlamıştı.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bunu yaparken, kemalist/ laiklerin hesabı, müslüman halkın inancından uzaklaştırılacağı hayaline dayanıyordu.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ama, bu yoldaki 80-90 yıllık katı uygulama, geri tepmiş ve tam tersi istikamette, müslüman halkın giderek daha bir şuûrlanması sürecine yöneldiği gerçeğiyle karşılaşılmıştı..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AB üyeliği için, Türkiye’nin 1963’de imzaladığı Ankara Andlaşması sırasında, zamanın TC başbakanı İsmet İnönü’nün, ‘Bu andlaşma, sıradan bir ekonomik andlaşma değil,  bizim 200 yıl süren hayallerimizin gerçekleşmesi ve bir daha kopmayacak şekilde Avrupa’ya bağlandığımızın belgesidir..’ deyişi, asıl hedefin ne olduğunu, yine onun 40 yıl önce 1923’de imzaladığı Lozan Andlaşması’ndan daha da sarih, net olarak ortaya koyuyordu.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ama, hem Türkiye’deki kemalist/laikler ve hem de AB ülkeleri, aradan geçen zaman içinde, müslüman halkın kendi öz kimliğine daha bir şuûrlu yönelmesinden tedirgin olduğundan, yol tıkanmaya çalışılıyor.. Çünkü, bugün 500 milyonluk AB içinde, yüzde 5’i bile bulmayan topluca 20-25 milyon kadar müslümanı bile eritememenin korkusunu yaşıyan AB karar merkezleri, yarınlarda 75 milyonluk bir Türkiye’nin üye olması halinde, Avrupa nüfusunun yüzde 20-25’inin müslüman olacağından dehşete düşmektedirler.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu yüzden AB ülkeleri, Türkiye’nin üyeliğine karşı çıkarken, NATO’nun bekçiliğinin sürmesini de istemekte.. Çünkü, Türkiye’nin NATO içinde, beslediği dev askerî gücüyle, dünyanın başka yerlerinde, Batı değerlerine koruculuk ve fedaîlik yapması,  ve bunu yaparken de, ‘başfedaî’ diye övülmesini hedeflemektedirler.. Çünkü, NATO içinde, Amerika’dan sonraki en büyük ordu gücü, 800 binlik gücüyle Türkiye’ye aiddir..  &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir diğer deyimle, Başkomutanlığının sadece Amerika’lılara aid olduğu ve bazı birimlerde bazı komutanlıklar başka ülkelere verilse bile, o zaman da onların emri altına Amerikalı komutanların verilemiyeceğinin pratik olarak 60 yıldır sergilendiği bir NATO’da,  ‘başfedaî’liğin Türkiye’ye verilmesi Batılılar için rahatsızlık verici bir durum değildir, tabiatiyle..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;NATO komünizmin yayılmacılığına karşı kurulduysa, bugün hâlâ niye var?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu arada unutulmaması gereken bir değ diğer nokta da du şudur: &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sovyet komünist İmparatorluğu 1990’da çöktükten sonra, tabiatiyle, Varşova Paktı da çökmüştü.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1990’da, Sovyetler Birliği ve komünist Doğu Bloku ve de onun NATO’ya karşı oluşturulan Varşova Paktı da dağılınca.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Artık NATO’nun da mânâsının kalmadığı ve sona ermesi gereği düşünülmeye başlanmıştı..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nitekim, 1991’de Napoli- NATO Zirvesi’nde, Almanya Federal Başbakanı Helmut Kohl’ün de iteklemesiyle, Fransa C. Başkanı Mitterand, ‘Varşova Paktı dağılınca, NATO’ya gerek kalmadığını ve Avrupa’nın kendi güvenliğini kendisinin karşılayabileceğini’ söylediğinde.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu isteğe karşı Amerikan Başkanı (baba) Bush, ilk gün, ‘İstenmediğimiz yerde durmayız..’ diye mukabelede bulununca, AB liderleri sevinmişti, ama, hemen ertesi gün, aynı Bush, ‘Avrupa’nın bugüne gelmesinde ve korunmasında asıl sözsahibi biziz ve gidici de değiliz..’ deyince, Almanya ve Fransa, geri oturmaktan başka bir şeye yapamıyorlardı.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bugün artık, NATO pek tartışılmıyor Avrupa’da.. Hattâ, ‘Afganistan’da NATO’nun ne işi var NATO’nun?’ diye de sorulmuyor..  Çünkü, NATO, dünya barışını korumak adına, kapitalist dünyanın tahakküm ve sömürüsüne hiçbir sınır tanımayacak şekilde, bütün dünyayı fiilen, kendi güvenlik sahası ilân etmiş bulunuyor.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ve AB ve NATO ilişkileri bugün, ayrılmaları artık mümkün gözükmeyen bir ‘yapışık ikizler’  manzarası sergiliyor.. &#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kuruluşunun 60. yıldönümü dolayısiyle geçen hafta, Strassbourg’da yapılan NATO Zirvesi’nde Abdullah Gül de hazır bulundu.. Ve orada önemli gelişmeler de yaşandı..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çünkü, yeni NATO Gen. Sekreteri de belirlenecekti ve Avrupa Birliği üyesi olan NATO ülkeleri, adaylarının Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen olduğunu açıklayıvermişlerdi.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Her ne kadar, Genel Sekreter’in, NATO’nun başkomutanlığı üzerinde hiçbir etkisi bulunmasa ve sadece, sivil görüşme ve yazışmalar gibi tipik sekreterlik hizmetlerini gören bir makam  olsa da, yine de önemsiz sayılamazdı.. Ve,  NATO’da Genel Sekreter olmak için, bütün üye ülkelerin oy birliği gerekiyordu.. Yani, Türkiye’nin de ona ‘Olur’ demesi gerekiyordu.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Halbuki, 4 sene öncelerde, Tayyîb Erdoğan, Kopenhag’da Rasmussen’le görüşüp, PKK’ye destek veren ve Türkiye’nin kürd bölgesine yönelik etkili yayınlar yaptığı düşünülen bir tv. kanalının Danimarka’dan yayın yapmasına izin verilmemesini istemiş ve bu görüşmeden sonra, birlikte açıklama yapmak üzere, medya temsilcilerinin karşısına çıktıklarında ise, o tv. kanalı muhabirinin -Erdoğan tarafından orada olmamasının istenmesine rağmen- ona da izin verildiğini görülünce, Tayyîb Erdoğan derhal o mekanı terketmiş ve Rasmussen’in ‘ikiyüzlü hareket ettiğini, güvenilmez olduğunu’  belirtmişti..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bunu, daha sonra Resul-i Ekrem (S)’i temsil ettiği ileri sürülen bir takım karikatür saygısızlıklarının yine Danimarka’da tezgahlanması izledi.. Tayyib Erdoğan, Rasmussen’in bu duruma da seyirci kalmamasını ve halkı müslüman ülkelerin elçilerini toplayarak kendisinin ve hükûmetinin bu saygısızlıkları benimsemediğini belirtmesini taleb etmesine rağmen, Rasmussen yine oralı olmamıştı..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şimdi ise.. İşte top Türkiye’nin, daha doğrusu Tayyîb Erdoğan’ın eline geçmişti.. Ve o da, NATO’nun barışın istikrarına hizmet etmek hedefi açısından, Rasmussen’in sabıkasının adaylığa uygun olmadığını, ona olumlu bakmadığını söyleyiverince.. NATO dünyası afalladı..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Onun bu görüşünü Abdullah Gül’e soranlar, ondan da, ‘Türkiye’nin sözü tektir..’ cevabını alınca.. Konu daha da derin bir bunalıma dönüşmenin eşiğindeyken..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Diplomatik trafik hızlandı.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AB’nin lokomotifi durumundaki Almanya ve Fransa adına, Angela Merkel ve Nikolas Sarkozy, Türkiye’nin bu yöndeki taleblerine kulak tıkamak yoluna yöneldiler.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ve konu tamamen tıkanmaya doğru ilerlerken, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’nin Tayyîb Erdoğan’la uzun telefon görüşmeleri ve sonra devreye bizzat Obama’nın girip, Abdullah Gül ile bir saat kadar bir uzuun görüşme yapması ve daha sonra Tayyîb Erdoğan’la telefon görüşmesini müteakib, Türkiye bazı taleblerinin kabul edilmesi şartiyle, Rasmussen’e şartlı olarak ‘evet’ diyeceğini açıkladı..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye’nin taleb ve Obama’nın da yerine getirileceğini taahhüd ettiği konular şunlardı: &#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;NATO Gen. Sek. Yardımcısı, bir TC temsilcisi olacaktı. Ve onun imzası olmadan, Genel Sekreter’in yetkisi geçerli olmayacaktı.. &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Bu yardımcı aynı zamanda, NATO Gen. Sekreteri’nin Vekili de olacaktı..&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Rasmussen, karikatür konusundaki saygısızlığı paylaşmadığını dile getirecekti..&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Ve Afganistan’daki NATO güçlerine de TSK’dan da bir komutan da komuta edecekti.. &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt; &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bunlar Obama tarafından da taahhüd edilince, Türkiye, Rasmussen’e ‘Olur’ dedi.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu durum, Avrupa’da Tayyib Erdoğan’ın güç gösterisi yaptığından fırsatçılığına ve Türkiye’nin daha fazla şımartılmaması gerektiğine kadar, geniş bir yelpazede değerlendirildi.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nitekim, Fr. gazetesi LE FIGARO Erdoğan'ın, ‘zirve sırasında veto tehdidiyle güçlü siyaset adamı karakterini yine gösterdiği’ yorumunu yapıyordu.. Bir diger Fransız gazetesi LIBERATION ise, NATO Genel Sekreterliği konusunda 5 Nisan 09 günü, Türkiye'nin "değersiz süs eşyaları" karşılığında Rasmussen'e ‘olur’ demek zorunda kaldığını yazıyordu..  Liberation, ’Türkiye dışındaki NATO üyesi devletler, ittifakın 60. yıldönümü kutlamalarının bu tartışmayla gölgelenmesinden hoşnut kalmadılar. Sonuçta Türkiye bazı tâvizler karşılığında geri adım attı. Ancak olay can sıkıcı: İlk defa bir NATO üyesi, genel sekreter tayini konusunda veto hakkını kullanma tehdidinde bulundu. Bunu, NATO'nun savunduğu tüm değerlerle çelişen dini gerekçelere dayandırarak yapan da bir Müslüman ülkeydi. Avrupalı diplomata göre Türkiye kendi ayağına kurşun sıktı’ ifadelerini kullanıyordu.. &#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Türkiye’nin ‘olur’ dememesi durumunda, hem de 60. yıl şenlikleri, ve törenlerine üzerine koyu bir gölge düşecekti.. &#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ancak, Obama’nın taahhüd etmesine rağmen, Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen ülkesine dönüşünün ardından TV2 kanalına verdiği röportajda çark edecekti.. &#13;
Rasmussen, TV2’de yayınlanan beyanatında, “kendimi türkler’e satmadım. Onlara boyun eğmedim. Roj TV’nin kapatılması gibi bir söz vermedim. Bu, Danimarka mahkemelerinin verebileceği bir karardır. Bazen yüz yüze gelmek iyidir. Türklerle yüz yüze geldim ve onları ikna ettim” ifadelerini kullanıyordu.. &#13;
Buna karşı, zirvede süren kriz sırasında Başbakan Erdoğan’la uzun bir telefon görüşmesi yapan İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ise, Rasmussen’in sözlerinin tam aksi yönde konuşuyor ve  “Rasmussen görüşmeler sırasında Roj TV konusunda Türk tarafına sözler verdi. Bu kanalın Kopenhag’daki merkezinin ya kapatılacağını ya da bir başka ülkeye taşınması için baskı uygulayacağını söyledi. Türkiye Rasmussen’i kabul etmek için garantiler istedi, garantileri aldı.” diyordu.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;‘Obama taahhüdü’ adına, Kenan Evren gibi, yine oyuna mı gelindi? &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu gibi diplomatik taahhüdlerin ne kadar tutulduğu ve tutulacağı, söz alan tarafın gücüne ve aldığı sözden dönülmesi halinde güçlü yaptırımları ortaya koyabilmesine bağlıdır.. Bir örnek olarak belirtmek gerekirse, Türkiye’nin 1974- Kıbrıs Çıkarması’ndan sonra Yunanistan’ın NATO’dan çekilmesi ve daha sonra dönmek istediğinde ise, Türkiye ‘Olur’ vermeyince; deyiş macerası hatırlanabilir..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1980 Askerî Darbesi’nden sonra, ise, Kenan Evren yönetimi Amerika’nın ricası ve Yunanistan  adına bir takım taahhüdlerde bulunması üzerine, Yunanistan’ın NATO’ya dönüşü için, ‘Olur’ vermiş ve o taahhüdler buharlaşıvermişti.. Halbuki, Evren’e verilen taahhüdlerde, Yunanistan’ın Ege üzerinde uluslararası serbest uçus hatlarına müdahale etmiyeceği ve karasularını 6 milden 12 mil’e çıkarmıyacağı belirtiliyordu.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ama, ne zaman ki, Türkiye’den ‘Olur’ aldı; hemen arkasından, Yunanistan, yıllar boyu Türkiye’ye sıkıntılar çıkardı.. Bu sıkıntılar, ancak, son dönemdeki iyi münasebetler sâyesinde, terkedilmiş gözüküyor..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şimdi, Rasmussen’in NATO Genel Sekreteri  olmak için verilen taahhüdler de aynı şekilde güme gidebilir.. Bu durumda, asıl ahde vefa imtihanından geçeccek olan  Obama olacaktır.. Çünkü, onun taahhüdü olmasaydı, bu maceranın nasıl biteceği bilinmese de, kuruluşunun 60. yılında, NATO derin bir iç kriz ve güven bunalımı yaşayacaktı..  &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ve bütün bunlar sür’atle gelişirken..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İstanbul’da 6-7 Nisan günlerinde toplanan ‘Medeniyetler İttifakı Forumu’na BM. Gen. Sekreteri Ban Ki Moon’dan İspanya Başbakanı Rodrigez Zapatero ve İİC eski cumhurbaşkanı Muhammed Khâtemî’ye kadar uzanan bir çizgide, uluslararası çapta çok büyük bir katılım gerçekleşti.. Ve bu Forum’a yeni NATO Gen. Sekreteri olarak bizzat Rasmussen de katıldı ve beklenen özür dileme yerine, İslam Peygamberi’ne ve müslüman toplumlara ve İslam’a saygılı olduğundan sözetmekle yetindi ve ifade özgürlüğünün vazgeçilemezliğinden ve sansürün faydasızlığından ve amma, bu özgürlüğün başka dinlere ve toplumlara saygısızlık için  kullanılmaması gerektiğinden sözetti.. Rasmussen bu arada Türkiye’nin şikayetçi olduğu tv. yayınının ‘terör örgütü PKK ile doğrudan o doğruya irtibatını bilmediğinden ve bu belirlenirse, o tv. kanalının kapanabileceği’nden sözetmekteydi.. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Obama, taahhüdlerini yerine getiremezse, Türkiye, Kenan Evren’in geldiği oyuna, 25 yıl sonra tekrar gelmiş sayılabilir.. Bu da, aradaki güven bunalımını daha bir derinleştirir.. &#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;(-Başkan değil- Amerikan Başkanı Barack Hussein Obama’nın Türkiye gezisi sırasında söylediklerine de bir sonraki yazıda değinelim, inşaallah..)&#13;
Selahaddin E. Çakırgil/HAKSÖZHABER
&lt;/p&gt;</description><category>nato, kuzey atlantik ittifaki, abd, emperyalizm, siyaset, Özgürlük, sömürgecilik, dünya, haber, selahaddin eş çakirgil, yazarlar, yazılar</category><pubDate>07 Apr 09 18:11:50 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/wiki/1610/618/60.%20y%C4%B1l%C4%B1nda%2C%20-ba%C5%9Fkomutan%C4%B1%20ve%20ba%C5%9Ffeda%C3%AEsiyle-%20materyalist%20emperyalizmin%20sivri%20m%C4%B1zra%C4%9F%C4%B1-%20NATO-</guid></item><item><title>Bülent Arınç'tan dobra dobra</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1359/46996/B%C3%BClent%20Ar%C4%B1n%C3%A7%27tan%20dobra%20dobra</link><description>&lt;p&gt;Bülent Arınç'tan dobra dobra&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/4/4/8/1/144815.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti denince ismi ilk akla gelenlerden biri olan eski TBMM başkanı Bülent Arınç, seçim sonuçlarını değerlendirdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yenişafak Gazetesi'nden Mehmet Gündem'in Bülent Arınç'la röportajı:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti'nin sembol isimlerinden birisiniz. Seçim bölgeniz Manisa'da partiniz belediye başkanlığını kaybetti. Ne oldu Manisa'da?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Merkezde kaybettik. 2004'te 42 bin olan oyumuz 57 bine çıktı. 15 bin civarında artışımız var. 2004'te ANAP'ın adayı yüzde 20, DYP'nin adayı da yüzde 19 oy almıştı. Bu yaklaşık 40 bin oya tekabül ediyordu. Bu seçimde bu iki parti buharlaştı. CHP'nin oylarında da 5 bin civarında azalma var. Manisa'da yer değiştiren bu oylar bize değil MHP'ye gitti. Bunu seçim öncesi de tahmin ediyorduk.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu oylar neden size gelmedi?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu seçimde Türkiye genelini ilgilendiren farklı bir siyasi proje işlendi. Blok oluşturulacak ve AK Parti'ye karşı en güçlü parti hangisiyse onun adayı desteklenecek. Manisa'da bu MHP olarak seçildi. Trakya'dan Ege ve Akdeniz sahillerine kadar yapabildikleri her yerde bu projeyi uyguladılar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Seçim AK Parti ve ötekiler şekline mi dönüştü, yani karşınızda örtülü ittifak mı kuruldu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Evet. Manisa'da MHP enteresan bir aday tespiti yaptı. CHP'li bir aileden gelen, iki dönem ANAP'ta siyaset yapan, liberal birini aday yaptı. Üç buçuk partinin ittifakı söz konusu olunca oylarımız artmasına rağmen kazanamadık.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BENİ ETKİSİZ KILMAK İSTİYORLAR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tek izah bu mu?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Olayın şahsıma bakan bir yanı da var, "Bülent Arınç siyasette önemli bir figür, onu seçim bölgesinde başarısız kılmak ve yıpratmak Türkiye geneli için önemli bir siyasi projedir" diyenler oldu. Bunu geçmişte de gördük, CHP'lilerin zaman zaman boykotları, protestoları oldu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sizden ne istiyorlar?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Varlığımdan rahatsız olan bir çevre var. Siyasi kimliğim, duruşum, söylemlerim ve bazı konularda etkin olmam birilerini rahatsız ediyor. Beni etkisiz kılmak istiyorlar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sonuçta Manisa'yı kaybettiniz, hiç mi hatanız yok?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Manisa'nın 15 ilçesinden dokuzunu AK Parti aldı. Şüp-hesiz hatalarımız var ama sonucu etkileyecek boyutta değil. Merkezde adayımız da doğru bir isimdi. Manisa'yı bir ihtimal kaybedebiliriz diyordum ama Balıkesir'i kaybetmek aklımdan geçmezdi. AK Parti karşısında geliştirilen derin strateji devreye girdi ve bu tablo ortaya çıktı. Belki biz de bazı söylemlerimizle bu stratejinin temel dayanaklarını oluşturduk.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ÜSLUBUMUZ HATALIYDI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yani?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Muhalefetin hepsine birden aşırı yüklenmeniz onları beraberliğe itti. Mesela "ruh ikizleri" söylemi… Onları rencide edici bazı söylemler de yakınlaşmalarına etki yaptı, "AK Parti, bir tek ben varım diyor, bizleri yok sayıyor, birlik olup gününü gösterelim" dedirtmiş olabiliriz. Yeni bir siyasi mühendislik projesinin devrede olduğu da çok açık.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbakan seçim gecesi sizi arayıp "Manisa'da ne oluyor" dedi mi?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Basına göre sabaha karşı üç kişiyi aramış, birisi de benmişim. Yeminle söylüyorum ki telefon açıp Manisa'da ne oldu demedi. Genel başkandır, hesap sorma hakkı var ama aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Salı günü kendisine hem Türkiye geneli hem Manisa ile ilgili değerlendirmelerimi aktardım.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;SEÇİMLER BİR DÖNEM NOKTASI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Siz yüzde 39'u küçük mü görüyorsunuz?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Oylarını artıran CHP, MHP, DTP, SP kendilerini başarılı görebilir. AK Parti açısındansa başarı ve başarısızlık pek söz konusu değil. Bizim izah etmekte çektiğimiz sıkıntı şu; 2001'de kurulmuş bir parti, 2002'de yüzde 35'le tek başına iktidar. 2004'de yüzde 42, 2007'de yüzde 47. Bu çizgi hep yukarıya gidecek zannedildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Beklentiler yüksek olunca alınan netice tatmin edici görünmeyebilir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Mahalli seçimleri mahalli seçimlerle, genel seçimleri genel seçimlerle karşılaştırmak gerekir. Unutulmasın, 2007 seçimlerinde cumhurbaşkanlığı sürecinde yaşananlar ve 27 Nisan bildirisi bize artı 10 puan getirdi. Süreç normal işleseydi beş yıllık iktidar yıpranmışlığının, muhalefeti biraz güçlendireceği, iktidarı da biraz zayıflatacağı beklenirdi. Bizim stabil oy oranımız yüzde 40'lar seviyesidir. Bu seçimler de bunu ortaya koydu. Bu başarısızlık değildir ama bir dönüm noktasıdır.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kim nereden dönecek?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Partinin yeniden ayağını sağlam basması açısından dikkat etmesi gereken, Türkiye'nin şartlarını iyi okuması, muhalefetle iktidar arasındaki ilişkilerin çok daha değişik açılardan ele alınması gerektiğini gösteren bir sonuçtur.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Normalleşme imkanı mı?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Evet. Muhalefete yüklenirken farkında olmadan seçimi mahalli seçim havasından çıkarıp genel seçim havasına soktuk. Rakibimiz CHP olması gerekirken, hepsine aynı tavır ve üslupla yaklaşıp CHP'nin yanına ittik. Belediye hizmetlerimiz iyiydi ama kazanmamıza yetmedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hizmet siyaseti değil, kimlik siyaseti etkili oldu deniyor…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bazı şeyleri yeniden düşünmek lazım. Kavgacı ve sert üsluplar da seçmeni tahrik etmiş olabilir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TEŞKİLATLAR TEMBELLEŞTİ YÜKÜ BAŞBAKAN TAŞIDI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti kendi iddiasıyla mı imtihan oluyor?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Teşkilatlar işi Başbakan'ın yüksek karizmasına ve Davos'un oluşturduğu havaya bıraktılar. Teşkilatlarda pek fazla seçim çalışması yapılmadı, mitingler yeterli görüldü, "Başbakan Erdoğan gelse on binleri, yüz binleri toplar, bu iş biter" havası esti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Teşkilat tembelleşti mi?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Teşkilat hem tembelleşti hem de her şeyi Tayyip Bey'den bekledi. Meydanlar dolunca teşkilatlar ve adaylarımız, bu rüzgar bize yeter dediler. Mitingler doğrudan sandığa yansımaz, o bir gövde gösterisi, alana inip tek tek insanlara ulaşmak lazım…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti eskiden mağdurdu, şimdi biraz mağrur mu oldu?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aşırı kendine güven olabilir. Mağrurluk partiden ziyade adaylarla, partinin vitriniyle ilgi olabilir. Ne Anadolu'daki taban için ne de Sayın Başbakan için mağrur denmesini doğru bulmam. Tayyip Bey aldığı terbiye itibarıyla mağrur bir insan olamaz… AK Partili olduğu iddia edilen bazı insanların medyaya yansıyan özel hayatları, kulaktan kulağa geçen halleri mağrurdan ziyade şımarık, haddini bilmez, herkesi küçümseyen bir görüntü vermiş olabilir, ona hayır demem. Belleklerde böyle şeyler duruyordur.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BASINZEDEYİZ AMA BAŞBAKAN BASINA DAVA AÇMAMALI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Fehmi Koru, "Başbakan'ın Aydın Doğan ile kavga etmesi hataydı, bu da oy kaybettirdi" diyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbakan da ben de kendimizi medya mağduru olarak görüyoruz, basınzedeyiz… Her hareketi bir yanlış yoruma veya haksız eleştiriye maruz kalmış bir insanım. Köşe yazarlarının bizimle ilgili peşin hükümlerini, ön yargılarını, yok etmek için "ne yapsam daha etkili olur" diye düşündüklerini bilirim. Bu güne kadar hep mağduriyet gördük. Haksızlıklara rağmen basını karşımıza almanın pratikte faydasını görmedim. Eskiden fazla tahammül edemediğim için sürekli dava açıyordum.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şimdi?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Biri beni ikaz etti; dava açmanın hiçbir faydası yok dedi. Artık dava açmıyorum.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbakan Erdoğan'ın açtığı davalar var.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tahammül edemiyor, dava açıyor ama davaların yüzde 99'unu kaybetmeye mahkum. Çünkü Yargıtay 4. Hukuk Dairesi öyle içtihat geliştirdi ki kim Başbakan'a veya bana, bizden birine hakaret ederse "ağzına sağlık" şeklinde kararlar alıyor. Sürekli basınla didişen bir pozisyona düşüyoruz. Bence bu aşamadan sonra Sayın Başbakan açtığı davaların tümünü geri almalı. İsten basın ister mizah dergileri olsun bundan sonra hiçbir dava açmamalı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Basınla kavgaya geri dönelim..&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Basınla yaptığı kavganın AK Parti'ye de Sayın Başbakan'a da faydası olmadığını düşünüyorum. Doğan Grubu iktidarın kendilerini muhatap alarak, ezmek ve yok etmek istediğini söyleyip yazarak mağdur rolüne girdi. Basınla ilişkileri de masaya yatırmak lazım…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu herhalde Başbakan ve Aydın Doğan'ı nikah masasında yan yana oturtalım anlamına gelmiyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Onu Başbakan'a sordum, defacto bir durum olmuş. Bilseydi gitmezdi…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Halk sorguluyor, meydanlarda kavga edeceksin, kapalı mekanlarda aynı masayı paylaşacaksın...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu kavganın gerçek olduğuna inanıyorum ama kavganın bir siyasi partiye, Başbakan'a, onun prestijine olumlu katkı sağladığı konusunda şüpheliyim.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sizin basınla aranız eskiye nazaran daha mı iyi?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Basından biraz uzaktayım ama yine de sözlerimi takip edip yorumluyorlar…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Medya açısından kesin haber çıkacak isimlerden birisiniz…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bazılarına göre meziyet bazılarına göre eksiklik görülen bir yanım var; Kim ne sorarsa önünü arkasına düşünmeden ne biliyorsam açık yüreklilikle söylüyorum. "Sözün odun gibi olsun ama doğru olsun" diyen Mehmet Akif'in izindeyim galiba...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BOZULMAZSAK BİZİ KİMSE YIKAMAZ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti'nin sembol üç ismi, Erdoğan, Gül ve Arınç. Gül, Çankaya'da. Arınç ne Meclis Başkanı ne de Bakan. Hırslı, agresif, kavgacı, asi olduğunuz sık sık yazılıyor. Başbakan'ı yalnızlaştırma gibi bir projenin sürdüğünü görüyor musunuz?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu tür niyetler, stratejiler hep olur, önemli olan bizim ne olduğumuzdur. Kendi içimizde bozulmaz, çizgimizde sağlam durursak bizi kimse yıkamaz.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hırslı mısınız, mesela Köşk sürecinde hiç pazarlık yapmadınız mı?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Siz sorunun cevabını biliyorsunuz. Çok şükür o konularda hep fedakarlıkta bulunmuş bir insanım. Nerede, ne zaman, ne işe yarayacağımı bilirim. Bulunduğum hiçbir yere belli bir plan yaparak gelmedim, hırsa kapılmam, kadere inanırım. Bugünkü konumumdan da şikayetçi değilim.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Son sözü söylemek gibi bir arzunuz yok mu?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Beni sevenlerin gönlünden benimle ilgili Köşk, Bakanlık geçebilir. Bunlar hüsnü zandır ve beni hiç etkilemiyor. Eşimle beraber yaşantımızdan memnun, mutlu ve huzurluyuz. Öne çıkmak gibi derdim yok. Bildiğim doğruları da eğip bükmeden yeri geldiğinde söylerim. Yapılması gereken her işi yaptım, her kademede bulundum, şurası da eksik kaldı diyecek halim yok. Bunlar da Allah'ın takdiri. Bakanlar arkadaşım, ayrıca Bakan olmama gerek yok. Ama siyaseti sadece hırs işi olarak gören arkadaşlarımız var. Sadece kırmızı plaka ya da makam aracı için şu koltuğa ben otursam diyenler var…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başbakan yeni dönemde sizi kabinede görmek istediğini söylerse…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Meclis Başkanlığı sonrasında konuştuğumuzda hükümette görev almak istemediğimi, bir süre dinlenmek istediğimi söylemiş, milletvekili olarak bana nerede görev verirseniz koşarım demiştim. Şimdi de yapıp yapamayacağıma bakarım…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İstiklal Marşı'nın ruhu hırpalanıyor&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Geçen haftalarda iki konuyla gündeme geldiniz, biri İstiklal Marşı, diğeri Ergenekon'da yargılanan paşalar. İstiklal Marşı'yla ilgili ne demek istediniz?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eskiden beri rahatsız olduğum bir durum var, sivil toplantılarda birisi çıkıp programı arz ediyorum diyor. Askeri bir toplantıda olsa anlarım ama sivil bir toplantıda arz ederim… Ardından saygı duruşu, İstiklal Marşı, konuşmalar, plaket töreni diyor ve sonunu arz ederim diye bağlıyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Garnizon kültürü...&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;12 Eylül'den kalma bir şey. Çoğu valiye bunu söyledim, neden arz etsin, saygıdeğer konuklar diye başlasın. Benim İstiklal Marşı ile bağımı kimse sorgulayamaz ancak Türkiye'de bazı şeyler sulandırılıyor, gereksiz yerlerde kullanılıyor. Milli törende, resmi toplantıda saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın gerekli olduğunu ben de düşünürüm ama konsere, konferansa saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlanılmamalı. Adana'da bir sivil toplum örgütünün düzenlediği ekonomik istikrar konulu toplantı da arz ederimle başlayınca konu açıldı…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu işin bir standardı yok, huzurevi ziyaretinde de aynı tören mantığı devreye giriyor…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Başıma o da geldi. Meclis Başkanı iken eşimle birlikte bir huzurevine ziyarete gittik. Hediyelerimizi verdik, ellerini öptük, yanlarına oturduk. Bir sunucu çıktı, programı arz ediyorum dedi, ardından saygı duruşuna çağrı yaptı. Hem üzüldüm hem kızdım, yerinden kalkamayacak yaşlı ve hasta kadınlar vardı, ne yapacaklarını şaşırdılar, kollarına giren görevliler oldu, ayağa diktiler. Huzurevinde resmi törenin ne anlamı var diye çıkıştım. Siz şirketin yönetim kurulu toplantısında saygı duruşu, İstiklal Marşı okur musunuz. Her şeyin bir adabı var. Bu işin bir kuralı olmalı…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Meclis'te asker geri çekilecekti&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Devlet bir protokol yapmalı…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yapmalı ama devlette bu işler zor. Protokolü Dışişleri yapar gibi görünüyor ama Cumhurbaşkanlığı tasdik ediyor. Sayın Gül, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde birkaç tane protokol kuralına itiraz ettim.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nelere?&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İllerde milletvekillerinin protokoldeki yeri 6. sırada. Valinin bir yanında belediye başkanı diğer yanında albay. Milletvekilleri daha üst sıralarda olmalı dedim. İkinci itiraz ettiğim konu da, Cumhurbaşkanlığı genel sekreteri ve Başbakanlık müsteşarının ön sıralarda olmasına karşın meclis genel sekreteri protokolün 58. sırada olmasıydı. Bir düzenleme yapılmasını istedim. Her halde yapar dedim. Bakanlıktan "Cumhurbaşkanımız (Ahmet Necdet Sezer) uygun görmemektedir" diye bir cevap geldi. Daha sonra Meclis'in yeni protokolü diye bir çalışma başlattım sonuçlanmadı. Meclis'in millet iradesini önceleyen sivil bir protokol yapması gerekir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Meclis'in güvenliğini de hâlâ bir tabur sağlıyor…&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu eskiden beri tartışılıyor. Taburun, sayısı biraz daha azaltılarak törensel amaçlı hale getirilirse daha iyi olur. Genelkurmay ile bir noktaya gelmiştik. İstanbul'da milli saraylarda asker geriye çekildi, onun yerine polis konuldu. Nihai hedefim, Meclis ve mili saraylarda asker olmasın, sivil bir özel güvenlik teşkilatı kuralımdı. Sayın Büyükanıt da sayının küçültülmesi konusunda benimle hemfikirdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;MEHMET GÜNDEM-YENİ ŞAFAK
&lt;/p&gt;</description><category>bülent arınç tan dobra dobra, bülent arınç, seçimler, manisa, yerel seçim, siyaset, akp, adalet ve kalkınma partisi</category><pubDate>06 Apr 09 14:24:24 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1359/46996/B%C3%BClent%20Ar%C4%B1n%C3%A7%27tan%20dobra%20dobra</guid></item><item><title>DEVRİMCİ CİCİ DEMOKRAT PKK'NIN TEHDİT BELGESİ</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1678/2644/DEVR%C4%B0MC%C4%B0%20C%C4%B0C%C4%B0%20DEMOKRAT%20PKK%27NIN%20TEHD%C4%B0T%20BELGES%C4%B0</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;HALKI BAKIN NASIL TEHDİT ETMİŞLER&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Güneydoğu'da dağıtılan dehşet mektup&lt;br /&gt;&#13;
Ev ve işyerlerine bırakılan tehditlerle dolu mektup ortaya çıktı. İşte o mektubun orjinali...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Güneydoğu'daki seçimlerden önce evlere dağıtılan bildiriler ortaya çıktı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Van’da seçimlerden bir gece önce bazı evlerin önüne kendilerini Halk Fedai İntikam Birlikleri olarak tanıtan kişiler tehdit bildirileri atmıştı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Erdoğan’ın Londra’daki konuşmasında atıfta bulunduğu bildirilerde DTP’ye oy vermeyenlere tehditler savruluyordu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İŞTE COĞRAFYAMIZDAKİ SEÇMENE TEHDİTLER İÇEREN O MEKTUP...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/secim_mektup.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bakınız ki solcu sosyalist komünist olduğunu her zaman beyan eden bu katiller bu münafıklar nasıl da islamiyet hakkında hüküm verme cüretini kendilerinde  buluyor .Yaptıkları münafıklığın yanında zaza coğrafyasında ki eski AKP li belediye başkanlarına uyguladıkları iftira kampanyasının bir izi de yine bu rezalet belgesinde ortaya çıkmaktadır.Halen bu şeref fakirlerini iyi bir insan gibi görmeye göstermeye çalışan sözde zaza olduğunu iddia eden bizim ahmakların da aklına şaşıyorum.&lt;br /&gt;&#13;
    Zeynelabidin
&lt;/p&gt;</description><category>dtp, pkk, katiller sürüsü, tehdit, yerel seçim, zazana, zaza coğrafyası, akp, devrimci demokrat, katil devrimciler, katil demokratlar, siyaset, gerçek, özgür zazalar</category><pubDate>04 Apr 09 17:19:41 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1678/2644/DEVR%C4%B0MC%C4%B0%20C%C4%B0C%C4%B0%20DEMOKRAT%20PKK%27NIN%20TEHD%C4%B0T%20BELGES%C4%B0</guid></item><item><title>"PKK ölümle tehdit ederken rekabet zor"</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1678/2633/%22PKK%20%C3%B6l%C3%BCmle%20tehdit%20ederken%20rekabet%20zor%22</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;"PKK ölümle tehdit ederken rekabet zor"&lt;br /&gt;&#13;
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Brüksel'de AKP'nin Güneydoğu Anadolu'daki oy kaybıyla ilgili olarak konuştu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://www.timeturk.com/images/news/3481.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Çarşamba, 01 Nisan 2009 09:42&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bağış, "Terör örgütünün halkı ölümle tehdit ettiği bölgede seçim rekabeti yapmak zor" dedi. Egemen Bağış, Türkiye - AB Karma Parlamento Komisyonu'nun 61. toplantısında soruları yanıtladı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye'nin güneydoğusunda yaşadıkları oy kaybının sorulması üzerine Bağış, DTP'yi kastederek, terör örgütü yandaşlarınca "Çocuklarınızı seviyorsanız şu partiden başkasına oy atmayın" yazan broşürler dağıtıldığını söyledi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Yerel seçimlerin tamamlanmasıyla Türkiye'nin önünde seçimsiz 3 yıla yakın zaman olduğuna dikkati çeken Bağış, bu süreyi anayasa değişiklikleri dahil reformlar için kullanmak istediklerini ve AB üyeliğiyle ilgili yasama çalışmalarına muhalefetin katkısını beklediklerini söyledi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bağış, Türkiye'de basın özgürlüğüyle ilgili endişelerin dile getirilmesi üzerine, hükümetin son 7 yılda basın özgürlüğünü geriye götürecek hiçbir düzenlemeye imza atmadığını vurgulayarak, bir medya şirketi hakkındaki sürecin basın özgürlüğünü değil vergi mevzuatını ilgilendirdiğini bildirdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Aynı grupla daha önce yaşanan başka bir vergi sorununun uzlaşmayla sonuçlandığını hatırlatan Bağış, "Halihazırda bakanlıkla (Maliye) hemfikir olmadığı konularda yargı yolu açıktır. AK Parti'ye açılan kapatma davasında da görüldüğü üzere Türkiye'de yargı bağımsızdır" diye konuştu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bağış, Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen'in NATO Genel Sekreteri adaylığı konusunda ise, "Önce resmi adayları görmemiz gerekiyor" karşılığını verdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kişisel görüşünün, Rasmussen'in karikatür krizi ve Roj TV'nin kapatılmaması konularında "daha güçlü liderlik göstermesi gerektiği" yönünde olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Rehn: "Seçim enerji kaybına yol açtı"&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Türkiye'deki yerel seçimlerin "çok fazla enerji kaybına yol açtığını" belirten Rehn, "İnsanlar oyunu kullandı, şimdi reformlara odaklanma zamanı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kimi büyük refomlar taahhüdünde bulunduğunu öğrendim. Siyasal yelpazeyi oluşturan herkesi, yalnızca AB üyeliğinin gereklerini yerine getirmeye, ortak amacımızın yaşama geçirilmesi için gereken reformların takipçisi olmaya teşvik ediyorum" diye konuştu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Reformların Türk halkının çıkarına olacak biçimde özgürlükleri ve hukukun üstünlüğünü güçlendirecek ve demokratik laikliği destekleyecek yönde olmasını isteyen Rehn, "Doğan Yayın Grubu hakkındaki son idari işlem başta olmak üzere son dönemdeki kimi olaylar nedeniyle" Türkiye'deki basın özgürlüğü üzerinde yeniden düşünmeye başladığını dile getirdi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
"Devletle özel bir şirket arasındaki vergi anlaşmazlığına AB Komisyonu'nun müdahale edemeyeceğini ve etmeyeceğini" vurgulayan Rehn, "uzlaşma&lt;br /&gt;&#13;
eksikliği ve bağımsız bir basın grubunun ekonomik açıdan varlığını sürdürme kabiliyetini tehdit eden mali yaptırımın net biçimde her açık toplumun köşe taşı olan basın özgürlüğüne dokunduğunu" savundu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Rehn, "Süren bir yasal süreç olduğunu anlıyorum. AB Komisyonu, oransallık, tarafsızlık ve yargının bağımsızlığı ilkelerini aklında tutarak bunu yakından izleyecek" dedi.
&lt;/p&gt;</description><category>pkk, dtp, faşizm, kürtçü faşistler, kürt faşizmi, kürtçü ırkçılık, gerçekler, katiller, zorbalar, siyaset, güneydoğu, yerel seçimler, egemen bağış</category><pubDate>01 Apr 09 12:30:41 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1678/2633/%22PKK%20%C3%B6l%C3%BCmle%20tehdit%20ederken%20rekabet%20zor%22</guid></item><item><title>1 NUMARANIN KAPISINDAN NİÇİN DÖNÜLDÜ?</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1674/2631/1%20NUMARANIN%20KAPISINDAN%20N%C4%B0%C3%87%C4%B0N%20D%C3%96N%C3%9CLD%C3%9C%3F</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;1 NUMARANIN KAPISINDAN NİÇİN DÖNÜLDÜ?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
1 NUMARA ile ilgili şok iddia&lt;br /&gt;&#13;
"Sabih Kanadoğlu’nu ve Tuncer Kılınç’ı gölgede bırakacak bir şahsın evine son anda gidilemedi. Operasyon yarıda kesildi." İşte Şamil Tayyar'dan son analizler...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Aradan geçen yaklaşık 2 yılda ne bütün failler, ne yapının tam fotoğrafı ortaya çıktı. Konuyu yakından takip eden Star Gazetesi Ankara Temsilcisi Şamil Tayyar, Neşe Düzel'le yaptığı ropörtajda, davanın seyrine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Tayyar, Ergenekon davasında “gizli” pazarlıkları, kimlere dokunulamadığını, bundan sonra ne olacağını, kimlere dokunulabileceğine dair fikirlerini paylaştı. İşte ropörtajdan çarpıcı notlar...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
"Bu iş daha büyük isimleri kapsıyor. Onuncu dalga operasyonda Sabih Kanadoğlu’nun sadece evi arandı. Onun ifadesi bile alınamadı. Bence müdahale edildi. Kendisi aramadan sonra televizyona çıktı, Bana, Danıştay cinayetini ve Cumhuriyet Gazetesi’ne atılan bombaları sordular” dedi. O olaylarla bağlantısı olduğu iddia ediliyor ki, evine giden savcı ve emniyet görevlisi tarafından bununla ilgili görüşü sorulmuş. Bunlar ev aramasında dosyalar karıştırılırken ayaküstü sorulacak sorular değil. Zaten Birinci ve İkinci İddianamelerin ruhuna bakarsanız, Danıştay baskını ve Cumhuriyet’e bombalarla ilgili olarak sadece örgütün üst düzey yöneticileri suçlanıyor. Çünkü örgüt yöneticileri üyelerin yaptıkları tüm eylemlerden sorumlu tutuluyorlar. Bu cinayeti bizatihi Sabih Kanadoğlu işlemediğine göre, ona isnat edilen suçlama örgüt yöneticiliğidir.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon çok tepelere çıktı diye mi sürece müdahale edildi sizce?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Evet. Hatta bu isimleri gölgede bırakacak önemli bir şahsın daha evine gidileceği ancak bir müdahale sonucunda gidilemediği iddiası var. Operasyon grubu içindeki Emniyet’ten bazı isimler bize, bunun Sabih Kanadoğlu’nu da, Tuncer Kılınç’ı da gölgede bırakacak bir isim olduğunu, fakat operasyonun yarıda bırakıldığını söylediler. ‘Zımni mutabakat bozuldu ya da bir numaraya kadar gidilecek yolun üzerine çok ciddi bir bariyer çekildi’ derken bunu anlatmaya çalışıyorum."&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;
&lt;br /&gt;&#13;
İkinci İddianame’ye de baktığımızda, Ergenekon’un en tepesinde darbecilikle suçlanan gene sadece iki emekli general var. Bunlar gerçekten örgütün en tepedeki isimleri mi?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Birinci ve İkinci İddianameleri topladığınızda 142 sanık var. Ayrıca dokuz ve onuncu dalga operasyonlarla ilgili olarak 77 kişi hakkında da soruşturma devam ediyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bedrettin Dalan bunlar arasında mı?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Evet. Aslında çok kritik isimler olacak Üçüncü İddianame’de. Eski MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılınç, eski Özel Harekât Daire Başkanı İbrahim Şahin, eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Türk Metal Sendikası Başkanı Mustafa Özbek... Hepsi Üçüncü İddianame’de olacak. İkinci İddianame’ye gelince... Şu anda bir numaralı sanık eski Jandarma Genel Komutanı emekli General Şener Eruygur, iki numaralı sanık eski Birinci Ordu Komutanı emekli General Hurşit Tolon, üç emekli Albay Levent Ersöz, dört emekli albay Hasan Atilla Uğur, beş numaralı sanık da emekli General Veli Küçük. Darbe girişimleri onların görev yaptığı dönemde olmuş. Bu isimlerden sadece Eruygur ve Tolon için Ergenekon örgütüyle ilgili “kurucu üye ve üst düzey yönetici” tanımı yapılıyor. Diğer üç sanıkla ilgili sanıkla böyle bir ifade yok.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bundan, Ergenekon’un kurucu üye ve tepe yönetici sayısının aslında iki generalden ibaret olmadığını mı anlamalıyız?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Tabii. Ergenekon’un ele geçirilen bir örgüt şeması var. Orada, “Ergenekon Başkanlığı” deniyor. Bu başkanlık beş ya da yedi kişilik bir “Konsey”i tarif ediyor. Şu anda sanık iki kişi var. Asgari üç kişinin daha bu konseyde olması lazım. Savcılar buraya kimleri oturtacaklar, bilmiyoruz. Üçüncü’de mi belli olacak bu? Üçüncü İddianame’ye, Eruygur ve Tolon’la aynı fonksiyonu icra eden veya o konseyde yer alan iki isim daha girebilir. Bunlar emekli asker ya da sivil olabilir. Ağırlıklarına baktığımız zaman ilk akla gelen isimler, Tuncer Kılınç, Sabih Kanadoğlu ya da Kemal Yavuz... Kılınç ve Yavuz’un ifadeleri alındı. Üçüncüye sanık olarak girerler mi henüz bilmiyoruz. Ama konseyin tamamlanması için en az üç kişiye daha ihtiyaç var. Bunlar kim bilmiyoruz.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Dava konusu olan Ergenekon örgütü kaç yılında kurulmuş?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ele geçirilen belgelere göre, 1999’un ekim ayında kurulmuş. Aralıktan itibaren faaliyete başlamış. Aslında bu, ordu içindeki iktidar savaşının sonucunda ortaya çıkmış bir örgüt. Dava konusu olan Ergenekon, 28 Şubat kadrolarına karşı kuruldu. Bunların o dönemdeki rakipleri Batı Çalışma Grubu’ydu. 1998 yılı 30 ağustosta Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı emekli oldu. Onun emekli olmasıyla iki grup arasındaki iktidar çatışmasında güç dengesi Ergenekoncular lehine değişmeye başladı. Çünkü Karadayı’nın yerine Hüseyin Kıvrıkoğlu genelkurmay başkanı oldu. Kıvrıkoğlu, bir yıl, Karadayı’nın kendisine emanet ettiği kadrolarla çalıştı. 1999 ağustosundaki Şûra’da ise kendi damgasını vurdu.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon’un en az beş kurucusu var. Eruygur ve Tolon biliniyor. Diğer üçü, Üçüncü İddianame’de çıkacak. İlk akla gelenler Kanadoğlu, Tuncer Kılınç, Kemal Yavuz&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ne yaptı?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Eruygur, Tolon ve eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, Kıvrıkoğlu’nun çok yakın çalışma arkadaşlarıdır. Onun döneminde güçlendiler. 1997’de Kıvrıkoğlu’na suikast girişiminde bulunulduğu iddiasını çok daha kolay aydınlatabiliriz bu yüzden. Kıbrıs’ta bir tören sırasında tribüne ateş açılmış ve Kıvrıkoğlu’nun önündeki birine oturan bir albay ölmüştü. Tatbikatı Özel Kuvvetler yapıyordu. Özel Kuvvetler, Genelkurmay Başkanlığı’na bağlıdır. Burası karanlık bir noktadır. Kıvrıkoğlu’nun genelkurmay başkanı oluncaya dek 1998 yılı boyunca uçağa binmediği ve özel programlara katılmadığı anlatılır. Gerçi, aradan epey zaman geçtikten sonra 28 Şubat kadroları içinden Ergenekoncularla işbirliği yapanlar oldu. Mesela Genelkurmay Adli Müşaviri Erdal Şener... Aynı şekilde Susurluk’un içindeki bazı kadrolar da daha sonra Ergenekon’la işbirliği yaptılar. Mesela Veli Küçük, Sami Hoştan, İbrahim Şahin... Ama 28 Şubat’ın lider kadrosundan Çevik Bir bugün ortalıkta yok mesela...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
28 Şubat darbesinde genelkurmay başkanı İsmail Hakkı Karadayı’ydı. Bugün Karadayı’nın kasetleri yayınlanıyor. Bu kasetlere göre Karadayı, 367 kararı için baskı yapıyor, ANAP ve DYP’yi birleştirmeye çalışıyor. Karadayı da mı daha sonra Ergenekonculara yakınlaştı?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Karadayı genelkurmay başkanı olmasına rağmen 28 Şubat’ın lideri değildi. Karadayı alt kadroları sert buluyordu. 28 Şubat’ın lider kadrosu Çevik Bir ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya’ydı. Batı Çalışma Grubu’nu da Erkaya kurdu. Daha sonra Batı Çalışma Grubu güç kaybetti. Yerine Ergenekon parladı. 28 Şubat kadrolarıyla Ergenekon arasında iktidar kavgası yaşanmış olsa da, AK Parti’nin iktidar olması üzerine, 28 Şubat’ın tasfiye olmuş bazı isimleri, Ergenekon’la mutabakata girdiler. Karadayı da böyle bir zımni mutabakata girmiş gözüküyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
28 Şubatçılar Amerikan karşıtı değillerdi. Ergenekoncular ise Amerikan karşıtı ve Rusya’yla işbirliği kurulmasını istiyorlar. İki darbeci grubun arasındaki ideolojik farklılık bu muydu?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekoncular başta Amerikan karşıtı değillerdi. Onların Avrasya politikası, Rusya’yla ve Almanya’yla yakınlaşma politikaları 1 Mart 2003 tezkeresinden sonra başladı. 1 Mart tezkeresinde AK Parti hükümetiyle Amerika arasında yaşanan gerginlikten yararlanmak istediler. Zaten 2003-2004 yıllarında darbe planları hazırlamaya cesaret etmelerinin bir sebebi de budur. O tarihte Amerika, AK Parti hükümetini hırpalamak ve burnunu sürtmek adına hükümet karşıtı faaliyetleri engelleyici olmadı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Amerika, hükümete darbe bilgisini vererek mi Ergenekona müdahale etti?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Hem siyasi iktidarı bilgilendirerek bence müdahale etti. Ayrıca Amerika’nın bilgisi olmadan ve onun desteğini almadan Türkiye’de darbe yapamazsınız. Dolayısıyla o dönemde AK Parti hükümetinin de darbecileri kontrol etmeye çalıştığını görüyoruz.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Askerî ihalelere giren ya da fabrikaları Jandarma bölgesinde olan patronlardan Ergenekon’a para akmış. Ergenekon, bu işadamlarıyla çok sıcak temas kurmuş&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Ergenekon davasının tümüne bir darbe hazırlığının davası olarak bakmak mümkün mü?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Evet. Şu anda Ergenekon bir darbe davası haline geldi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
İddianame, üç eski kuvvet komutanının görevdeyken bir ayaklanma hazırlığına katıldıklarını ama emekli olduktan sonra bu girişimden çekildiklerini söylüyor. Niye onlar durdu da Eruygur ve Tolon duramayıp devam etti sizce?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Örnek’in günlüklerinden, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman asında en az Eruygur kadar bu işe hevesli biri gibi algılanıyor. Bence Amerika bazı istihbarat bilgilerini MİT’le ve hükümetle paylaştı. Dönemin MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun, komutan Aytaç Yalman’a gidiyor ve, “Şener Eruygur’u uyarın. Bazı yanlış işler yapıyor. Sanmayın ki bunlar gizli kalıyor. Birileri bunlardan haberdar” diye uyarıyor. O konuşmadan sonra Yalman deşifre olduğunu hissediyor ve bunun bedelinin ağır olduğunu düşünmüş olmalı ki yavaş yavaş darbe planlarından ve Şener Paşa’dan uzaklaşıyor. Aynı şekilde diğer kuvvet komutanları İbrahim Fırtına ve Özden Örnek de kopuyorlar.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
MİT onları niye uyarıyor?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Sonuçta başbakanlığa bağlı bir kurum. Belki hükümetin baskısıyla uyarıyor. Belki de Amerika darbeye dur deme ihtiyacını duydu ve bu operasyonu MİT üzerinden yaptı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Aytaç Yalman’la Şener Eruygur’un kişisel banka hesaplarından 1,5 milyon doları transfer edip dinleme aygıtları alındığını duyurdu Taraf gazetesi. Bu paralar nereden gelmiş olabilir?&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu iddia doğruysa, ciddi bir kaynak ayırdıkları anlaşılıyor bu işe. Ergenekon’un iş dünyasıyla ilişkileri olduğunu biliyoruz. Bunlar Ergenekon üyesi değiller. Ama bunlar askerî ihalelere girdikleri ve orduyla iş yaptıkları için ya da fabrikaları Jandarma bölgesinde kurulu olduğu için, Ergenekon, iş dünyasından ciddi bir para akışı sağlamış gözüküyor. Özellikle Jandarma bölgesinde işletmeleri bulunan patronlarla Jandarma arasında daha sıcak bir temas kuruluyor.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
TARAF
&lt;/p&gt;</description><category>siyaset, akp, ergenekon, derin çete, demokrasi, darbe, Çete, pkknın babaları, devrim, devrimci demokrat darbeciler</category><pubDate>01 Apr 09 12:10:29 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1674/2631/1%20NUMARANIN%20KAPISINDAN%20N%C4%B0%C3%87%C4%B0N%20D%C3%96N%C3%9CLD%C3%9C%3F</guid></item><item><title>AK Parti'ye oy verirseniz ölürsünüz!</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1048/2629/AK%20Parti%27ye%20oy%20verirseniz%20%C3%B6l%C3%BCrs%C3%BCn%C3%BCz%21</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;VAN'DA SEÇMENE ÖLÜM TEHDİDİ&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti'ye oy verirseniz ölürsünüz!&lt;br /&gt;&#13;
DTP, Doğu ve Güneydoğu'da belediye sayısını 5'ten 8'e çıkarırken 2004 yılında aldığı 5,1 oranındaki oyunu da 5,4'e yükseltti.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu sonuçlarla oy artışı sağlayamadı ama AK Parti'nin bölgedeki yükselişine set çekti. İktidar partisinin reformlara rağmen oy kaybetmesi şaşkınlığa yol açtı. Bu düşüşün sebebi tartışılırken, Van'da yaşananlara dikkat çekiliyor. Gergin bir seçim süreci yaşanan kentte, 28 Mart akşamında ev ve işyerlerine ölüm tehdidi içeren bildiriler bırakıldığı ortaya çıktı. 'Halk Feda-i İntikam Birlikleri' imzalı bildirilerde "AKP'ye oy veren herkesin can güvenliği tehlikede olacaktır. Canınızı-malınızı bir oy için tehlikeye atmayın. Halkınızla birlikte olun. Aksi takdirde bunun hesabını canınızla, malınızla ödeyeceksiniz." deniliyor. Bazı kişilerin birçok vatandaşı gece geç saatlere kadar takip edip sindirmeye çalıştığı, seçim günü AK Parti'nin sandık müşahidi bulmakta bile sıkıntı çektiği belirtiliyor. 'Yeter Artık, Son Uyarımızdır, İyi Düşünün', başlığıyla dağıtılan bildirilerde AK Parti'ye oy veren herkes açık bir şekilde tehdit ediliyor. Seçim sonucunu, halkı 'can güvenliği' endişesine sevk eden bu bildirilerin etkilediği belirtiliyor. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in bu çerçevede, "Ben seçimlerde partilerle değil, PKK ile mücadele ettim." dediği iddia ediliyor. Çelik'in dünkü Bakanlar Kurulu toplantısında Van seçimlerinde yaşanan tehditleri belgeleriyle dile getirdiği kaydedildi. Bu arada şehirde Çelik'i doğrulayan görüntüler yaşandı. DTP'liler dün seçimi kaybeden AK Partili Başkan Burhan Yenigün'ün maketinin boynuna ip takarak caddelerde sürükledi.
&lt;/p&gt;</description><category>ak parti ye oy verirseniz ölürsünüz, dtp, demokratik toplum partisi, terösristler, devrimci demokrat, siyaset, hakikat, seçimler</category><pubDate>31 Mar 09 20:21:09 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1048/2629/AK%20Parti%27ye%20oy%20verirseniz%20%C3%B6l%C3%BCrs%C3%BCn%C3%BCz%21</guid></item><item><title>İŞTE DTP DEMOKRASİSİ : DİYARBAKIRLILARI ÖLÜMLE TEHDİT ETMEK</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1048/2556/%C4%B0%C5%9ETE%20DTP%20DEMOKRAS%C4%B0S%C4%B0%20%3A%20D%C4%B0YARBAKIRLILARI%20%C3%96L%C3%9CMLE%20TEHD%C4%B0T%20ETMEK</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;PKK, Diyarbakırlıları tehdit ettiTerör örgütü PKK, Başbakan'ı karşılamamaları için Diyarbakırlıları tehdit etti&lt;br /&gt;&#13;
 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hafta sonu Diyarbakır'a gelecek olması halkı heyecanlandırırken, terör örgütü sempatizanları korsan gösterilere hazırlanıyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Başbakan'ı karşılamaya hazırlanan Diyarbakırlıları tehdit eden terör örgütü PKK, "Erdoğan'ı karşılamaya gidecek olan herkes bilmelidir ki, bu akan kandan onlar da sorumludur." açıklamasını yaptı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Diyarbakır'daki sivil toplum örgütleri, "Gerginlik istemiyoruz, olaylardan zarar görüyoruz" mesajını verirken, terör örgütü PKK sokak eylemleri için çağrıda bulunmaya devam ediyor. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Diyarbakır'a 7 ay aradan sonra şehre gelecek olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için hazırlıklar devam ediyor. Terör örgütü PKK'nın seçim öncesi bölgede provokatif eylemlerde bulunacağı istihbaratı üzerine güvenlik güçleri Diyarbakır'da önleyici kolluk hizmetini arttırdı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kendilerine Amed Demokratik Halk İnisiyatifi adını veren bir grup ise gelmeyi planlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı bu topraklarda istemediklerini belirterek, "Erdoğan'ın Diyarbakır'da geçeceği her mahalle her sokak bir eylem bir direniş yeri olmalıdır." çağrısını yaptı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Başbakan'ın 15 Mayıs 2008 tarihinde GAP Eylem Planı'nı açıklamak için geldiği Diyarbakır'da sempatizanlar korsan gösteriler düzenlemiş, şehir merkezinde çöpler toplanmamıştı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Kendisine halk inisiyatifi adını veren sözde grup, terör örgütü PKK'nın yayın organlarına yaptığı açıklamada, Diyarbakır halkını tehdit etmeye devam ediyor. Açıklamada, "AKP'nin kirli oyununa alet olan ve Erdoğan'ı karşılamaya gidecek olan herkes bilmelidir ki bu akan kandan onlar da sorumludur. AKP yandaşları bilmeli ki 21 Şubat günü sıradan bir gün olmayacaktır." denildi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
DTP'LİLER GERMEYE DEVAM EDİYOR&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Bu arada terör örgütü PKK'nın yanı sıra DTP'liler de cumartesi günü için halkı eyleme çağırdı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, dün "Başbakan'ın gelecek ama halkımız orada olmayacak" demişti. Bugün ise DTP Milletvekili Selahattin Demirtaş bu çağrıyı yeniledi. Demirtaş katıldığı seçim bürosunun açılışında, "Başbakan hafta sonu gelip ne diyecek. 'Çocuk da olsa, kadın da olsa gereken yapılacak', 'Ya seveceksin, ya terk edeceksin' diyen Başbakan bu lafların muhatabı olan Kürtlere gelip ne yalanlar söyleyecek." ifadelerini kullandı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Başbakan'ın, Diyarbakır sokaklarının çöple dolu olduğu sözlerini hatırlatan Demirtaş, "Sokaklarda AK Parti'nin ırkçı saldırılarının kirliliği var. Bu seçim, belediyecilik seçimlerinin ötesinde inkara ve saldırılara verilecek cevaptır." şeklinde konuştu. (CİHAN)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
   yORUM:&lt;br /&gt;&#13;
 Biz tehditlerden korkmayız diyen diyarbakırlılar yarın tehditlerden korkmadığnızı&lt;br /&gt;&#13;
şerefli olduğunuzu gösterme vaktidir.&lt;br /&gt;&#13;
              ZEYNELABİDİN
&lt;/p&gt;</description><category>haberler, siyaset, dtp demokrasisi, terörist dtp, katil pkk, başbakan recep tayyip erdoğan, Özgürlük, Şeref, akp</category><pubDate>20 Feb 09 14:35:16 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1048/2556/%C4%B0%C5%9ETE%20DTP%20DEMOKRAS%C4%B0S%C4%B0%20%3A%20D%C4%B0YARBAKIRLILARI%20%C3%96L%C3%9CMLE%20TEHD%C4%B0T%20ETMEK</guid></item><item><title>DTP</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1048/2550/DTP%20</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;DTP 'den Yalanlar Serisine Devam&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu, pazar günü yaşanan olaylardan sonra DTP il binasına gaz bombası atıldığı iddialarını yalanladı.&lt;br /&gt;&#13;
 &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;img src="http://www.habervaktim.com/resim/resim58061_2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Vali Mutlu, DTP'li milletvekili ve belediye başkanlarının açıklamalarını değerlendirdiği basın toplantısında, "Söz konusu olaylarla ilgili bu gün DTP milletvekilleri ve belediye başkanlarının açıklamalarındaki hususlar fevkalade çarpıtıcı, yanıltıcı niteliktedir. DTP il binasına gaz bombası atıldığı yönündeki iddia büyük yalandır. Değerli halkımızı tahrik etmeye yönelik, kışkırtıcı mahiyettedir. İzinsiz gösteriye mühadalenin hemen akabinde DTP Milletvekili Aysel Tuğluk, aynı hususu telefonla tarafıma iletti. Kendilerine, gaz bombası atılmış kapalı bir yerde insanların konuşmalarının mümkün olmadığını söyledim. Çünkü kendisi çok rahat konuşabiliyordu. Bu tür provokatif beyanların Diyarbakır halkının huzuruna hizmet etmeyeceğini hatırlattım. Gaz bombası atılması kesinlikle söz konusu değildir. Bu beyanlar, DTP'li vatandaşlarımızı tahrik etmeye yöneliktir." dedi.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
(CİHAN)&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
  Bugün roj tv aynı yalanı ballandıra ballandıra dallandıra dallandıra anlatıyordu.O anda aklıma faşist liderlerden Adolf Hitler geldi.O da Çekoslovakya da bir gösteride 900 almanın öldürüldüğünü döndere döndere almanlara anlatmış ; onları tahrik etmişti.Oysa öldürülen Hitlerin kışkırtmalarıyla gösteri yapanlar içinde ki bir kaç kişiydi, sadece.Ne kadar da birbirlerine benziyorlardı Alman Faşistleri ve Kürtçü Faşistler...
&lt;/p&gt;</description><category>dtp, siyaset, yalancı, sahtekar, ajitasyoncu, terorist, katil pkk, aysel tuğluk, gaz bombası yalanı</category><pubDate>17 Feb 09 17:44:19 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1048/2550/DTP%20</guid></item><item><title>İŞTE İL İL ADAY LİSTELERİ</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1091/34262/%C4%B0%C5%9ETE%20%C4%B0L%20%C4%B0L%20ADAY%20L%C4%B0STELER%C4%B0</link><description>&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İŞTE İL İL ADAY LİSTELERİ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) belirlediği seçim takvimine göre, siyasi partiler, aday listelerini bugün saat 17.00'ye kadar seçim kurullarına teslim etti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;YSK'nın, 29 Mart 2009'da yapılacak mahalli idareler seçimlerine ilişkin belirlediği seçim takvimi işliyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Takvime göre, siyasi parti ilçe başkanlıklarının, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği ve il genel meclisi üyelikleri seçimlerine ait aday listelerini ilçe seçim kurullarına, büyükşehirlerde siyasi parti il başkanlıklarının, büyükşehir belediye başkan aday listelerini il seçim kurullarına vermeleri için tanınan süre sona erdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Siyasi partilerin verdikleri listelere göre, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı adayları şöyle:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi : Süzülay Hazar&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi : Mansur Yavaş&#13;
Liberal Demokrat Parti : İslam Ayvaz&#13;
Demokratik Sol Parti : Adaya göstermedi&#13;
Demokratik Toplum Partisi : Hayriye Kamile Öncel&#13;
İşçi Partisi : Aday göstermedi&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi : Murat Karayalçın&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi : Aday göstermedi&#13;
Büyük Birlik Partisi : Aday göstermedi&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi : Aday göstermedi&#13;
Millet Partisi : İsa Erdem&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi : Aday göstermedi&#13;
Türkiye Komünist Partisi : Bekir Tuncay Çelen&#13;
Demokrat Parti : Kenan Nuhut&#13;
Saadet Partisi : Veysel Candan&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi : Melih Gökçek&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi : Salih Türkyılmaz&#13;
Emek Partisi : Aday göstermedi&#13;
Halkın Yükselişi Partisi : Aday göstermedi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Ömer Ülgener, Evrim Erdoğdu, İsmet Turhan, Ayhan Yalçın, Kadir Güven'in bağımsız adaylık başvurusu yaptığı öğrenildi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, 29 Mart'taki yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adaylık başvurusunda bulunan isimler şunlar:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: Ahmet Özal&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP): Ahmet Turgut&#13;
Liberal Demokrat Parti (LDP): Fahrettin Tanınmış&#13;
Demokratik Sol Parti (DSP): Ahmet Vefik Alp&#13;
Demokratik Toplum Partisi (DTP): Akın Birdal&#13;
İşçi Partisi: Aday göstermedi&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP): Kemal Kılıçdaroğlu&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR): Mehmet Ali Erdoğan&#13;
Büyük Birlik Partisi (BBP): Cevdet Tellioğlu&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP): Aday göstermedi&#13;
Millet Partisi (MP): Ahmet Aktaş&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP): Aday göstermedi&#13;
Türkiye Komünist Partisi (TKP): Zehra Güner&#13;
Demokrat Parti (DP): Mehmet Dülger&#13;
Saadet Partisi: Mehmet Bekaroğlu&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti): Kadir Topbaş&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP): Sabiha Karamustafa&#13;
Emek Partisi (EMEP): Aday göstermedi&#13;
Halkın Yükselişi Partisi (HYP): Aday göstermedi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İSTANBUL BAĞIMSIZ ADAYLAR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İl Seçim Kuruluna, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için bağımsız aday olarak başvuruda bulunanların isimleri de şöyle:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1- Kaya Mutlu&#13;
2- Selamettin Tellioğlu&#13;
3- Fatma Ragibe Loğoğlu&#13;
4- Erhan Taş&#13;
5- Ahmet Lacin&#13;
6- Melek Altıntaş&#13;
7- Yahya Güneşer&#13;
8- Mert Küçük&#13;
9- Cihan Aktaş&#13;
10- Dursunali Bacıoğlu&#13;
11- Burhan Erol&#13;
12- Nurullah Çolak&#13;
13- Yasin Kılar&#13;
14- Abidin Orhan Pak&#13;
15- Uğur Arslan&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İZMİR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: Gülgün Beşerler&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Müsavat Dervişoğlu&#13;
Liberal Demokrat Parti: Orkun Köksoy&#13;
Demokratik Sol Parti: Harun Öztürk&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Aziz Kocaoğlu&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Özgür Sarı&#13;
Demokrat Parti: Haluk Güntan&#13;
Saadet Partisi: Şerafettin Kılıç&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Taha Aksoy&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Zübeyde Uslu&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: Mustafa Mehmet Balçık&#13;
Bağımsız: Arif Ali Cangı&#13;
Bağımsız: Taner Büte&#13;
Bağımsız: Celal Görmüş&#13;
Bağımsız: Nicmiye Şafak Özdoğan&#13;
Bağımsız: Baki Baklan&#13;
Bağımsız: Sabri Demirdöğen&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ADANA&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: Nurgül Çölkesen&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Aytaç Durak&#13;
Liberal Demokrat Parti: Özgür Karakök&#13;
Demokratik Sol Parti: Ali Bayraktaroğlu&#13;
Demokratik Toplum Partisi: Şiar Rişvanoğlu&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Ümit Özgümüş&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: Azat Sağnıç&#13;
Büyük Birlik Partisi: Taner Boz&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: Ali Öğün&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Mehmet Kuzulu&#13;
Demokrat Parti: İbrahim Gazioğlu&#13;
Saadet Partisi: Sıtkı Cengil&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Mehmet Ali Bilici&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: İbrahim Dikener&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: Sakıp Teker&#13;
Bağımsız: Abdurrahman Boztaş&#13;
Bağımsız: Can Demir Mansuroğlu&#13;
Bağımsız: Fatma Sesli&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ANTALYA&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: Serkan Küçükkuru&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Kemal Çelik&#13;
Liberal Demokrat Parti: Yusuf Mercan&#13;
Demokratik Sol Parti: Mehmet Çelik&#13;
Demokratik Toplum Partisi: Şemsettin Kalay&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Mustafa Akaydın&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Levent Tunçel&#13;
Demokrat Parti: Mustafa Ceylan&#13;
Saadet Partisi: Süleyman Burgan&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Mehmet Menderes Tevfik Türel&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -----&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BURSA&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: İlhan Aşkın&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Mehmet Gazioğlu&#13;
Liberal Demokrat Parti: Ali Rıza Kocaman&#13;
Demokratik Sol Parti: Esat Gürkan Kanbir&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Sena Kaleli&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: Ümit Topaloğlu&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Mehmet Yavuzkan&#13;
Demokrat Parti: Hikmet Şahin&#13;
Saadet Partisi: Zekeriya Yılmazgöz&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Recep Altepe&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Hüseyin Zengin&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ERZURUM&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Kamil Aydın&#13;
Liberal Demokrat Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Ahmet Kovaytan&#13;
Demokratik Toplum Partisi: İrfan Keskin&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Nizamettin Zengin&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -----&#13;
Demokrat Parti: Gürbüz Karabacak&#13;
Saadet Partisi: Cemalettin Hınıslıoğlu&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Ahmet Küçükler&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -----&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ESKİŞEHİR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Ahmet Vural&#13;
Liberal Demokrat Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Yılmaz Büyükerşen&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Rauf Aydın Güngör&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi:&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Hüsnü Atlıkan&#13;
Demokrat Parti: Ayfer Arat&#13;
Saadet Partisi: Nihat Bilgiç&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Hasan Gönen&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Ömer Fahrettin Sapmaz&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi:&#13;
Bağımsız: Hamza Abay&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;GAZİANTEP&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Mehmet Yıldırım&#13;
Liberal Demokrat Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Ökkaş Kıroğlu&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Mustafa Yılmaz&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: Metin Demirçubuk&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Ekim Orhan İsmi&#13;
Demokrat Parti: Bedi Bilaloğlu&#13;
Saadet Partisi: Nurettin Aktaş&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Asım Güzelbey&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Mehmet Hakan Keresteci&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
Bağımsız: Abdullah Sabri Kocaman&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;MERSİN&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Mahmut Tat&#13;
Liberal Demokrat Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Adil Aktay&#13;
Demokratik Toplum Partisi: Aleddin Erdoğan&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Macit Özcan&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: Mehmet Maaz Bozyel&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: Fikret Adıgüzel&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Ali Önder Öndeş&#13;
Demokrat Parti: Mehmet Bolat&#13;
Saadet Partisi: Mehmet Kalınlı&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Mustafa Eyiceoğlu&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Okan Özgür Özturan&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
Bağımsız: Davut Demirel&#13;
Bağımsız: Erkan Arıtman&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KAYSERİ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: Gül Fatma Tufanoğlu&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Mustafa Eraslan&#13;
Liberal Demokratik Parti: Ahmet Eninkurt&#13;
Demokratik Sol Parti: Erol Bezirhan&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Ali Genç&#13;
Hak ve özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: Sinan Özdemir&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: Ahmet Çelik&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Havize Atlıhan&#13;
Demokrat Parti: Osman Çilsal&#13;
Saadet Partisi: Haşim Özçelik&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Mehmet Özhaseki&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Mustafa Tekin&#13;
Emek Partisi: Hasan Daşkın&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KOCAELİ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Zekai Kahyaoğlu&#13;
Liberal Demokrat Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Hüseyin Karakullukçu&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Sefa Sirmen&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Barbaros Tantan&#13;
Demokrat Parti: Mehmet Zafer Arda&#13;
Saadet Partisi: Mehmet Batuk&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: İbrahim Karaosmanoğlu&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Mensur Yıldırım&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KONYA&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Hikmet Çay&#13;
Liberal Demokrat Parti: Süleyman Sefa Martı&#13;
Demokratik Sol Parti: Ahmet Vejdi Çınar&#13;
Demokratik Toplum Partisi: Abdülhakim Gülmez&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Hasan Sarımehmetoğlu&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: Mehmet Ali Küçükgüzel&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Fatih Bilici&#13;
Demokrat Parti: Mustafa Türkaslan&#13;
Saadet Partisi: Mustafa Özkafa&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Tahir Akyürek&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Hasan Hüseyin Bilgi&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: Coşkun Bilgi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;SAKARYA&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: Fahri Şen&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Enver Toçoğlu&#13;
Liberal Demokrat Parti: Gültekin Tırpancı&#13;
Demokratik Sol Parti: Necati Eker&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Cem Hatunoğlu&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: Hüdaverdi Kervankıran&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Mustafa Oğuz Kavala&#13;
Demokrat Parti: Tuncer Tepe&#13;
Saadet Partisi: Ulvi Çavdaroğlu&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Zeki Toçoğlu&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Erol Sak&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
Bağımsız: Osman Nuri Altındaş&#13;
Bağımsız: Mehmet Adıgüzel&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;SAMSUN&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: İbrahim Özyer&#13;
Liberal Demokrat Parti: Hasan Öztorun&#13;
Demokratik Sol Parti: Ceyhun Karamangil&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Mehmet Atalay&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Gülbin Cingöz&#13;
Demokrat Parti: Kemal Vehbi Gül&#13;
Saadet Partisi: Hasan Tahsin Şengül&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Yusuf Ziya Yılmaz&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Orhan Veral&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
Bağımsız: Filiz Uluçelebi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BOLU&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi:&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi:Mustafa Ramazan&#13;
Liberal Demokrat Parti:Ahmet Yılmaz&#13;
Demokratik Sol Parti:İrfan Özdemir&#13;
Demokratik Toplum Partisi:&#13;
İşçi Partisi:&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi:Tanju Özcan&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi:&#13;
Büyük Birlik Partisi:&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi:&#13;
Millet Partisi:&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi:&#13;
Türkiye Komünist Partisi:Murat Papuç&#13;
Demokrat Parti:Ahmet Alkan&#13;
Saadet Partisi:Ali Sarıgül&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Alaaddin Yılmaz&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi:Kadir Gülbay&#13;
Emek Partisi:Ahmet Özkan&#13;
Halkın Yükselişi Partisi:&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TOKAT&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi : -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Ümit Sarıtaşlı&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Hüseyin Alpay&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Halil İbrahim Bozdemir&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: -&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -&#13;
Demokrat Parti: Sadettin Yalçın&#13;
Saadet Partisi: Nizamettin Aydın&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Adnan Çiçek&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Bekir Ergün&#13;
Emek Partisi: Bahar Aykır&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KÜTAHYA&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: Yaşar Aşkın&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi : Ömer Köse&#13;
Liberal Demokrat Parti: Hüseyin Tüzün&#13;
Demokratik Sol Parti: Ruhsen Kumdalı&#13;
Demokratik Toplum Partisi :-&#13;
İşçi Partisi:-&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: İsmail Hakkı Düğer&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi :-&#13;
Büyük Birlik Partisi:-&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi :-&#13;
Millet Partisi: Mehmet Kiraz&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi :-&#13;
Türkiye Komünist Partisi : Ali Üşümezgezer&#13;
Demokrat Parti: Ersen Fikret Erguz&#13;
Saadet Partisi: Ahmet Özen&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi : Mustafa İça&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi : Abdullah Doğrul&#13;
Emek Partisi:-&#13;
Halkın Yükselişi Partisi :-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BAYBURT&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi : İdris Aydın&#13;
Liberal Demokrat Parti : -&#13;
Demokratik Sol Parti: -&#13;
Demokratik Toplum Partisi : -&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi : İbrahim Yılmazoğlu&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi : -&#13;
Büyük Birlik Partisi: Hayrettin Haluk Akkoyunlu&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi : -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi : -&#13;
Türkiye Komünist Partisi : -&#13;
Demokrat Parti: Dursun Ali Emir&#13;
Saadet Partisi: Lütfü Bölen&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi : Hacı Ali Polat&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi : İrfan Cansız&#13;
Emek Partisi: -&#13;
Halkın Yükselişi Partisi : -&#13;
Bağımsız Belediye Başkan adayı: Sebahattin Tekdemir&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;NEVŞEHİR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi:&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Yalçın Demir&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: -&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Süleyman Kurt&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: Ümit Akyürek&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -&#13;
Demokrat Parti: Selçuk Yıldırım&#13;
Saadet Partisi: Mustafa Gümüş&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Hasan Ünver&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -&#13;
Emek Partisi: -&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ZONGULDAK&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: ----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi : Selahattin Gülay&#13;
Liberal Demokrat Parti: ----&#13;
Demokratik Sol Parti: Sezai Öztürkoğlu&#13;
Demokratik Toplum Partisi : ----&#13;
İşçi Partisi: ----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: İsmail Eşref&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi : ----&#13;
Büyük Birlik Partisi: Kemal Çakar&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi : ----&#13;
Millet Partisi: ----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi : ----&#13;
Türkiye Komünist Partisi : ----&#13;
Demokrat Parti: Hamza Kara&#13;
Saadet Partisi: Necmettin Aydın&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi : Secaattin Gonca&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi : ----&#13;
Emek Partisi: ----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi : ----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BARTIN&#13;
-------&#13;
Anavatan Partisi: ----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi : Cemal Akın&#13;
Liberal Demokrat Parti: ----&#13;
Demokratik Sol Parti: Sezar Karaca&#13;
Demokratik Toplum Partisi : ----&#13;
İşçi Partisi: ----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Cemal Selim Karakaş&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi : ----&#13;
Büyük Birlik Partisi: ----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi : ----&#13;
Millet Partisi: ----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi : ----&#13;
Türkiye Komünist Partisi : ----&#13;
Demokrat Parti: Ahmet Altıntel&#13;
Saadet Partisi: Fikret Ercan&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi : Emin Özkan&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi : ----&#13;
Emek Partisi: ----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi : ----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KARABÜK&#13;
-------&#13;
Anavatan Partisi: ----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi : Rafet Vergili&#13;
Liberal Demokrat Parti: ----&#13;
Demokratik Sol Parti: Kadri Ün&#13;
Demokratik Toplum Partisi : ----&#13;
İşçi Partisi: ----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Enver Tümen&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi : ----&#13;
Büyük Birlik Partisi: ----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi : ----&#13;
Millet Partisi: ----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi : ----&#13;
Türkiye Komünist Partisi : ----&#13;
Demokrat Parti: Dursun Altıparmak&#13;
Saadet Partisi: Serdar Akça&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi : Hüseyin Erer&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi : ----&#13;
Emek Partisi: ----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi : ----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;MUĞLA&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Saim Gürsoy&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Ertuğrul Aladağ&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Osman Gürün&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: -&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -&#13;
Demokrat Parti: Yusuf Kayacık&#13;
Saadet Partisi: M.Levent Cengiz&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi:Orhan Seyfi Terzibaşıoğlu&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -&#13;
Emek Partisi: -&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AYDIN&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Hüseyin Aksu&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Zenel Abidin Özmen&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Özlem Çerçioğlu&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: Mehmet Yeter&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -&#13;
Demokrat Parti: İlhami Ortekin&#13;
Saadet Partisi: Ali Söğüt&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Mustafa Ancın&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -&#13;
Emek Partisi: Tayyar Öntaş&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AFYONKARAHİSAR-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Hayrettin Barut&#13;
Liberal Demokrat Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Ahmet Aslan&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Yılmaz Özkan&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: Abdullah Akdağ&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -----&#13;
Demokrat Parti: Ali Aydoğmuş&#13;
Saadet Partisi: İsmail Yalçınkaya&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Burhanettin Çoban&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -----&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-AMASYA-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Kadir Ekercan&#13;
Liberal Demokrat Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Haydar Demirtaş&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Orhan Şahin&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Hüsnü Çuhadar&#13;
Demokrat Parti: Süleyman Taşdemir&#13;
Saadet Partisi: Fikri Gevrek&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Cafer Özdemir&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Metin Polat&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
Bağımsız: Hulusi Şimşek&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-ARTVİN-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Köksal Akalın&#13;
Liberal Demokrat Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Çağatay Dinçer&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Emin Özgün&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Celal Dudak&#13;
Demokrat Parti: Hasan Akın&#13;
Saadet Partisi: Hakan Keleş&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Orhan Yazıcı&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Faruk Ağırbaş&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-ÇORUM-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Bekir Soyacak&#13;
Liberal Demokrat Parti: Selehattin Aydemir&#13;
Demokratik Sol Parti: Kemal Uzun&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Sait Börekçi&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Rafet Karaman&#13;
Demokrat Parti: Muhsin Kocasaraç&#13;
Saadet Partisi: Arif Ersoy&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Muzaffer Külcü&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -----&#13;
Emek Partisi: Ayhan Oğuz&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-GİRESUN-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: Erdoğan Türkoğlu&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Ali Kara&#13;
Liberal Demokrat Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Ali Okusal&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Kerim Aksu&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: Ahmet Kalafat&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Atalay Seçkin&#13;
Demokrat Parti: Durmuş Çekiç&#13;
Saadet Partisi: İsmail Derbeder&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Hurşit Yüksel&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -----&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
Bağımsız: Emine Köse&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-GÜMÜŞHANE-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Mustafa Canlı&#13;
Liberal Demokrat Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Zeki Bıçakçı&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Bedri Ağaç&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Murat Erdem Çelik&#13;
Demokrat Parti: Rıfat Çilenk&#13;
Saadet Partisi: Mehmet Kara&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Ercan Çimen&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: İsmail Kaya&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-ISPARTA-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: Fatma Yüksel&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Yusuf Ziya Günaydın&#13;
Liberal Demokrat Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Ramazan Seyhan&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Aysel Erdoğan&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: Hasan Hüseyin Başçiftçi&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -----&#13;
Demokrat Parti: Mehmet Aybatılı&#13;
Saadet Partisi: Cevat Gencay&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Hasan Balaman&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -----&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-KIRŞEHİR-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Arif Kılıç&#13;
Liberal Demokrat Parti: Murat Tarı&#13;
Demokratik Sol Parti: Ferhat Güzey&#13;
Demokratik Toplum Partisi: Yüksel Han&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Deniz Akpınar&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Erkan Yıldız&#13;
Demokrat Parti: Bilal Işıklı&#13;
Saadet Partisi: Halim Çakır&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Yaşar Bahçeci&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Şükrü Barutçu&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: Mustafa Beyzadeoğlu&#13;
Bağımsız: Ali Gökçınar&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-NİĞDE-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Murat Zeren&#13;
Liberal Demokratik Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Ali Hayri Güven&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Yunus Nadi Özdamar&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: Ali Nabi Tekiner&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -----&#13;
Demokrat Parti: Haydar Koca&#13;
Saadet Partisi: Osman Öken&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Faruk Akdoğan&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -----&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-ORDU-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Ali Aydın&#13;
Liberal Demokrat Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Seyit Torun&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Kenan Çebi&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -----&#13;
Demokrat Parti: Volkan Yeşilyurt&#13;
Saadet Partisi: Mustafa Tomakin&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Ayşe Bahar Çebi&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -----&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-RİZE-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: Kenan Bıyık&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Cevat Çiçek&#13;
Liberal Demokrat Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Asım Beşikçi&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Remzi Kazmaz&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Tunç Tatoğlu&#13;
Demokrat Parti: Zelkif Akgül&#13;
Saadet Partisi: Hasan Uzun&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Halil Bakırcı&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Mehmet Emin Koç&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
Bağımsız: Lokman Koçan&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-SİNOP-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Ali Kurt&#13;
Liberal Demokrat Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Nagihan Dolgun&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Baki Ergül&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Tezcan Erap Abay&#13;
Demokrat Parti: Hüseyin Yılmaz&#13;
Saadet Partisi: Cavit Üçüncüoğlu&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Hamza İnce&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Cemal Öcal&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
Bağımsız: Hikmet Erol&#13;
Bağımsız: Görkem Yılmazer&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-KARAMAN-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: İsmet İlmi Hatipoğlu&#13;
Liberal Demokrat Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Yücel Altın&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Ekrem Ercüment Yılmaz&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: Abdi Emin Aydoğdu&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Melek Yıldırım&#13;
Demokrat Parti: Hakan Koca&#13;
Saadet Partisi: Şaban Şahin&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Kamil Uğurlu&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Ali Konukseven&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
Bağımsız: -----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-YALOVA-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Murat Sarısoy&#13;
Liberal Demokrat Parti: Remzi Faruk Kutlu&#13;
Demokratik Sol Parti: İrfan Tunçel&#13;
Demokratik Toplum Partisi: Orhan Yenici&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Ertan Şener&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Alp Öztarhan&#13;
Demokrat Parti: Yakup Koçal&#13;
Saadet Partisi: İbrahim Büyükgümüş&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Barbaros Hayrettin Binicioğlu&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Cavit Kılıç&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;-DÜZCE-&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Ömer Küçük&#13;
Liberal Demokrat Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Kenan Fırat&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -----&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Evren Kuşçuoğlu&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: İsmail Bayrak&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: Ender Turan&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -----&#13;
Demokrat Parti: Alper Tüfekçi&#13;
Saadet Partisi: Selahattin Aydın&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: İsmail Bayram&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -----&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KAHRAMANMARAŞ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: Bahtiyar Murat Aras&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi : Mustafa Daşcı&#13;
Liberal Demokrat Parti : -&#13;
Demokratik Sol Parti: -&#13;
Demokratik Toplum Partisi : Vehbi Tekli&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi : Rıfat Nedim Kabakçı&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi : -&#13;
Büyük Birlik Partisi: Bekir Kılıç&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi : -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi : Tahsin Emre Soydan&#13;
Demokrat Parti: İlyas Fatih Kısacık&#13;
Saadet Partisi: Hanefi Mahçiçek&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi : Mustafa Poyraz&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi : Ahmet Çokbekler&#13;
Emek Partisi: -&#13;
Halkın Yükselişi Partisi : -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AĞRI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: ----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: İhsan Kocabey&#13;
Liberal Demokrat Parti : ----&#13;
Demokratik Sol Parti : Adnan Sabuncu&#13;
Demokratik Toplum Partisi : Murat Öztürk&#13;
İşçi Partisi: ----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi : Cesim Alptekin&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: Fehmi Atmaca&#13;
Büyük Birlik Partisi : ----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: ----&#13;
Millet Partisi: ----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi:---&#13;
Türkiye Komünist Partisi : ----&#13;
Demokrat Parti: Özgür Demir&#13;
Saadet Partisi : Kemal Yıldırım&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Hasan Aslan&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi : ----&#13;
Emek Partisi : ----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi : ----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KİLİS&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Hasan Mısırlıgil&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Mehmet Seydi Devrim&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Abdullah Cançelik&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: -&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Uğur Pişmanlık&#13;
Demokrat Parti: Hüseyin Çelik&#13;
Saadet Partisi: Şerif Karakurt&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Mehmet Abdi Bulut&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Mehmet Galip Akdağ&#13;
Emek Partisi: -&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BALIKESİR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: Münir Aykül&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi : İsmail Ok&#13;
Liberal Demokrat Parti : -&#13;
Demokratik Sol Parti: Sezgin Dedeoğlu&#13;
Demokratik Toplum Partisi : -&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi : Nedret Can&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi : -&#13;
Büyük Birlik Partisi: Bülent Sağlam&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi : -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi : -&#13;
Türkiye Komünist Partisi : Esen Karabulut&#13;
Demokrat Parti: Erkan Ağabeyoğlu&#13;
Saadet Partisi: Yücel Özek&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi : Sabri Uğur&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi : -&#13;
Emek Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;DENİZLİ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: ----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Ümit Bahtiyar&#13;
Liberal Demokrat Parti : ----&#13;
Demokratik Sol Parti : Mustafa Değirmenci&#13;
Demokratik Toplum Partisi : ----&#13;
İşçi Partisi: ----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi : Hüsamettin Ataman&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: ----&#13;
Büyük Birlik Partisi :Süleyman Oruç&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: ----&#13;
Millet Partisi: ----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: Mehmet Kızıler&#13;
Türkiye Komünist Partisi : ----&#13;
Demokrat Parti: Mustafa Gürbüz&#13;
Saadet Partisi: Cemal İnanöz&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Nihat Zeybekci&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi : ----&#13;
Emek Partisi: ----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi : ----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TEKİRDAĞ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Osman Tabak&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Saim Özvardar&#13;
Demokratik Toplum Partisi: Ekrem Ağrıç&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Adem Dalgıç&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: -&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -&#13;
Demokrat Parti: Ercan Turşucular&#13;
Saadet Partisi: Eyüp Kanar&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Ahmet Aygün&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Ahmet Şeniz&#13;
Emek Partisi: -&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TRABZON&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi:Süleyman Niğdelioğlu&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi :Cevdet Saral&#13;
Liberal Demokrat Parti :Ömer Adıgüzel&#13;
Demokratik Sol Parti:Zübeyyir Şaşmaz&#13;
Demokratik Toplum Partisi : ----&#13;
İşçi Partisi: ----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi :Volkan Canalioğlu&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi : ----&#13;
Büyük Birlik Partisi: ----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi : ----&#13;
Millet Partisi : ----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi : ----&#13;
Türkiye Komünist Partisi :Bilgütay Hakkı Durna&#13;
Demokrat Parti:Süleyman Aydoğdu&#13;
Saadet Partisi:Mahmut Çizmecioğlu&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi :Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi : ----&#13;
Emek Partisi: ----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi : ----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;VAN&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Adnan Meltem&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Dilek Çetinkaya&#13;
Demokratik Toplum Partisi: Bekir Kaya&#13;
İşçi Partisi: Ayhan Sarıhan&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Ahmet Hamdi Orhan&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: Fevzi Kızılkaya&#13;
Büyük Birlik Partisi: -&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -&#13;
Demokrat Parti: Necmi Soyhan&#13;
Saadet Partisi: Nevzat İnanç&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Burhan Yenigün&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -&#13;
Emek Partisi: -&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KIRKLARELİ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Reha Oras&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Namık Kemal Özkay&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Cavit Çağlayan&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: Nedim Çetin&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Gökhan Ağırbaş&#13;
Demokrat Parti: Yalçın Tuna&#13;
Saadet Partisi: Nihat Karaçam&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Cengiz Bağdan&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Eyüp Orak&#13;
Emek Partisi: -&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BİLECİK&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi : Ahmet Oturak&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Cavit Yağcıoğlu&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Faik Akarkarasu&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: Mete Gökal&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Ali Haydar Uysal&#13;
Demokrat Parti: Cengiz Doğan&#13;
Saadet Partisi: Hasan Esen&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Selim Yağcı&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Hakan Ergan&#13;
Emek Partisi: -&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;UŞAK&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Ali Erdoğan&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Bekir Güneşhan&#13;
Demokratik Toplum Partisi : -&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Talat Arca&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: Ali Bozkurt&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -&#13;
Demokrat Parti: Coşkun Torlak&#13;
Saadet Partisi: Ethem Uludağ&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Mesut Apaydın&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Ferhat Metin Narin&#13;
Emek Partisi: Şaban Aslan&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
Bağımsız Aday: Mustafa Yeldanlı&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ÇANAKKALE&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: ----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi : Rıdvan Uz&#13;
Liberal Demokrat Parti : ----&#13;
Demokratik Sol Parti : Erol Sazcı&#13;
Demokratik Toplum Partisi : Nihat Yalçın&#13;
İşçi Partisi: ----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi : Ülgür Gökhan&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi : ----&#13;
Büyük Birlik Partisi : ----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi : ----&#13;
Millet Partisi: ----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: ---&#13;
Türkiye Komünist Partisi : ----&#13;
Demokrat Parti : İsmet Koyuncu&#13;
Saadet Partisi: ----&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi : Murat Efe&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi : ----&#13;
Emek Partisi : ----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi : ----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ELAZIĞ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: Serpil Kaçar&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Enver Erdem&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Ömür Göktaş&#13;
Demokratik Toplum Partisi: Mehmet Sıdık Çelik&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Haydar Saltık&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: Erdal Gökmen&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi:&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Ali Haydar Baytekin&#13;
Demokrat Parti: Levent Yiğit&#13;
Saadet Partisi: Kenan Altungök&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Mehmet Süleyman Selmanoğlu&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Bayram Kavak&#13;
Emek Partisi: -&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
Bağımsız: Mustafa Özdemir&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ÇANKIRI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Hakkı Yalçın&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Satılmış Gökmen&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Bahattin Ayhan&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: Ahmet Yılmaz&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: Musa Erdem&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -&#13;
Demokrat Parti: Dursun Balcı&#13;
Saadet Partisi: Şevket Koç&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: İrfan Dinç&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -&#13;
Emek Partisi:-&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;MUŞ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Şeref Yatçı&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: -&#13;
Demokratik Toplum Partisi: Nimet Sezgin&#13;
İşçi Partisi: Saim Çarbuğa&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Yüksel Akman&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: -&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -&#13;
Demokrat Parti: -&#13;
Saadet Partisi: Tahsin Demirel&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Necmettin Dede&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -&#13;
Emek Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BİNGÖL&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Ahmet Bor&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Bülent Arslan&#13;
Demokratik Toplum Partisi: Ömer Faruk Ersöz&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Çetin Sağsöz&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: Muammer Çolakoğlu&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -&#13;
Demokrat Parti: Mehmet Kete&#13;
Saadet Partisi: Bedri Tuğ&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Serdar Atalay&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Abdulkadir Albayrak&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ADIYAMAN&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Mehmet Gürlevik&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: -&#13;
Demokratik Toplum Partisi: Zeynep Ölbeci&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Zeynel Aslan&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: -&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -&#13;
Demokrat Parti: Abdurrahman Turgut&#13;
Saadet Partisi: Abdulkadir Kırmızı&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi:Necip Büyükaslan&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -&#13;
Emek Partisi: -&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KARS&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi : ----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Settar Kaya&#13;
Liberal Demokrat Parti : ----&#13;
Demokratik Sol Parti : Orhan Cihantimur&#13;
Demokratik Toplum Partisi : Ayşe Alınak&#13;
İşçi Partisi : ----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi : Naif Alibeyoğlu&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: ----&#13;
Büyük Birlik Partisi : ----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: ----&#13;
Millet Partisi : ----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: ---&#13;
Türkiye Komünist Partisi : Özgür Devrim Kılıç&#13;
Demokrat Parti : Metin Özad&#13;
Saadet Partisi : Reis Karakoç&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Nevzat Bozkuş&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi : Ertürk Güneş&#13;
Emek Partisi : ----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi : ----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;MANİSA&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: Adil Aygül&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Cengiz Ergün&#13;
Liberal Demokrat Parti: Fatma Kanıtemiz&#13;
Demokratik Sol Parti: Mustafa Kader&#13;
Demokratik Toplum Partisi: Celal Özgen&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Özgür Özel&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: -----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -----&#13;
Demokrat Parti: Atilla Efendioğlu&#13;
Saadet Partisi: Şerafettin Kabakçıoğlu&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Bülent Kar&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -----&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BURDUR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Orhan Akın&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Akan Topcan&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Şevket Aksöz&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: -&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -&#13;
Demokrat Parti: Ziya Boyacıoğlu&#13;
Saadet Partisi: Adnan Ersan&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Sebahattin Akkaya&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -&#13;
Emek Partisi: -&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;EDİRNE&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: Celal Vardar&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Erkan Doğan&#13;
Liberal Demokrat Parti: -----&#13;
Demokratik Sol Parti: Sami Çakırlar&#13;
Demokratik Toplum Partisi: Bilmez Cengiz&#13;
İşçi Partisi: -----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Hamdi Sedefçi&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -----&#13;
Büyük Birlik Partisi: Özcan Demirtaş&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -----&#13;
Millet Partisi: -----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -----&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Dilek Gülfen Doğan&#13;
Demokrat Parti: Doğan Yakar&#13;
Saadet Partisi: Ali Erhan Demirkıran&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Mustafa Hatipler&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Orhan Dede&#13;
Emek Partisi: -----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -----&#13;
Bağımsız: Nezih Atzıs&#13;
Bağımsız: Ali Süzen&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ARDAHAN&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Ertan Sarıçam&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Teoman Güngör&#13;
Demokratik Toplum Partisi: Mehmet Sural&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Yalçın Taştan&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: -&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Cafer Yıldırım&#13;
Demokrat Parti: Mikail Kayatürk&#13;
Saadet Partisi: Marif Balıkçı&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Faruk Köksoy&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Bekir Duman&#13;
Emek Partisi: -&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;SİVAS&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Ziyaaddin Başkan&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Fuat Taşdemir&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Halit Mete Oltulu&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: Doğan Ürgüp&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Alper Kangal&#13;
Demokrat Parti: Macide Şahin&#13;
Saadet Partisi: Osman Seçilmiş&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Sami Aydın&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Ahmet Turan Yıldız&#13;
Emek Partisi: Zafer Anadolu&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
Bağımsız aday: Mustafa Mithat Talay&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TUNCELİ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: Menşure Yavuz&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Osman Gür&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Hıdır Belice&#13;
Demokratik Toplum Partisi: Edibe Şahin&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Mazlum Arslan&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: -&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -&#13;
Demokrat Parti: Yasin Bakır&#13;
Saadet Partisi: -&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Cihan Açıkgöz&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -&#13;
Emek Partisi: -&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BİNGÖL&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Ahmet Bor&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Bülent Arslan&#13;
Demokratik Toplum Partisi: Ömer Faruk Ersöz&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Çetin Sağsöz&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: Muammer Çolakoğlu&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -&#13;
Demokrat Parti: Mehmet Kete&#13;
Saadet Partisi: Bedri Tuğ&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Serdar Atalay&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Abdulkadir Albayrak&#13;
Emek Partisi: -&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KASTAMONU&#13;
Anavatan Partisi: -&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Turhan Topçuoğlu&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Ünal Şahin&#13;
Demokratik Toplum Partisi: -&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Müjgan Alagöz&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi:&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: -&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: Fatma Mürüved Deniz&#13;
Demokrat Parti: Ayfer Demir&#13;
Saadet Partisi: Hamit Serdar Yılmaz&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Mustafa Gökhan Gülşen&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: Murat Çoban&#13;
Emek Partisi: -&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AKSARAY&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi : ----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi : Ramazan Kaşlı&#13;
Liberal Demokrat Parti : ----&#13;
Demokratik Sol Parti : Mehmet Ertan&#13;
Demokratik Toplum Partisi : ----&#13;
İşçi Partisi : ----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi : İbrahim Çamkerten&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi : ----&#13;
Büyük Birlik Partisi : ----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi : ----&#13;
Millet Partisi : ----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: ----&#13;
Türkiye Komünist Partisi : Ayşe Coşkun&#13;
Demokrat Parti : Mustafa Altan&#13;
Saadet Partisi : Nurettin Aktan&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi : Nevzat Palta&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi : Zafer Andıç&#13;
Emek Partisi : ----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi : ----&#13;
Bağımsız Aday : ----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;MALATYA&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi: Ramazan Özcan&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Cumali Ünaldı&#13;
Liberal Demokrat Parti: -&#13;
Demokratik Sol Parti: Osman Kaya&#13;
Demokratik Toplum Partisi : -&#13;
İşçi Partisi: -&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi: Ömer Şarapnal&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: -&#13;
Büyük Birlik Partisi: Aslan Belede&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: -&#13;
Millet Partisi: Bilal Uludağ&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: -&#13;
Türkiye Komünist Partisi: -&#13;
Demokrat Parti: İzzet Gültekin&#13;
Saadet Partisi: Mehmet Yaşar Çerçi&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Ahmet Çakır&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi: -&#13;
Emek Partisi: -&#13;
Halkın Yükselişi Partisi: -&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;DİYARBAKIR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi : ----&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi : Bayram Durmuş&#13;
Liberal Demokrat Parti : ----&#13;
Demokratik Sol Parti : Turan Ertürk&#13;
Demokratik Toplum Partisi : Osman Baydemir&#13;
İşçi Partisi : Bayram Yurtçiçek&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi : Ahmet Remzi Sayılan&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi : Hasan Dağtekin&#13;
Büyük Birlik Partisi : ----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi : ----&#13;
Millet Partisi : ----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi : ----&#13;
Türkiye Komünist Partisi : Selahattin Turğa&#13;
Demokrat Parti : Abdullah Bulut&#13;
Saadet Partisi : Mehmet Halim Tunç&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi : Kutbettin Arzu&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi : Ahmet Zeki Türköz&#13;
Emek Partisi : ----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi : ----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;KIRIKKALE&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi : Şevket Şahin&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: İhsan Kayalak&#13;
Liberal Demokrat Parti : ----&#13;
Demokratik Sol Parti : Ergün Fersoy&#13;
Demokratik Toplum Partisi : ----&#13;
İşçi Partisi : ----&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi : Sahir Koçak&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: ----&#13;
Büyük Birlik Partisi : ----&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: ----&#13;
Millet Partisi : ----&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: ----&#13;
Türkiye Komünist Partisi : ----&#13;
Demokrat Parti : Mahir Yılmaz&#13;
Saadet Partisi : Kemal Albayrak&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Veli Korkmaz&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi : ----&#13;
Emek Partisi : ----&#13;
Halkın Yükselişi Partisi : ----&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ŞANLIURFA&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi :---&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi :Mustafa Çiftçioğlu&#13;
Liberal Demokrat Parti :---&#13;
Demokratik Sol Parti :Sinan Atmak&#13;
Demokratik Toplum Partisi :Samet Atabay&#13;
İşçi Partisi :---&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi :Nazime Nazan Odabaşı&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi :---&#13;
Büyük Birlik Partisi :---&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi :---&#13;
Millet Partisi :---&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi :---&#13;
Türkiye Komünist Partisi :---&#13;
Demokrat Parti :Mustafa Polat&#13;
Saadet Partisi :---&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi :Mehmet Oymak&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi :---&#13;
Emek Partisi :---&#13;
Halkın Yükselişi Partisi :---&#13;
Bağımsız :Ahmet Eşref Fakıbaba&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;OSMANİYE&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Anavatan Partisi : ---&#13;
Milliyetçi Hareket Partisi: Kadir Kara&#13;
Liberal Demokrat Parti : ---&#13;
Demokratik Sol Parti : Gazi Kara&#13;
Demokratik Toplum Partisi : Kamuran Bağburak&#13;
İşçi Partisi : ---&#13;
Cumhuriyet Halk Partisi : Haydar Aktürk&#13;
Hak ve Özgürlükler Partisi: ---&#13;
Büyük Birlik Partisi : İsmail Gümüş&#13;
Barış ve Demokrasi Partisi: ---&#13;
Millet Partisi : ---&#13;
Özgürlük ve Dayanışma Partisi: ---&#13;
Türkiye Komünist Partisi : Erhan Kurt&#13;
Demokrat Parti : Şerife Sönmez&#13;
Saadet Partisi : Mehmet Fatih Kınay&#13;
Adalet ve Kalkınma Partisi: Suat Önal&#13;
Bağımsız Türkiye Partisi : Şahin Bozoğlan&#13;
Emek Partisi : Ökkeş Nergiz&#13;
Halkın Yükselişi Partisi : -&#13;
Bağımsız : Cafer İşler&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BUNDAN SONRAKİ SÜREÇ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Seçim takvimine göre, siyasi partilerin aday listelerindeki eksiklikleri 19 Şubat 2009 Perşembe gününe kadar tamamlamaları gerekiyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Geçici aday listeleri (bağımsız adaylar dahil) ilçe seçim kurulları, büyükşehir belediye başkan adayları ise il seçim kurulları tarafından mahallinde 20 Şubat 2009 Cuma günü Saat 08.00'de ilan edilecek. İl ve ilçe seçim kurullarınca, geçici adayların, kanunda yazılı adaylık şartlarında noksanlık veya aykırılık bulunup bulunmadığı doğrudan incelemeye alınacak.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Geçici ilan edilen aday listelerine karşı ilgili ilçe seçim kuruluna, büyükşehir belediye başkan adaylığı için ilgili il seçim kuruluna yapılacak itirazların son günü 21 Şubat 2009 Cumartesi. Geçici adayların, adaylık şartlarında noksanlık veya aykırılık yönünden il ve ilçe seçim kurullarınca yapılan incelemeler de aynı gün sona erecek. İl veya ilçe seçim kurullarının incelemeleri sonucunda ortaya çıkan seçilme yeterliliğine ilişkin eksikliklerin il seçim kurullarınca ilgili aday ve siyasi parti il başkanlığına, ilçe seçim kurullarınca da ilgililere ve siyasi parti ilçe başkanlıklarına aynı gün bildirilecek.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Geçici olarak ilan edilen aday listelerine karşı ilgili ilçe seçim kuruluna, büyükşehir belediye başkan adaylığı için ilgili il seçim kuruluna yapılan itirazların karara bağlanmasının son günü ise 23 Şubat 2009 Pazartesi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İlgililer, ilçe seçim kurulu kararlarına karşı il seçim kuruluna, il seçim kurulunun büyükşehir belediye başkanlığı adaylarına ilişkin kararlarına karşı Yüksek Seçim Kuruluna 25 Şubat 2009 Çarşamba gününe kadar itiraz edebilecek.
&lt;/p&gt;</description><category>işte il il aday listeleri, belediye başkan adayları, yerel seçim 2009, siyaset, akp, dtp, chp, mhp, dsp, tkp, Ödp, siyasi partilerin adayları</category><pubDate>17 Feb 09 17:30:34 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1091/34262/%C4%B0%C5%9ETE%20%C4%B0L%20%C4%B0L%20ADAY%20L%C4%B0STELER%C4%B0</guid></item><item><title>ERGENEKON'UN DÜNÜ  VE BUGÜNÜ</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1359/33467/ERGENEKON%27UN%20D%C3%9CN%C3%9C%20%20VE%20BUG%C3%9CN%C3%9C</link><description>&lt;p&gt;Zaman gazetesi yazarı Mümtaz'er Türköne, Hukukun Üstünlüğü Derneği'nce düzenlenen Ergenekon konulu söyleşide çok çarpıcı iddialarda bulundu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon yapılanmasının ve faaliyetlerinin şifrelerini veren Türköne, konuşması boyunca oldukça ilginç bilgiler verdi. Ergenekon'un sadece bir terör örgütü değil aynı zamanda bir darbe düzeninin devamı olduğunu, bu sebepten kollarının derinlerde olduğunu dile getiren Türköne, Türkiye demokratikleşmedikçe Ergenekon yapısının tam olarak bitirilemeyeceğini de ifade etti.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon: Karşımızda ahtapot var, kollarını görmek için şifrelerini bilmeliyiz&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon'dan bahsederken, gelişmeleri, aktüaliteyi hepiniz yakından takip ediyorsunuz. Olanları özetlemenin çok fazla bir anlamı yok. Ben daha evvel 'Karşımızda bir ahtapot duruyor' demiştim. Bu ahtapot benzetmesi tuttu. Bir kolundan yakalandı, çekiliyor. Bunu bir yere oturtmak lazım. Bunun arkasında bir tarihsel zemin var, bir siyasal arka plan var, bunun şifreleri var. Ben bu şifrelerden bahsedeceğim. Köşelere yerleştirilecek şifrelerden, karşımızda olan tabloyu daha iyi okumamızı anlayacak şifrelerden. Bazılarının içi boş olabilir ama bazıları da çok önemli bilgiler içerebilir. Konuyu aydınlatmaya yardımcı olabilir.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon'u icat eden Yakup Kadri Karaosmanoğlu'dur&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şifrelerden birincisi ismi. Bu örgütün adı Ergenekon. Ergenekon, 1918-1919 civarında Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun yazdığı bir makalenin adı. Osmanlı devleti birinci dünya savaşındayken, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ergenekon başlıklı bir makale yazıyor. 1929'da bu makale, diğer makaleleriyle birlikte Ergenekon ismiyle kitaba dönüşüyor. Hikaye şöyle, Birinci Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı ve o günün şartları arasında bir benzetme. Fakat eski bir şey değil, yeni. Yani bu Ergenekon'u kim icat etti diye sorarsanız, Yakup Kadri icat ettiği bir şey bu. Genellikle eski toplumlarda iki tip efsane olur. Bunlardan biri köken efsanesidir, diğeri de türeyiş efsanesidir. Birincisinde o toplumun kökeni ile ilgili bilgi sahibi olursunuz, ikincisinde de çok zor bir durumla karşılaşmıştır o toplum, yok olmak üzeredir, sonra mucizevi bir şekilde kurtulur ve tekrar güçlenir. O zor günleri anlatan bir hikayedir ikincisi de. Biliyorsunuz, köken efsanesi denilen efsanesi de şu: Türklerle düşmanlar savaşıyorlar. Sadece bir Türk kalıyor geride. Bu da öyle babayiğit bir Türk ki kimse yenmeye muvaffak olamıyor. Yanına yaklaşamadıkları için de bu Türk'ün üzerine sopaların ucuna taktıkları kılıçlarla saldırıp, kollarını, bacaklarını kesiyorlar. Sonra da bir kurt alıyor bunu götürüyor, mağaraya. 9 ay 11 gün sonra altı tane erkek çocuğu geliyor dünyaya. İşte o bildiğiniz hikaye, gün,ay,yıldız diye altı erkek çocuğu dünyaya geliyor ve Türkler dediğiniz millet çıkıyor ortaya. Bu köken efsanesi. Çıkış efsanesi olarak bilinen efsanede Ergenekon efsanesi. Yakup Kadri'nin anlattığı hikaye. O hikayede biliyorsunuz çok konuşuldu, yine düşmanlar Türkleri yok ediyor, çok az bir Türk kalıyor geride. Bir vadiye sığınıyor ve çoğalıyorlar fakat çıkış bulamıyorlar. Bir demirci, demirden olan dağı eritiyor ve bir kurdun yol göstermesiyle de oradan çıkıp dünyaya yayılıyorlar. Buna Ergenekon efsanesi deniliyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon efsanesinin Türklerle ilgisi yok&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu iki efsanede aslında Türklere ait bir şey değil. Bilimsel olarak da ispatlanmış bir şey bu. Bu tür efsaneler zaten bilimsel değil. Adı üstünde mitoloji. Bu tür mitolojiler belli değerleri taşımak için üretilir. Nesilden nesile bir milleti bir arada tutan değerleri aktarmak için kullanılır. Şimdi bu bir Moğol efsanesi esasen. Kaynağı da Çin kaynakları. Bir Arap tarihçi var, Reşidüddin isminde. Onda geçiyor. Kaynak olarak Çin kaynaklarına da ulaşan yok, bu efsanenin Çin kaynaklarında olduğunu belirterek anlatan da Arap tarihçi Reşidüddin. Reşidüddin aslında bir Ergenekon efsanesi olarak anlatıyor Ergenekon'u. Aslında o dönemde antik çağlar artık, milattan önce birkaç bin yıllık hikayeler bunlar. Aslında o dönemde Türkler, Moğollar diye topluluklarda yok. Bunlar bazı kabilelerin efsaneleri. Daha çok kabileler şeklinde örgütlenmiş insanlar. Koskoca Moğol İmparatorluğu bir kabileler konfederasyonu. İçinde her türlü millet var, Çinli'si de var, Türk'ü de var, Moğol'u da var. İranlı'sı var. Hikaye, Türkler zor durumda kalıyor, usta, bilge, işin ehli birisi dağı eritiyor, ondan sonra bir kurt da yol gösteriyor. Türkler o labirentten çıkıyor, çıkış efsanesi olarak anlatılan şey bu. Bir kurt figürü bir de dağı eriten demirci ustası. Önemli olan bu iki figür. Türklere ait Birinci Dünya Savaşı sırasında ilan edilmiş bu efsaneyi tarih kayıtlarında bulamazsınız. Ne Osmanlı'da, ne Selçuklu'da ne Akkoyunlular, Karakoyunlular devletlerinin kaynakların bu konuda bir bilgi yok. Keçi kullanılıyor, koyun kullanılıyor ama kurt figürü yok. Ne arkeolojik ne antropolojik araştırmalar ne sözlü kültürle nakledilen efsanelerde ne de taşa kazınan metinlerde yok böyle bir şey. Tamamen Birinci Dünya Savaşı sırasında Yakup Kadri tarafından ortaya çıkarılmış bir figürdür.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kurt figürü Orta Asya'da bile kullanılmıyor&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Benim arkadaşım Kazakistan'daki bir üniversiteye görevli gitmişti. Bu arkadaşım da sıkı MHP'li birisi. Giderken bir sürü kurt rozeti götürmüş. Dağıtmış herkese, herkes reddetmiş almayı. 'Ne işimiz var bizim bununla?' diyerek almamışlar. Sadece bir tane kimya profesörü heyecanla almış rozet. Sonra da takmaya başlamış. Aylarca takmış rozeti. Sonra arkadaşım bu profesöre 'Sen sevdin bu rozeti. Kurtları çok seviyorsun herhalde.' şeklinde bir şey söyleyince, Profesör de 'Ne kurdu ben bunu köpek rozeti diye takıyordum...' demiş. Meğerse onların kabilelerin in sembolü de köpekmiş. Orta Asya'da da yok bu efsane.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon, İttihatçı darbe mantığının ürünü&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Böyle bir efsane ne için üretiliyor? Böyle bir efsaneye ihtiyaç duyulduğu için üretiliyor, bu belli. Bu şifreyi çözmek için yine o dönemden bir sahneyi size nakledeceğim. 1919'un Haziran ayı... İzmir'e Yunanlılar çıktı, 1917 yılında İttihatçılar; bizim Kurtuluş Savaşı'nın bilinmeyen bir yönüdür, Şam'da toplanıyor İttihatçıların merkez komitesi, diyorlar ki biz "Savaşı kaybediyoruz. Savaşı kaybedersek bir Kurtuluş savaşı vermek lazım, bunu örgütleyelim." Yani A planı suya düşünce B planı devreye giriyor. Bunun için hem silah ve mühimmat bakımından hem de operasyonel anlamda bir örgütlenmeye gidiyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;'Artık Hukuk Yok'&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İttihat ve Terakki zaten çok geniş bir teşkilat. İttihat ve Terakki Müdafa-i Hukuk Cemiyeti'ne dönüşüyor. Operasyonel güçler de Kuvva-i Milliye güçlerinin çekirdeğini oluşturuyor. Anadolu'nun dört bir yanına silah depoları oluşturuluyor. Ergenekon örgütlenmesine çok benzeyen bir şey yani. Bekir Sami Bey'in, Kurtuluş Savaşı'nın önemli isimlerinden birisi, Salihli'de halkın ileri gelenlerini toplayıp çektiği bir nutuk var, bu nutukta diyor ki "Devletimiz bitti. Savaşacak bir ordu yok. Bu milletin namusunu, haysiyetini koruyabilmek için, aklınıza gelen her şeyi yapmak zorundayız. En önemlisi artık hukuk yok. Allah ne verdiyse savaşacağız, bu milletin haysiyetini koruyacağız, kurtaracağız" Fakat vurguladığı çok önemli bir şey var, artık devlet de yok hukuk da yok diyor. Şimdi bunu o Ergenekon efsanesinin içine oturtabilirsiniz.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kuvva-i Milliye İsmi Tesadüfen Seçilmedi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkler yeniliyor, köşeye sıkışıyor, vadi benzetme olarak kurarsanız Anadolu, Anadolu'da her taraf düşmanla çevrili, bir bilge kişinin peşine takılacaksınız, bir kurt da size yol gösterecek, kurt vahşi bir şey, yakıp yıkacak, parçalayacak ve siz kurtuluşa ulaşacaksınız. Bugünün Ergenekon'u ile ilgili bir ayrıntı vermek lazım. Hatırlarsanız hep Kuvva-i Milliye Dernekleri etrafında örgütlenmişler. Mesela Müdafa-i Hukuk'u tercih etmediler. Gerçekten temsil kabiliyeti olan, İttihat Terakki tarafından o zaman tercih edilmesine rağmen bu kez tercih edilmedi. Diyorlar ki Türkiye zor durumda, Amerikan emperyalizmi, Kürtler bağımsız devlet kurmak istiyorlar, Türkiye parçalanıyor, bölünüyor, mahvoluyor. Ancak tercih edilen Kuvva-i Milliye, Müdafa-i Hukuk değil. İşte buradan da Ergenekon ile bir bağlantı kurmak lazım. 1919 şartları, vatan tehlikede ise gerisi teferruat oluyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Atabeyler, toplumun velayetini istiyordu&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Parantez açıp size bir hatırlatma daha yapayım. Bu yakalanan çeteler içerisinde Atabeyler çetesi diye bir çete vardı. Atabey'in ne olduğu da önemli. Orada da bir şifre var. Atabey, Selçuklu döneminde şehzadeleri yetiştiren vasilere verilen isim. Bir vilayete şehzadeyi tayin ediyorlar, devlet işini öğrensin diye, lala dedikleri şeyin, Selçuklu'daki karşılığı. Ama o biraz daha özgür, şehzadenin vasisi, toplumun da vasisi. Yani toplumun velayetini almış oluyor kendi üzerine. Aslında Selçuklu döneminde büyük oranda yönetim gücü Atabeyler'di. Toplum adına karar veren, toplum adına hareket eden kişiler Atabeyler. Ciddi bir tarihi derinlik var. Bu tarihsel derinlik, seçici bir tarihsel derinlik. Bu da bir başka köşe taşıydı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;27 Mayıs'ın çete düzeni anlaşılmadan Ergenekon anlaşılmaz&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir diğeri de 27 Mayıs 1960 darbesi. 27 Mayıs'ın anlamını, bugüne yansıyan uzantılarını anlamakta zorlandığımızı düşünüyorum. 27 Mayıs'ta bizim başımıza gelenler, aslında bugün yaşadıklarımızın başlangıcı. 27 Mayıs'ı eğer yerli yerine yerleştiremezsek, bugün karşımıza çıkan sapkınlıkların birçoğunu anlamak, bir yere yerleştirmek çok zor olur. Bugün içinde yaşadığımız hukuki düzen, devlet örgütlenmesi, tüm bunların hepsi 27 Mayıs'ta düzenlenmiştir. Aslında 27 Mayıs'ta oluşan bir düzenin içinde yaşıyoruz, 1923'de oluşan bir düzenin içinde değil. 27 Mayıs'ta kurulan düzen bu yüzden çok önemli, değişirse 27 Mayıs'ta kurulan düzen değişmiş olacak Türkiye'de. Anayasa Mahkemesi ile YÖK'ü ile, MGK'sı ile medyası ile yargısı ile, yargı sistemi ile aklınıza gelebilecek bütün özellikleri ile bugün yaşadığımız sistem, 27 Mayıs'ın kurduğu bir sistem.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;27 Mayıs bir darbe değil, subaylar çetesinin yönetimi gasp sürecidir&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;27 Mayıs nasıl bir sistem kurdu? Aslında uzun duramayız bunun üstünde ama şu özelliğini vurgulamak lazım... 38 kişiden meydana gelecek bir çete, asker çetesi kuruyorlar. 38 kişi bir araya gelip, iktidarı gasp ediyorlar, bir sabah erkenden kalkıp. Bugünkü Ergenekon yapılanmasına benzeyen hatta farkı olmayan bir çete. Bugün Ergenekon diye gördüğümüz çetenin çok daha ilkel bir hali. Düşünün tonlarca subay var, bunların 38'i bir araya geliyor. En küçüğü üsteğmen rütbesinde, en büyüğü albay rütbesinde. Bir organizasyon yapıyorlar kendi aralarında. Sen radyo istasyonunu ele geçireceksin, sen başbakanlığı ele geçireceksin, sen cumhurbaşkanlığını ele geçireceksin gibi bir görev taksimi yapıyorlar. İşin talihsiz yanı da 27 Mayıs sabahı başarılı oluyorlar. Yönetimi ele geçiriyorlar, gasp ediyorlar. Türkiye başına gelen şey, çok garip, inanılmaz bir şey. 38 subayın çete kurarak, yönetimi ele geçirmesi gibi bir şey. İnanılmaz derecede ilkel, inanılmaz derecede mesnetsiz bir şey. Tarihi açıdan tam bir sapma var. O kadar aykırı bir şey ki, bizim 27 Mayıs düzeni dediğimiz düzen bu aykırı hadiseyi yerleştirmek, devam ettirmek için kurulmuş bir şey. Bir çetenin işgal ettiği devleti, yaşatabilmek için nasıl bir düzene ihtiyaç duyarsınız? Bir çete devleti nasıl varlığını sürdürebilir? İşte YÖK'üyle, Anayasa Mahkemesi ile, medya-devlet ilişkisiyle, ancak böyle bir sistemle yürütebilirsiniz bunu. 27 Mayıs'tan bugüne yaşadığımız aslında bu sürecin normalleştirilme, meşrulaştırılma sürecinden başka bir şey değil. 27 Mayıs düzeni, üç beş kişinin bir araya gelip devlet yönetimi ele geçirebildiğini gösterir bir düzen ise, orada hiçbir şeyin düzenli bir şekilde işlemesini temin edemezsiniz. 27 Mayıs Askeri darbesi deniliyor. 27 Mayıs bir askeri darbe mi? 27 Mayıs'ın bir askeri darbe olduğunu söylemek, asker darbe olduğunu savunmak, bugün de Ergenekon için çok uygun bir şey.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;27 Mayıs bir askeri darbe değil, çete darbesidir. 27 Mayıs, Ordu'nun yaptığı bir darbe değil, öncelikle Ordu'ya karşı yapılmış bir darbe. 28 Mayıs sabahı Genelkurmay Başkanı'nı bir teğmen tekmeliyor. Ordu'nun kendi yapısına da bir itiraz bu. Aslında bu askeri darbe veya ordunun gerçekleştirdiği bir darbe olmaktan ziyade, Ordu içine yerleşmiş bir çetenin iktidarı ele geçirmesinden ibaret. Bu da bir diğer köşe taşı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon'un arkasında Baasçı darbe modeli var&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon yapılanmasını, 27 Mayıs darbesini, o darbenin kurduğu düzeni, o darbenin mantığını, ideolojisini dikkate almadan değerlendirmek çok eksik olur. Bunların içinde hiç gözden kaçırılmaması gereken, 27 Mayıs darbesini yapanlarla bugünün Ergenekoncuları'nın savunduğu ideoloji. Bundan 49 yıl öncede Baasçılık darbeyi yapanlar tarafından savunuluyordu, Ergenekoncular tarafından da halen savunuluyor. Tam anlamıyla, Mısır Baasçı modeli, biraz sosyalist, büyük ölçüde ulusalcı, laik, anti-emperyalist, askerlerle aydınlar arasında dar bir ittifaka dönen bir model. Dar ittifakın devrimle, darbe yaparak yönetimi ele geçirmesini savunan ideoloji.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Özel Harp Örgütlenmesi, Türk Kontrgerillası&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir başka köşe taşı, hepinizin çok yakından bildiği Özel Harp örgütlenmesi. 1952'de diğer NATO ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de Özel Harp örgütü kuruluyor. Bu örgütün mantığını, bu örgütün yaptıklarını anlamak için mutlaka soğuk savaş dönemini hatırlamamız gerekiyor. Hem ABD'nin hem Sovyetler'in elinde nükleer silah var. Birisi kullanırsa diğeri de kullanacak. Artık konvansiyonel savaşlarla yapılacak bir savaş ihtimali ortadan kalkıyor. Her iki taraf da kendi ideolojisini bir silaha dönüştürüyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sovyetler sosyalist ideoloji ile taarruza geçiyor, ABD de hür dünyanın değerleri diye harekete geçiyor. Avrupa da bu savaşın yürütüldüğü kıta haline geliyor. Beşinci kol faaliyetleriyle Sovyetler, yerleşik halkın kendisinden taraf olmasını sağlayacak, içten içten fethedecek ülkeyi, ondan sonra halk ayaklanacak, kapitalizmi, ABD destekli yönetimi yıkacak, sosyalist bir yönetime geçilmiş olacak. Bu modele karşılık da ABD'de karşı örgütlenme içine giriyor. Sosyalizmin halk nezdinde itibar kazanmasını önleyecek operasyonlar yapıyor. Mesela sosyalistler tarafından yapılıyormuş gibi bombalama eylemleri yapmak. Bologna tren istasyonunda 180 kişinin öldüğü bombalı saldırı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sosyalistler tarafından yapıldığı söyleniyor, halk sosyalistlerden nefret ediyor. Bu da Özel Harp örgütlenmesinin bir çalışması. Gerilla tarzı savaş, şiddet eylemleri ile yürüyen bazı eylemler düzenleniyor. İtalya'da çok olmasının sebebi de İtalya Komünist Partisi'nin ve İtalya gladyosunun güçlü olmasıydı. Diğer ülkelerin hiçbirisinde komünist partiler bu kadar güçlü değil. Fransız Sosyalist Partisi çok daha erken bir zamanda çizgisinden ayrılıyor. En ciddi sorun İtalya. 1922'de İtalya'da Mussolini iktidara gelmeden önce, Sosyalistler kıl payı bir sosyalist devrimi kaçırıyorlar. Onun için gladyonun, gerilla örgütlenmesinin çok kanlı eylemleri oldu İtalya'da. 1960'lı yıllardan itibaren Türkiye'de çok hızlı bir değişim meydana geliyor. Bu hızlı değişim sürecinde sol hareketlerde meydana çıkıyor, 1960'lı yılların başında Türkiye İşçi Partisi kuruluyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;27 Mayıs Cuntası, Özel Harekat Dairesini kapatacaktı, Türkeş vazgeçirdi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Bizdeki Özel Harp Dairesi 27 Mayıs'a kadar Hükümet'in emrinde, Demokrat Parti kontrolünde. Kıbrıs eksenli çalışmalar yürütüyor sadece. Kıbrıs'ta suikastler düzenliyor, Kıbrıs'a silah taşıyor. Türk Mukavemet Teşkilatı'na silah, eğitim gibi imkanlar sağlıyor. 27 Mayıs'tan sonra, ki 27 Mayıs çetesi ile Özel Harp Dairesi arasında hiçbir ilişki yok, 27 Mayıs çetesi iktidara gelince Özel Harp Dairesi'ni kapatmak istiyor. Sonra fark ediyorlar bu örgütün nasıl işe yarayacağını, kullanmaya, destek olmaya başlıyorlar. Oradaki kilit isim Türkeş. Başbakanlık Müsteşarı iken Özel Harp Dairesi'ni kapatmak istiyor önce. Sonra Özel Harp Dairesi Başkanı ile konuşuyor, bu örgütün çok işe yarayacağını fark ediyor. Sonra bu teşkilata para sağlıyorlar. Özel Harp Dairesi, 27 Mayıs tecrübesi ile birleşerek, askerin siyaset üzerindeki kontrolünü, demokratik iktidarlar üzerindeki kontrolünü sağlayan bir araç olarak değer kazanıyor. 12 Mart'a giden yolda 9 Martçılar'ın, yani Madanoğlu cuntasının, 27 Mayıs modeliyle gerçekleştirmeye çalıştıkları darbe, Özel Harp operasyonu ile engelleniyor. 70'li yıllarda Özel Harp Dairesi, yükselen şiddeti kontrol etmek, büyük ölçüde de tırmandırmak görevini görüyor. En sonunda da 12 Eylül'e giden yolun taşları da büyük ölçüde bu örgüt tarafından döşeniyor. Akla, mantığa, sağduyuya aykırı bir şey. Biz bunun içinde yaşadığımız için, alıştığımız için, bize normal geliyor. Elinde silah olanlara, elinde silah var diye yönetme hakkını verirseniz, bunun adı nedir? Bir kere Orman kanunu gibi bir şey.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Darbe, medeni toplum olmayı reddetmektir&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Medeni bir toplum olmayı reddetmek demek. İnsani bir düzen içinde yaşamayı reddetmek demek. Güçlü olanın haklı olduğu, hukukun hiç olmadığı, elinde silah tutanların ülkeyi yönetme hakkına sahip olduğu, bunun da toplum tarafından meşru kabul edildiği bir düzen. İnsan doğasına aykırı bir şey. Hukuk dediğimiz şeye daha baştan sahip olmayı reddetmek gibi bir şey. Bütün bu anlayışı Özel Harp ile birleştirdiğiniz zaman buradan şu sonuç çıkıyor: Elinde silahı bulunduranların iktidarını, iktidar hakkını meşrulaştırmak için bu tür araçların kullanılması gerekiyor. Nedir bu araç? İşte Ergenekon'a giriş gibi. Her yanımızın düşmanlarla sarılı olduğu, her yandan bir tehdidin bizi yok etmek üzere beklediği, böyle bir tehdit ve tehlike karşısında Bekir Sami Bey'in söylediği gibi ancak hukuku iptal ederek, hukuka uyma mecburiyetini ortadan kaldırarak, lağvederek, kısaca o 27 Mayıs'ın kurduğu düzeni Kurtuluş Savaşı ile birleştirip, Ergenekon efsanesi ile buna mitolojik bir derinlik kazandırıp, sistematik hale gelen şiddeti temellendirmek, halk nezdinde bunun meşruiyetini sağlamak için Özel Harp türü örgütler vasıtası ile tıpkı İtalya'da gibi bir yapılanma ortaya çıkarıyorsunuz.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon bir örgüt değil, terörü de kullanan bir düzen denemesi&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aslında Ergenekon bir örgüt değil bu anlamda, Ergenekon bir düzen. Tüm bu unsurlar yan yana geldiği zaman ortaya bir düzen çıkıyor. Bu düzen o vesayet düzenini kalıcı hale getiren bir şey. Bütün detaylarıyla çok yakından bildiğiniz bir terör örgütü şeklinde ortaya çıkan, en son silahlarıyla Alevi önderlerine suikast düzenleyip, Ermeni önderlerine suikast düzenleyip, sonra buna karşılık başkalarına suikastler düzenleyip, 'Asker gelse de şu işleri düzeltse' mantığını çıkarmaya çalışan bir örgüt mantığı ile karşı karşıyayız. Elindeki araçları iktidarı ele geçirmek üzere kullanan bir terör örgütü. Elindeki araçları devlet içinden temin eden bir terör örgütü. Bu ülkenin korunması için, bu ülkenin hukuk kuralları içinde ülkeyi koruması için, para verilen, yetki verilen bir kurumun içerisinden bir örgüt çıkıyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu örgüt o imkânları, o makamı iktidarı ele geçirmek, birilerine iktidar dayanağı sağlamak için çalışıyor. Bunun için halkı kamplara boğuyor, suikastler düzenliyor, kargaşa doğuruyor. Şimdi, başından itibaren, Ergenekon'un ortaya çıktığından beri, kişiler ve onun etrafından oluşmuş bir örgüt, örgüt şeması, bunlar ayrı bir şey. Ancak bunu bekleyen bir ideoloji var, bunu bekleyen bir tarih var. Efsaneler var. Bunların teşhir edilmesinin, üzerine gidilmesinin çok önemli olduğunu düşündüm. 27 Mayıs ile Ergenekon arasında bir bağ kurmadan, Soğuk Savaş dönemi ideolojisi ve araçları ile bugün arasında bir ilişki kurmadan, Ergenekon'u tam olarak anlamak mümkün değil. Bu örgüt bu çözülmedikçe devam eder, üzerine güçlü şekilde gidilmedikçe devam eder.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Genelkurmay Başkanı af hakkında konuşursa, hiçbir şey değişmez&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gazeteci soruyor Genelkurmay Başkanı'na soruyor: Af çıkacak mı PKK ile ilgili? Genelkurmay Başkanı, 'Affı düşünmüyoruz.' diyor. Bir Genelkurmay Başkanı'nın bunu söyleyebildiği bir ülkede süreç normal gitmiyor demektir. Bunun anormal olmadığını hissetmemiz, hissettirmemiz gerekir. Yoksa bu Ergenekon'un arkasında bu zengin dünya var oldukça Ergenekon'un bitirilmesi mümkün değil.Bu sefer kurumsal bir destek yok. 27 Mayıs'a bu yüzden çok benziyor. 12 Eylül'deki gibi hiyerarşiye bağlı bir yapı görünmüyor. Tümüyle bir çete söz konusu. 38 tane subayın başardığı işleri de bildikleri için kendilerine güveniyorlar. 1960 model bir araba düşünün bir de 2009 model bir araba. Bir de 28 Şubat tecrübesi var, başarısız bir tecrübe. Kurumsal olarak Genelkurmay Başkanı'na bağlı Özel Kuvvetler Komutanlığı diye bir komutanlık var. Korgeneral tarafından yönetilen Korgenerallik düzeyinde bir kurum. Bu kurum yüksek nitelikli askerler yetiştiriyor, bordo bereliler diye bilinen askerler. Kuzey Irak'a gidenler, operasyona gidenler vesaire hep bunlar. Sayılarının çok olduğu da belli. Bunun içinde de bir daire, bir Albay tarafından yönetilen Özel Harp Dairesi var. Psikolojik Harekat Dairesi bunun içindedir mesela. Bu birim gerilla savaşı, Türkiye'ye yönelik bir gerilla savaşına karşılık vermek üzere kurulmuş bir birim.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yanlış çeviri yüzünden Türkiye'de Özel Kuvvetler Kuruldu&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;NATO konsepti içinde bir yapılanma bu da. Türkiye'de Amerikalıların NATO kurulduktan sonra yazdıkları bir yönergenin yanlış tercüme edilmesinin sonucu oluşmuş bir şey olduğunu söylemişti Avni Özgürel.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yani bizim 1960'lı,1970'li yıllarda yaşadığımız her şeyin bir tercüme hatası olduğunu iddia etmişti. Bu yanlış tercüme sonucunda, ülke dışına operasyon yapmak gerekirken, ülke içine operasyon yapıldığını söylüyor. 2006 yılının 6 Şubat'ında Genelkurmay'ın bir basın açıklaması var, Özel Harekat Dairesi ile ilgili. İçerisinde Özel Harp Dairesi, Özel Kuvvetler Komutanlığı, Kontrgerilla lafızlarının geçtiği bir açıklama. Derin devlet ile giriyor, Özel Kuvvetler ile devam ediyor, Özel Harp Dairesi ile biten bir metin. Okusanız, bu kadar tutarsız bir metin olamaz. Önce Özel Harp Dairesi'ni reddediyor, sonra kabul ediyor. NATO standartlarında kurulmuştur, Bakanlar Kurulu kararı vardır bu konuda diyor o açıklamada. Bu örgüte karşı çıkmanın Türkiye'nin savunma refleksine zarar vereceğiniz söylüyor sonra. Soğuk Savaş bitti, haberin yok mu diye sorsanız verilecek bir yanıt yok. Soğuk Savaş sonrasında bir PKK ile mücadele ederken bir de siyaset tanzim ederken kullanılmak üzere varlığı sürdürüldü. BÇG denilen örgüt de işte bu dairenin içerisinde çalışıyor. Resmi olarak Genelkurmay'da yazılı hiçbir belge yok BÇG ile ilgili.Ancak bu örgütün yönettiği bir dönem yaşadı ama Türkiye.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon'da sona gelinmedi ama artık geri dönüşü de mümkün değil&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ben sona gelindiğini düşünmüyorum ama geri dönülemez noktaya geldiğini düşünüyorum. Artık bunu geriye saramaz kimse. Artık Türkiye'de Zir Vadisi'nde çıkan silahların açıklanması lazım. Üstü kapatılamayacak, yok sayılamayacak noktada, kamuoyuna mal oldu. Bunlara mantıklı açıklamalar getirilmeli. Her şeyi kendi bağımsız dünyasında değerlendirirseniz, birçok hususun geleceğini görmemiz zorlaşıyor. Bir ceza davasının sonucuna ulaşması, sorumluların ceza alması gibi bir beklentimiz var. Diğer taraftan Türkiye'nin daha demokratikleşmesi lazım. Hukuk devleti normlarının yerleşmesi lazım. 27 Mayıs düzeninin alaşağı edilmesi lazım. Türkiye'de sistemin içinden Ergenekon'un temizlenmesi ancak bu yolla olacaktır. İtalya'daki Gladyo ile kıyaslanıyor bu yapı. İtalya'da bu işi sadece yargı yapmamıştı. Soruşturmalar açılmış, bakanlar, başbakanlar tutuklandı. Şimdi Türkiye'de Özel Harp Dairesi suç işliyor mu? İşlemiyor mu? Asker her şeyi kayıt altında tutar, bürokratik bir yapıdır, kayıt altında tutması gerekir sorumluluğu açısından. O kadar silah var, mühimmat var.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Özel Harekat, Genelkurmay ve Jandarma İstihbarat'ın Arşivlerine Girilmeli&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Öyleyse girin Özel Harekat Dairesi'nin arşivine, girin Genelkurmay İstihbarat'ın arşivine, girin Jandarma İstihbarat'ın arşivine, bakalım neler çıkacak? İtalya'da Gladyo ile ilgili en önemli bilgiler İtalya Silahlı Kuvvetleri'nin arşivinde çıkmıştı. Konunun böyle bir aşamaya gelmesi lazım. Buradan da iki sonuç çıkar. Birincisinde mevcut suçlular ortaya çıkarılır, yargılanır, ceza alır. İkincisinde Ergenekon tümüyle tasfiye edilir, ortadan kaldırılır.Şu an birinci sonucun devam ettiği görülüyor. Şu an sağını solunu, göze batan yerlerini budamak şeklinde görünüyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon yapılanmasının benzerleri Avrupa'da da var&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon adı Türk kontrgerillasının adı. İtalya'da neden Gladyo deniliyor? Fransa'da neden Rüzgar Gülü deniliyor? Yunanistan'da neden Koyun Postu deniliyor? Almanya'da neden Germen Harekatı deniliyor? Herkes kendi tarihinden bir isim alıyor. Bizimkiler de Ergenekon'u almışlar.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon'un lobi kanadı halen varlığını muhafaza ediyor&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon'un iki kısmı var. Bir operasyon birimi var. Elinde silah tutanların oluşturduğu kısmı. Terör diyoruz, bir de terör denildiğinde unutuyoruz. Terör, siyasi amaçlı cinayet işlemektir. Niçin cinayet işliyorlar? Siyasi hedeflerine ulaşmak için. Ama bunlar akıl değil. Şiddet eylemlerinin emir ve talimatını verenleri birbirinden ayırmak lazım. Bu daireler kesişir. Bir diğer kısmında da Mason Locaları gibi, Encümen-i Daniş gibi lobi faaliyetleri yaparlar. Legal, meşru siyasi operasyonları yürütürler. Gidip medya patronları ile konuşurlar, yurtdışından bir araştırma enstitüsüne bir beyanat patlattırırlar, Binnaz Toprak'a bir araştırma yaptırıp mahalle baskısını anlattırırlar. Bunların hepsi yürütülen psikolojik harekatın bir parçasını oluşturuyor. Ancak bu lobilerde kendisini korumak isterler. Şiddet ile uzaktan yakından alakası yok gibi bir görüntü çizerler.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon'un Türk Gladyosu olduğunu herkes biliyor, Savcı'nın iddiası da bu yönde&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hukuki olarak isimlendireceğimiz şey Savcı'nın yürüttüğü mantık. Diyor ki Savcı, Ümraniye'de ele geçen bombalar ele geçirildi. Bunu soruşturduk, şu noktaya geldik. Bilgiler elimize geldi, araştırdık, karşımıza böyle bir yapı çıktı delillerden ortaya çıkınca. NATO'nun kurdurduğu Özel Hareket Dairesi'nin yoldan çıkmış şeklidir deniliyor iddianamede. Örneğin, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın antetli kağıdını kullandığı belirtiliyor Ergenekon'un iddianamede. Türk gladyosunun adının Ergenekon olduğunu da zaten herkes biliyordu neredeyse.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Devlet ya çok beceriksiz ya da katliamın faili&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1 Mayıs 1977'de 33 kişi öldürüldü Taksim'de. Burada iki ihtimal var. Birincisi, bizim devletimiz o kadar beceriksiz bir devlet ki çatılardan ateş eden, alenen katliam yapan failleri yakalayamıyor. İkincisi de bu katliamı bizzat devlet yapıyor. İnsan böyle bir mukayese ile bakıyor hadiseye. Ogün Samast'ın Hrant Dink'i öldürmesinin planlı bir cinayet olduğu ortaya çıktı. Sonra da statlarda 'Hepimiz Ogün Samast'ız' demeye başladı insanlar. Bir başka örnek Mersin'de şu bayrak yakma hadisesi. Çıktı ortaya onu kimin yaptığı. Ondan sonrada bayrakları kapan sokağa fırladı. Hiçbirisi bu örgütlerin bir parçası değil. Herkes gönüllü olarak katılıyor bu sürece. Ama şartlar oluşturuluyor burada. Güngören'e bomba koyuyorsanız, arkasında muhakkak derin bir akıl vardır, mutfak çalışması vardır.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon, ABD'nin soruşturmayı desteklemesinden korkuyor&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon soruşturmasının arkasında Amerikalıların olması ihtimali Ergenekoncuları çok korkutuyor. İşte Kemal Gürüz, 'Ben Amerikancıyım' diyor. Ancak ortada Amerika'nın Avrasyacılar gibi bir gruba karşı koyduğunu düşünmüyorum. Çünkü Türkiye'nin öyle Avrasyacılık diye bir seçeneği de yok zaten.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Analitik Bakış
&lt;/p&gt;</description><category>röportajlar, ergenekon, ahtapot, ittihat ve terakki, turk, derin devlet, özel harp, özel kuvvetler, tablo, yakup kadri karaosmanoğlu, şifreler, siyaset, mümtazer türköne, analitik bakiş, türkeş, terör örgütü</category><pubDate>11 Feb 09 20:32:50 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1359/33467/ERGENEKON%27UN%20D%C3%9CN%C3%9C%20%20VE%20BUG%C3%9CN%C3%9C</guid></item><item><title>Buş_ire Emeni Eştış.gif</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/image/2011/18390/Bu%C5%9F_ire%20Emeni%20E%C5%9Ft%C4%B1%C5%9F.gif</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;a href="http://zazaema.mylivepage.com/image/2011/18390/Bu%C5%9F_ire%20Emeni%20E%C5%9Ft%C4%B1%C5%9F.gif"&gt;&lt;img alt="Buş_ire Emeni Eştış.gif" title="Buş_ire Emeni Eştış.gif" border=0 src="http://thumbnail048.mylivepage.com/chunk48/1595501/2011/small_Bu%C5%9F_ire%20Emeni%20E%C5%9Ft%C4%B1%C5%9F.gif.jpg"&gt;&lt;br/&gt;Buş_ire Emeni Eştış.gif&lt;/a&gt;&lt;br/&gt; &lt;br/&gt;&lt;span class="format_byte"&gt;6,93 KByte&lt;/span&gt; 241x113&lt;br/&gt;&lt;p&gt;Buş'ire Emeni Eştış&#13;
( Bush'a ayakkabı fırlatılması )
&lt;/p&gt;</description><category>bush, ayakkabı, shoe, bağdat, siyaset, usa, president, bağdadiye, televizyonu, muhabiri</category><pubDate>03 Feb 09 07:31:32 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/image/2011/18390/Bu%C5%9F_ire%20Emeni%20E%C5%9Ft%C4%B1%C5%9F.gif</guid></item><item><title>İşte AKP'nin Diyarbakır adayları</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1048/2519/%C4%B0%C5%9Fte%20AKP%27nin%20Diyarbak%C4%B1r%20adaylar%C4%B1</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;Diyarbakır  26.01.2009 20:13	&lt;br /&gt;&#13;
İşte AKP'nin Diyarbakır adayları&lt;br /&gt;&#13;
AK Parti Diyarbakır'ı almak istiyor adayları ise kelimenin tam anlamıyla dişli! İşte Arzu'nun açıkladığı o isimler &lt;br /&gt;&#13;
Diyarbakır Büyükşehir Belediye başkan adayı olarak Diyarbakır Milletvekili Kutbettin Arzu'yu aday gösteren AKP, Diyarbakır merkezdeki 4 ilçe belediye başkan adaylarını açıkladı. &lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı için adı geçen ancak Milletvekili Kudbettin Arzu'nun aday gösterilmesi ile devre dışı kalan avukat Ömer Serdar Kaplan, Kayapınar İlçesi Belediye Başkan adayı olarak gösterildi. AKP, Sur İlçesi'nde Metin Evsen'i, Yenişehir'de avukat Halit Advan'ı ve Bağlar'da da Mehmet Veysi Malkoç'u aday olarak gösterdi.
&lt;/p&gt;</description><category>işte akp nin diyarbakır adayları, akp, diyarbakır, amed, derbekır, diyarıbekir, siyaset, Özgürlük, hürriyet, belediye başkanlığı seçimleri, yerel seçimler</category><pubDate>01 Feb 09 10:49:33 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1048/2519/%C4%B0%C5%9Fte%20AKP%27nin%20Diyarbak%C4%B1r%20adaylar%C4%B1</guid></item><item><title>Dünya hayran; Kahramansın Erdoğan</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1091/31768/D%C3%BCnya%20hayran%3B%20Kahramans%C4%B1n%20Erdo%C4%9Fan</link><description>&lt;p&gt;DÜNYANIN HİSLERİNE TERCÜMAN OLDU&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
Dünya hayran; Kahramansın Erdoğan&#13;
Başbakan Erdoğan’ın Davos’ta gösterdiği tavır bütün dünyadan alkış alıyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İran’da, Gazze’de, Suriye’de ve hatta Sri Lanka’da gösteriler düzenleniyor, Erdoğan resimli hediyelik eşyalar da vitrinleri süslüyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BAŞBAKAN Erdoğan’ın Davos’taki tavrı bütün dünyada alkış almaya devam ediyor. Ortadoğu ve Asya ülkelerinde Erdoğan için şarkılar bestelenip, hediyelik eşyalar üretilirken uluslararası ajansalar da Türkiye’nin ‘Bölgesel güç’ olma yolunda kararlı adımlar attığını yazdı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TÜRKİYE’NİN PRESTİJİ ARTTI&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ULUSLARARASI haber ajansı Reuters geçtiği bir değerlendirme yazısında Erdoğan’ın İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile yaşadığı olayın ardından Türkiye’nin uzun vadede prestijini artırdığını yazdı. Reuters haberinde Başbakan Erdoğan’ın tavrının Ortadoğu’daki arabulucuk görevini zedelemiş olabileceğini ancak uzun vadede bölgesel etkinliğini artıracağını yazdı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;DÜNYANIN HİSLERİNE TERCÜMAN&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İRAN Cumhurbaşkanı Ahmedinejad da, Erdoğan’a, ‘tarihi resti’nden dolayı teşekkür etti. Ahmedinejad mesajında Erdoğan’a hitaben, ‘Cesurca tavrınız, Filistin, bölge ve adaletten yana dünya halkları için mutluluk ve heyecan yaratmıştır’ dedi ve ‘Erdoğan’ın, sadece Türk halkının duygularına değil, bölgenin ve dünya halklarının duygularına tercüman olduğunu’’ kaydetti. İran’da birçok gazete ‘Yaşasın Recep Tayyip Erdoğan’ manşetiyle çıktı. Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği önünde toplanan Suriyeliler de, sloganlarla Türkiye’ye teşekkür etti. Suriyeli sanatçılar, Şam Büyükelçisi Yaşar Halit Çevik’e çiçek verdi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;SRİ LANKA’DAN DA DESTEK&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;BAŞBAKAN Erdoğan’ın Davos’taki çıkışı, Sri Lanka’da da büyük yankı uyandırdı. Sri Lankalı bazı gazeteciler Erdoğan’ın Davos’ta sergilediği tavrı ile İslam dünyasının itibarını koruduğunu söyledi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;DIŞ HABERLER&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Filistin’de büyük coşku&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gazze’de bir araya gelen onbinlerce kişi Erdoğan’a destek ve sevgi gösterisinde bulundu. Önceki gün Cuma namazından çıkan onbinlerce Gazzeli de ellerinde Türk Bayrakları ile Erdoğan ve Türkiye lehine sloganlar attı. Gazze sokakları da Türk Bayrağı ve Erdoğan posterleriyle donatıldı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Abbas’tan Erdoğan’a ‘Davos’ teşekkürü&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;FİLİSTİN Devlet Başkanı Mahmut Abbas önceki akşam Başbakan Erdoğan’ı telefonla aradı. ‘Davos’ta onurlu bir tavır sergilediniz, teşekkür ederim’ diyen Abbas, İslam dünyasının her tarafından çok olumlu tepkiler aldıklarını belirtti. Başbakan’da teşekkür ederek, ‘Bizim tavrımız güçlüden değil, haklıdan ve mağdurdan yanadır. Ancak ülkemin onurunu korumak durumundaydım’’ diye konuştu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İRAN&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kahraman Erdoğan teşekkür teşekkür... İran’da biraraya gelen binlerce kişi Türk Büyükelçiliği’ni çiçek yağmuruna tuttu. Göstericiler Türkçe olarak da ‘Yaşasın Erdoğan’, ‘Kahraman Erdoğan teşekkür, teşekkür’ sloganı attı.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;FİLİSTİN&#13;
Erdoğan için şarkı... Gazzeli şarkıcı İslam Atallah, Başbakan Erdoğan’ın Davos’taki tavrı için bir şarkı besteledi. Abdullah ‘Erdoğan bundan sonra bizim de liderimiz’ dedi.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;STAR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;GAZZE'DE ERDOĞAN'A DESTEK GÖSTERİSİ&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img src="http://videogaleri.samanyoluhaber.com/video/fotogaleri/562/1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;TÜRKİYE'DEKİ KARŞILAMADAN BİR FOTO&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img src="http://resim.samanyoluhaber.com/resim/erdogan_karsilama_7.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>recep tayyip erdoğan, davos fatihi, ekonomik forum toplantisi, israile ders, akp, türkiye, gazze, dünya, siyaseti, filistin, iran, sri lanka, destek, kahramanlik, liderlik, siyaset</category><pubDate>01 Feb 09 10:15:11 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1091/31768/D%C3%BCnya%20hayran%3B%20Kahramans%C4%B1n%20Erdo%C4%9Fan</guid></item><item><title>ENCÜMENİ DANİŞ TOPLANTISINDA KİMLER YOKTU Kİ...</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1048/2502/ENC%C3%9CMEN%C4%B0%20DAN%C4%B0%C5%9E%20TOPLANTISINDA%20K%C4%B0MLER%20YOKTU%20K%C4%B0...</link><description>&lt;hr/&gt;&lt;p&gt;ENCÜMENİ DANİŞ TOPLANTISINDA KİMLER YOKTU Kİ...&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
ETÖ 10. dalga operasyonlarında gözaltına alınan Tuncer Kılınç'a sorulan bir soru ile gündeme gelen Encümen-i Daniş bugün bir kez daha toplandı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;br /&gt;&#13;
Moda Deniz Kulübü'nde yapılan toplantıya eski Bakan Cahit Aral, eski Büyükelçi Tahir Alaçan, Emekli Büyükelçi Emre Gönensay, Emekli Büyükelçi Prof. Dr. Sefa Reisoğlu, eski Dışişleri Bakanı İlter Türkmen, eski Kültür Bakanı İlhan Evliyaoğlu, eski MİT Müsteşarı Köksal Sönmez, eski Kara Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Aytaç Yalman, eski Genelkurmay Başkanı emekli Org. Necdet Üruğ, Nahit Özgür, eski Genelkurmay Başkanı emekli Org.Hüseyin Kıvrıkoğlu, eski Genelkurmay Başkanı emekli Org. İsmail Hakkı Karadayı, eski TBMM Başkanı Necmettin Karaduman aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.&lt;br /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;
&lt;/p&gt;</description><category>encümeni daniş toplantisinda kimler yoktu ki, encümeni daniş, danişma meclisi, ergenekon terör örgütü, eto, operasyonu, etö nün tepe örgütü, derin çete, derin devlet, siyaset</category><pubDate>22 Jan 09 17:26:20 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/forum/1048/2502/ENC%C3%9CMEN%C4%B0%20DAN%C4%B0%C5%9E%20TOPLANTISINDA%20K%C4%B0MLER%20YOKTU%20K%C4%B0...</guid></item><item><title>CHP'NİN DE DTP'NİN DE İŞİ ZOR</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1364/30120/CHP%27N%C4%B0N%20DE%20DTP%27N%C4%B0N%20DE%20%C4%B0%C5%9E%C4%B0%20ZOR</link><description>&lt;p&gt;CHP'NİN DE DTP'NİN DE İŞİ ZOR&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img src="http://www.samanyoluhaber.com/images/yazar/blok/30108.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Seçimin AK Parti ile diğer partiler arasında geçeceği ortada.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;CHP'nin İzmir'de, DTP'nin Diyarbakır'da işi çok zor&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Türkiye, Gazze ve Ergenekon toz dumanı arasında belediye seçimlerine hazırlanıyor. Aşırı yoğun gündem nedeniyle biraz geri plana itilmiş görünse de içten içe bir seçim heyecanı yaşandığı kesin.&#13;
Partiler birer ikişer belediye başkanlarını, daha doğru bir deyimle 'mahallî başbakan' adaylarını açıklıyor. Her seçim öncesi yaşadığımız olağanüstü halleri, bombalamaları, yüksek tansiyonlu MGK toplantılarını, şehit cenazelerini bu seçim sürecinde şimdilik yaşamıyoruz. Ergenekon soruşturması bu tarz gerginlikleri bir tarafa koydu.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;29 Mart belediye seçimlerine hızla yaklaşılırken, son Ergenekon sürecinden bence en zararlı çıkan partilerden birisi DTP olacak. Ergenekon terör örgütünün bombaları birer birer ortaya çıkartılıp, zanlılar tutuklanırken, ülkeyi gerecek ve DTP'nin işine yarayacak eylemlerin olmayacağı görülüyor. Güneydoğu'da yaşayan halkı, özellikle de Kürtleri gerecek, gerginleştirecek ve siyasi tercihler yaparken bunları göz önünde bulunduracak olayların devre dışı kalması DTP için kötü haber.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;DTP'nin de CHP gibi ham, kuru bir ideolojiden başka topluma vaat ettiği bir şey yok. DTP'li belediyelerin, genel olarak yönettiği şehirlerde toplumun iyi şartlarda yaşaması, saygın bir toplum haline gelmesi, saygı görmesi gibi kaygılar taşımadığı görülüyor. Gerginlik politikası izlemekten, çağdaş şehircilik, su, kanalizasyon, ulaşım gibi bir belediyenin yapması gereken hizmetlerle uğraşacak vakit bulamıyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Seçimin AK Parti ile diğer partiler arasında geçeceği ortada. Batı'da AK Parti ile CHP, Doğu'da ise AK Parti ile DTP arasında büyük bir yarış var. DTP ve CHP, belediyecilik hizmetlerinden çok ideolojik çıkışlarla oy almayı tercih ediyor. Onun haricinde kalanların neredeyse tamamında AK Parti önde gidiyor. CHP ideolojiden başka hiçbir şey üretmemeye devam ediyor. Belediyecilik, çağdaş şehirleşme, su, kanalizasyon, sosyal belediyecilik gibi meselelere neredeyse hiç kafa yormuyorlar. Var olduğu günden beri Türkiye'yi rejim krizleriyle yoran, yorgun düşüren bu parti, yakın gelecekte başka bir yol deneyeceğe de benzemiyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu seçimlerde partiler için simgesel önem arz eden şehirler var. CHP için İzmir, DTP için ise Diyarbakır'ın önemi büyük. Ancak CHP'nin İzmir'de işi çok zor. Çünkü 80'lerin, 90'ların İzmir'i asla değil. Eskiden İstanbul ve Ankara ile yarışan, yer yer onları geçen bu körfez kenti, şimdi Adana veya Bursa ile ancak yarışabiliyor. Kent ışığını kaybetmiş. 1991 yılında İstanbul tam anlamıyla dibe çökmüştü. Suları akmıyor, trafiği korkunç, her geçen gün gecekondulaşan bir şehir haline gelmişti. Şüphesiz İstanbul'un hâlâ çok büyük meseleleri, hâlâ çözüm bekleyen sorunları var. Hâlâ bütün bir kentin çağdaş bir dünya kenti haline gelmesinin önünde çetin engeller var. Ama İzmir çok daha kötü bir durumda. Burhan Özfatura'nın bıraktığı şehir olmaktan çoktan çıkmış.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ergenekon soruşturmasıyla Türkiye'nin bambaşka bir yola gireceğini tahmin etmek zor değil. Öyle sanıyorum ki, devlet artık sürekli gerginlik üretmekten vazgeçecek. DTP'nin gerginlikten beslenen politikalarına kimse prim vermiyor. İnsanların refahına yönelik politikalar üretmedikçe var olmaya devam edebilmesi mümkün değil. Devlet DTP'nin beslendiği bütün argümanları elinden alıyor. Hatta DTP yöneticilerinin gerginlik çıksın kastıyla yaptığı beyanatları bile kimse ciddiye almıyor. Hem CHP hem de DTP için ideolojik deniz bitti. Artık gerçek politikalar üretme zamanı. Eğer bunu başaramazlarsa, uzun vadede bu ölçülerde var olabilmeleri mümkün görünmüyor.&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#13;
21.Ocak.2009 07:48:39&#13;
samanyoluhaber.com
&lt;/p&gt;</description><category>chp nin de dtp nin de işi zor, chp, dtp, seçim, siyaset, dünya, ahiret, yerel seçimler, güneydoğu halkı, zazalar, kürtler, araplar, siyasi tercih, belediyecilik, kimlik siyaseti, hizmet siyaseti, serbestlik siyaseti, terör siyaseti, akp, rcep tayyip erdoğan, başbakan</category><pubDate>21 Jan 09 14:24:21 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1364/30120/CHP%27N%C4%B0N%20DE%20DTP%27N%C4%B0N%20DE%20%C4%B0%C5%9E%C4%B0%20ZOR</guid></item><item><title>AK Parti Bingöl Belediye Başkan Adayı Atalay</title><link>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1364/30024/AK%20Parti%20Bing%C3%B6l%20Belediye%20Ba%C5%9Fkan%20Aday%C4%B1%20Atalay%20</link><description>&lt;p&gt;AK Parti Bingöl Belediye Başkan Adayı Atalay &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img src="http://bingolonline.com/resimhaberi/23526.jpg" border="0" alt="" /&gt;&#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt; Halkın büyük bir merakla beklediği Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) belediye başkan adayı nihayet Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından Serdar Atalay olarak açıklandı. &#13;
&lt;/p&gt;&lt;p&gt;AK Parti Bingöl Belediye Başkan Adayı Atalay olarak açıklanırken, Adaklı Zeki Işık, Genç Abdurrahim Ariç, Karlıova Nihat Bingöl, Solhan Niyazi Çavuşoğlu, Yayladere Haşim Akyürek, Yedisu Cemal Kırtay ve Kiğı ilçesinde ise Coşkun Güven’in kesin aday oldukları belirtildi. &#13;
Ak Parti Genel Merkezi tarafından yapılan anket ve çalışmalar sonucunda öne çıkan isimler Başbakan’a verilmiş ve bu isimler hakkında üç milletvekilinin de görüşü alınmıştı. Üç isim üzerinde ağırlıklı çalışan ve halkımızın da büyük bir merakla beklediği belediye başkan adayı, bugüne kadar açıklanmamış olan 18 il ve ilçelerinin adayları ile birlikte Başbakan tarafından açıklandı. Ak Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen törenle 29 Mart yerel seçimlerinde Bingöl ve ilçelerinde aday olarak gösterilen isimler belirlenirken, merakla beklenen il merkezindeki başkan adayının Serdar Atalay olduğu bildirildi. &#13;
Belediye başkan adayının Serdar Atalay olarak açıklanmasının ardından görüşlerine başvurduğumuz Milletvekili Cevdet Yılmaz, adayın partileri ve memleket için hayırlı olması temennisinde bulundu.Yılmaz, “Partimiz ve memleketimiz için hayırlı olsun. Aday adayları arasında çok değerli arkadaşlarımız vardı. Bunların içinden bir tanesi seçildi. Biz bütün aday adaylarına bu yarışta gösterdikleri olgunluktan dolayı teşekkür ediyoruz. Bingöl halkının da hizmetler yönünde Ak Parti’ye devam yönünde desteklerini bekliyoruz. Bunlar sıkıntılı süreçtir. Aday adayları arasından birini seçmek kolay değildi. Ama genel merkezimiz halkımızın temayülünü öne çıkarıp bu adayı belirlemiştir. Yani adayımız halkın isteği üzerine belirlenmiştir. İnşallah halkımıza ve memleketimize hayırlı olur” dedi. &#13;
Ak Parti tarafından belediye başkan adayı olarak açıklanan Serdar Atalay’ın önümüzdeki günlerde Bingöl’e gelerek seçim çalışmalarına başlayacağı belirtilirken, diğer partilerin de, Ak Parti adayının belli olmasına paralel olarak seçim statejisini belirlemek üzere çalışma yapacakları tahmin ediliyor.&#13;
Atalay’ın özgeçmişi&#13;
1970 Bingöl doğumlu olan Atalay, İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesindeki mimarlık eğitiminin ardından ilk olarak Bingöl Bayındırlık İl Müdürlüğü’nde mimar olarak göreve başladı. Daha sonra 1994 yılında Bingöl Belediyesi’nde mimarlık görevini üstlenen Atalay, 1997 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul B.Şehir Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesine tayin olarak   Mesken ve Gecekondu İşleri Müdür Yardımcılığı görevine başladı. 2004 yılında atandığı  Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Tesisler Dairesi Başkanlığı görevinde iken  2008 Aralık ayında istifa eden Atalay AK parti Bingöl Belediye Başkan Aday Adaylığını açıklamıştı.
&lt;/p&gt;</description><category>bingöl belediye başkan adayı, bingöl akp, adalet ve kalkınma partisi, siyaset, zazakenti, zaza kentleri, zaza yerleşim yerleri, zaza coğrafyası, özgür zazalar, serbest zazalar, zazana</category><pubDate>20 Jan 09 18:30:57 GMT</pubDate><guid>http://zazaema.mylivepage.com/blog/1364/30024/AK%20Parti%20Bing%C3%B6l%20Belediye%20Ba%C5%9Fkan%20Aday%C4%B1%20Atalay%20</guid></item></channel></rss>
